5 Haziran 2011 Pazar

Elm Sokağında Kabus


Tam bir eskiciyim...
Yıl olmuş 2011,film yeniden çekilmiş 2010 yılında amaaa ben gittim en eski olanını buldum çıkardım!
Evet bu gün "Elm Sokağında Kabus" u izledim...
Sizlerle de paylaşmadan edemedim.

Orjinal ismi gördüğünüz gibi "A Nightmare on Elm Street" olan film,1984 yapımı Amerikan korku filmi.
Korku filmi izlemeyi sevmem,bilmem söylemiş miydim? Ancak hem çok bilindik bir film olması hem de -yine ve yine - oyuncu kadrosunda Johnny Depp'i barındırması izlemem için yeterli oldu.
(Eskinin sevimliliğine,samimiyetine olan hayranlığımdan mıdır yoksa Johnny Depp'e olan hayranlığımdan mıdır bilemiyorum ama filmi gerçekten çok sevdim!)

Yönetmen koltuğunda Wes Craven oturuyor.Yazmış ve yönetmiş.Hadi itiraf edeyim,kim olduğu ile ilgili en ufak fikrim yok.Ama adam o kadar emek vermiş,ismini anmadan olmaz.
Ayrıca film Johnny'ciğimin ilk oyunculuk deneyimiymiş.Doğal yetenek işte,kıyamam...
Ayrıca kadrosunda barındırdığı diğer oyuncular şöyle;John Saxon, Heather Langenkamp, Ronee Blakley, Amanda Wyss, Jsu Garcia, Robert Englund.

Filmin konusuna gelecek olursak,kırmızı yeşil kazağı,bıçakları olan eldiveni ve delik deşik yüzü ile Freddy'i herkes tanır her halde. Resmini görmüşlüğü,ismini duymuşluğu vardır.Yoksa da sayemde olacak.Hatta olsun.İşte Freddy;

Freddy,yıllar önce Elm Sokağı'nda yaşamış ve küçük çocukların ölümünden sorumlu bir katildir.Yakalanmıştır ancak bir şekilde üzerine yüklenen suçtan kurtulmayı başarmış ve serbest bırakılmıştır.Bunun üzerine sokaktaki ebeveynlerin bir kaçı toplanarak onu takip etmiş,eski bir yapıda kıstırmış ve burayı ateşe vererek ölümüne neden olmuşlardır.
Bunun üzerine Freddy,intikamını almak için geri dönmüştür.Rüyaları kabusa dönüştüren adamdır.

İnsanların rüyalarını kontrol edebilir ve bu rüyalarda onlara zarar verebilir.
Böylece çocuklarını öldürerek ebeveynlerden intikam almayı planlar.
Her korku filminde olduğu gibi gelenek bozulmaz ve içlerinden biri -şu üstte koşan kız- durumu en çok ciddiye alandır.En önce de o ölür zaten.
Sonra içlerinden biri durumu çakar.İşte bu da o.Nancy.
Herkese mevzuyu açıklamaya çalışır ama kimseyi inandıramaz.Böylece diğer çocuklar da teker teker ölür.
Geriye bir tek bu gariban kalır...
*
Fikrin yönetmenin çocukluğuna uzandığı düşünülüyor.Viki aynen şöyle diyor:
Filmin fikri, yönetmen Wes Craven’ın çocukluğunda yatıyor olabilir. 
LA Times gazetesindeki çeşitli makalelerden ilham alınarak filmin anafikri oluşturulmuştur. Bu yazılarda Amerika’ya kaçan bir grup Kamboçya’lı mülteciden bahsediliyordu. Mültecilerin çocukları korkunç kabuslar görüyorlardı ve uyumayı reddediyorlardı.Tıbbi tedavilerine başlanan çocuklar uyuduktan kısa süre sonra öldüler. Buna ek olarak bir gece, genç Craven pencereden yaşlı bir adam gördü. Adam durdu ve Craven’a baktı. Sonra yürüyüp gitti. Bu adam Freddy Krueger’ı yaratmak için bir ilham kaynağı olmuştu.
Craven ayrıca filmin konseptini doğu dinleri üzerine çalışarak geliştirdiğini ifade etmiştir. Başka kaynaklar ise 1968’de Craven’ın Clarkson Üniversitesi’ndeki öğrencilerinin yaptığı bir film projesinden etkilendiğini söylerler. Bu film modern korku filmlerini tiye alıyordu. Ve Potsdam, New York’ta Elm Sokağı’nda çekilmişti. Filmde Potsdam şehrinin adı tersten yazılarak Madstop olarak değiştirilmişti. Ayrıca, tesadüf olarak, 1957’de 3 çocuğun katili olarak hapse atılan, Kanada’lı seri katil Peter Woodcock, 1982 yılında adını resmi olarak David Michael Krueger olarak değiştirmişti. Akıl hastanesine gönderilen Woodcock, burada dördüncü cinayetini işlemiştir. Bununla beraber Craven, Freddy Krueger karakterinin bu katille ilişkisi olmadığını söylemiştir. Craven, bu ismin çocukluk yıllarından geldiğini ifade ediyor. Okulda Fred Krueger isimli bir çocuk tarafından rahatsız edilen Craven, karakterin adının buradan geldiğini söylüyor. Ayrıca daha önceki filminde (The Last House on the Left, 1972) tecavüzcünün adı Krug idi.
Craven, Krueger’ın görünüşünü çocukken kendisini korkutmak için söylenen kırmızı-yeşil süveterli evsiz bir adama dayandırmıştır. Başlangıçta çocuk istismarcısı olarak düşünülen karakter daha sonra çocuk katili olarak değiştirilmiştir. Wes Craven filmin senaryosunu yazmaya 1981 yılında yazmaya başladı. Senaryoyu çeşitli film şirketine götürmüşsede hepsi farklı sebeplerle geri çevirmiştir. İlginçtir ki senaryo –çocuklara yakın içerikler hazırlayan- Walt Disney Productions’a bile götürülmüştür. Paramount Pictures ise o sıralar yapımı süren Dreamscape (1984) filmiyle benzerliklerinden dolayı Craven’ı geri çevirmişti. En sonunda New Line Cinema isimli yeni, bağımsız bir şirket tarafından kabul edildi. Film, şirket tarihinde önemli bir yer tutar. Stüdyosunun Freddy’nin Evi olarak anılmasına sebep olmuştur.
*
Çekim ile ilgili de aynen şöyle yazıyor;
Filmde kullanılan kurgusal adres 1428 Elm Sokağı’dır. Evin bulunduğu gerçek adres Los Angeles, California’daki 1428 North Genesee sokağıdır. Yapım esnasında 500 galondan fazla sahte kan özel efektler için kullanıldı. Tina’nın ölümünde kullanılan dönen oda seti Glen’in ölümündeki meşhur kan gayzeri sahnesi için de kullanıldı. Set ters olarak kuruldu. Kameralar buna göre yerleştirildi. Bu sahneler için yapay kan yerine kırmızı su kullanıldı ki fışkırma efekti daha gerçekçi olsun. Freddy’nin Nancy’ye saldırdığı banyo sahnesinde dipsiz bir küvet vardır. Yüzme havuzunun üzerinde kurulan bir banyoda bu küvet kullanıldı. Nancy’nin su altına çekildiği sahnelerde Heather Langenkamp’ın yerine dublör kullanılmıştır. Nancy’nin rüyasında gördüğü eriyen merdiven ise pasta ile hazırlandı.
Wes Craven filmin sonunun daha farklı olmasını planlıyordu. Nancy, Freddy’ye inanmayı bırakarak onu öldürecek, sonra uyanacak ve olan her şeyin uzun bir kabus olduğunu anlayacaktı. Ama New Line başka türlü bir son istedi. Bu bitişe göre; Freddy ortadan kaybolacak, her şey bir rüya olarak gözükecek. Tam o sırada Freddy araba ile Nancy’yi esir alacak. Ve Nancy’nin annesini kapının camından uzanarak içeri çekecekti. Her iki bitiş sahneleri de çekildi ama sonuçta New Line’ın istediği bitiş kullanıldı. Daha sonra devam filminin çekilmesini istemeyen Craven, New Line ile yollarını ayırdı.


Amerika da 9 Kasım'da gösterime girdiğinde,165 sinemada ilk haftada 1.271.000$ hasılat yapmış.Toplamda 25 milyon dolar gelir elde etmiş.Zaman içerisinde de kült filmler kategorisine girmiş.

İşte bunlar da filmden kareler;


(Nasıl da tatlı o iğrenç kıyafetlerle bile :))












Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;