25 Eylül 2011 Pazar

Aylak Adam - Yusuf Atılgan


Öncelikle,tüm dünya,bir daha "Cessie bu kitabının arasındakiler ne? Neden öyle? Ne yapacaksın? Ödev mi? " gibi sorular duymak istemiyorum.Kısaca "Onlar sevdiğim cümleler." diyince "Tüm kitabı mı sevdin Cessie?" veya "Böyle kitaplar okuma Cessie." veya "Bu cümle değil yalnız paragraf." tarzı cümleler duymak da istemiyorum. Evet,tüm kitabı sevmiş olabilirim.Evet öyle kitaplar okuyorum,hayatım gazetelerin spor eklerinden ibaret değil.Evet tek bir cümle olmayabildikleri için o "-ler" ekini getiriyorum.Herkes huzurluysa,beni rahat bırakabilir misiniz artık? -.-

Aylak Adam'a dönersek...Çok güzel olduğunu,sevdiğimi zaten biliyorsunuz.Bu sinirle kitap üzerine pek bir şey de söyleyemiyorum.O yüzden "cümleler"imi yazayım bari -.-

  • Ne yamansınız;dökme kalıplarınızla.Bir şeyi ona uydurmadan rahat edemezsiniz.
  • Yoksa her şey ben olmadığım zaman,benim olmadığım yerlerde mi oluyordu?
  • Ama çıkmazsınız burdan.Çekinirsiniz.Ya soğuktan,ya sıcaktan,ya da sokağın önüne sehpayı kurduğunuz zaman insanların alayından korkarsınız.Oysa bir başlasanız alışacak hepsi;bir gün yaptığınız resme merakla bakan bir haylaz oğlandan başka kimse görmeyecek sizi.Çekinmeyin...
  • Doğru,hep başkayız.Ayak bastığımız her yer dünyanın merkezi oluyor.Her şey bizim çevremizde dönüyor...
  • En az umutlanmaları gereken zamanlar en çok umarlardı.
  • Belki onları toplum içinde yaşatan hastalık bilinciydi.
  • Kadınların neden evlendiklerini anlıyorum;yalnız kalabilmek için.
  • Yoksa dünyada olmayanı mı arıyordu?
  • "İş avutur." derdi babası.O böyle avuntu istemiyordu.Bir örnek yazılar yazmak,bir örnek dersler vermek,bir örnek çekiç sallamaktı onların iş dedikleri.Kornasını ötekilerden başka öttüren bir şoför,çekicini başka ahenkle sallayan demirci bile öteki gün kendini tekrarlıyordu.Yaşamalarının amacı alışkanlıktı,rahatlıktı.
  • Ama biliyordu:Yetinemeyecekti.Başka şeyler gerekti.Güçlüğü umutsuzca zorlamak bile güzeldi.
  • "Karıncalar bilmeden sever."
  • "Bir büyük şehrin gürültüsünde insan,kimseye sezdirmeden istediği zaman yellenebilir.O yellenemezdi." diye başlıyordu.Bu cümlede adamın bütün hayatının gizli olduğunu kim fark edecekti? Ya ikincisi,sık sık burnunu çeken kadının hikâyesi! Sonra yarıda kalan hikâye! Tiklerden bahsetmişti.Boynunu kütleten bir adam vardı.İyi ki bitmemişti.Onlar "Sonunda beni sürüklediği büyük felakete rağmen onun kollarına atıldığım gecenin tadını unutamıyorum," diye başlayan hikâyeler isterlerdi.
  • Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır.
  • Bir kadın çocuğu dövdü.Dayak yiye yiye bu şehirde yaşamayı öğrenecekti.Hep tetikte olacaktı.Yasaktı dalgınlık.Daldı mı,büyük şehir insanı kornalar,çanlar,küfürler,gıcırtılar,çarpmalarla kendine geliyordu.Güler'e baktı.Onlar da mı dalmışlardı? Yoksa şehir onları da mı kendilerine getirecekti?
  • Yürüdü.İşte onu çağırıyorlardı.Aralarında olsun,taşıtlara binsin,ilaç içsin,işesin,yemek yesin istiyorlardı.Elindeki gazeteyi yanlarından geçtiği direğe bağlı bir çöp kutusuna attı.Ama bu çağrı süreksizdi.Onu bir bildiler mi gitsindi,yaşamasındı.
  • Alışmaktan korkuyordu.Böyle giderse bu masa sevgilerinin kutsal yeri olacaktı.Bir yerleri olması kötüydü.Sonra insan kendinin değil,o yerin isteğine uygun yaşamaya başlardı.
  • _Neden bu kadar kötümsersin?
    _Sen neden değilsin? Çevrene bakmıyor musun?En mutlu görünenlerine bile? Bütün bunlar üç oda,bir mutfak,iki çocuk düşü ile başlıyor.Sonra?Haydi bayanlar,baylar! Siz de gelin,siz de görün.Üç perdelik dram.Birinci kısım: Dağlar dümdüz. İkinci kısım: Ne çok tepe! Üçüncü kısım: Ova batak.Bugünlük bu kadar baylar.İyi geceler.Yarın gene bekleriz.
  • "İnsan geçmiş bir olayı kafasından attığını sanıyor.Değil.Tortuya benzer bir kalıntı var."
  • Çekinme,dedi,sen görmediğin zaman başkaları da seni görmez.
  • Yoksa salt güvenmediğimiz için mi böyleyiz?
  • İnsanlar girdikleri bir yerden bir iz bırakmadan çıkamazlardı.
  • Bunca lüzumsuz eşya vardı da, neden en gereken,bir sigara küllüğü yoktu.Kadınlar da böyleydi.Dünyada gereğinden çok kadın vardı ama,yalnız bir teki yoktu.
  • "Bir bakıma haklı.Hepimiz korkağız.Korktuğumuz için severiz;korktuğumuz için yaşasız;korku yüzünden öldürürüz.En kötüsü kısa sıkıntılardan korkarız.
  • İnsan,günlerin biteviye geçişinden yakınmadıkça mutlu sayılırdı.
  • "Sevişen iki insanda bile bir anda aynı duygular olmuyor.Önemli bu,unutmamalı.İki kişilik toplumlarda önemli sorunlar! Bir deneme başlığı olabilir.Biri çıkıp yazsa...Ben? Yapamam;yaşamak varken."
  • İnsan kendininkine uygun olmayanı bağışlamaz.Biz,hoşgörüsü olmadığını bile bile,başkalarında kendininkinden ayrıyı bağışlamaya çalışana hoşgörülü diyoruz.
  • Sevilende bizimle ortak duygular vardır sanırız.
  • İnsanları yalan söyledikleri zaman dinlemeyi severim.Olmak istedikleri,olamadıkları "kişi"yi anlatırlar.
  • Londralı kasapla İstanbullu kasap dünyaya aynı gözlerle bakarlar.
  • Ona "ötekiler yok;ikimiz varız" diye bağırdığımda bile ötekiler gibiydim.
  • İnsanlar haksızken daha çok bağırırlar.
  • İki insan ayrıldıkları zaman birbirlerinde bir şeyler bırakıyorlardı.
  • Huzurunu yaşadığı günde bulamayan insana kurtuluş yoktu.
(Ayrıca yazdıklarımın Seda ile uzaktan yakından ilgisi yok.Gün gelir de okursa üstüne falan alınmasın sakın,sanmıyorum,ama böyle ^.^ )

9 yorum:

  1. Bu yazılarını çok seviyorum ama spoiler olmasın diye okumuyorum. (Ama eminim kitabı okuduktan sonra bu cümleleri okumak farklı bir haz verecektir)

    Ayrıca, profiline baktım ama mail adresini bulamadım. Seninle iletişime geçmek için ne yapmam gerek acaba sayın Cessie :) Kişisel iletişime geçmek daha özel geliyor, yorumdan konuşulacak şeyler değil çünkü. Tanışmak istiyorum da diyebiliriz. Sen istemiyosan farklı tabii de.....

    Sevgilerle.

    YanıtlaSil
  2. ilk baştaki öfke çok güzeldi :)

    YanıtlaSil
  3. Sezin;ben de bu sabah otobüs beklerken düşünüyordum "acaba mail adresim görüküyor mu,eklemek gerekir mi ki?" diye. yeni insanlar tanımayı severim ben ^.^ hemen sağa sola bir yerlere ekleyeyim,şimdi senin bilgilerini de kurcalarım,bulabilirsem ben eklerim seni :O)

    ayrıca evet,kitabı okumadıysan(ız) gerçekten okuma(yın) ben de başka bloglarda görürsem okumadığım kitaplarla ilgili yazıları es geçerim genelde :D

    Leon;öyle miydi? peki,teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  4. bak bi de, en iyi aşıklar aylaklar arasından çıkarmış.
    :)

    YanıtlaSil
  5. aylak olasım var yia,çok kıskandım o adamı zaten :/
    paso oku paso gez... oooh,geçim derdi yok bir şey yok -.-'

    YanıtlaSil
  6. ben yazımda da verdim mail adresimi, sen at ya da sen ver ben atıyım fark etmez. :)

    YanıtlaSil
  7. Ben de çok severim bu kitabını Atılgan'ın.

    YanıtlaSil
  8. okuduğum ilk kitabı ve son olacağını sanmam :)

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;