13 Ekim 2011 Perşembe

Bundan Sonrası Ateş -James Baldwin

Doktor Jivago ile arama kaç kitap soktum ben de bilmiyorum.Umarım beni bağışlar. Ve umarım siz de Ebru'yu bağışlarsınız çünkü size poposunu dönmüş.Ve Pahidar da çok yaşlı olduğundan içi geçmiş,dik duramamış.Ama o da Baldwin'i çok sevdiğinden kitapla fotoğrafı olsun istedi,ben de kıramadım işte... Lakin yaşlılık,ne zaman nerede yakalayacağı belli olmuyor.

Geçen pazar yine kendimi şımarttım ben.Karahan'da dolanırken Baldwin'in kitabını görünce hangisi olduğuna bakmadan aldım.Çünkü zaten hepsini okuyacağım ^.^

"Bundan Sonrası Ateş" iki mektup-deneme den oluşan bir kitap.Bu mektuplardan biri 14 yaşındaki yeğeni -ve adaşı- James'e yazılmış.Diğeri de "beyninin bir bölgesinden" tüm insanlığa sanırım.

Zindanım Sarsıldı'dan; 
  • Eh,o öldü,seni hiç görmedi ve berbat bir hayatı oldu;ölümünden çok daha önce yenilmişti,çünkü en derinlerde bir yerde,beyaz adamın kendisi hakkında söylediklerine gerçekten inanmıştı.
  • Bu kadar eskiden tanıdığın biri oldu mu hiç,bilmiyorum;birini bu kadar uzun süre,önce bebek,sonra çocuk,sonra bir erkek olarak sevdiğinde zaman,insan olmanın acısı ve emeğe karşı tuhaf bir bakış açısı kazanıyorsun.
  • Yıkım ve ölüm söz konusu olduğunda bir insan sert ve filozofça davranabilir,hatta davranmak için çaba göstermelidir,insan insan olalı,insanlığın çoğunun en iyi başardığı iş budur zaten.
  • Suçu oluşturan masumiyettir.
  • Harekete geçmek adanmışlık ister,adanmışlıksa tehlikede olmak demektir.
  • Evrendeki her değişim,bir bireyin kendi zannettiği gerçekliğine karşı öylesine derinden bir tehdittir ki,bu nedenle dehşet vericidir.
Çarmıhta'dan; 
  • Bu yüzden,daha uygun bir dille söylemek gerekirse,on dört yaşımdayken,yaşamımda ilk kez korkmaya;hem içimdeki hem dışımdaki kötülükten korkmaya başladım.
  • Ama bulvardaki fahişe,pezevenk ve haraççılar,bir anda  kişisel bir tehdit haline gelmişti benim için.Daha önce onlardan biri olabileceğim hiç aklıma gelmezdi ama artık bizleri oluşturan koşulların aynı koşullar olduğunun ayırdındaydım.
  • Çünkü günahın bedeli her yerde görülüyordu (...)
  • Bir suçlu olmamak için geçerli hiçbir neden ya da prensip bulamıyordum kesinlikle ve bu eksiklik için suçlanacak olan benim yoksul,Tanrı korkusuyla yaşayan anne-babam değil toplumdu.
  • Beyaz bir çocuğun yapabileceği her şeyi benim de yapabileceğime gerçekten inandığımı ve bunu kanıtlamaya hazır olduğumu anladığında  babamın sesinde duyduğum  korkunun mesela,içimizden biri hastalandığında,merdivenlerden yuvarlandığında ya da evden fazla uzaklaştığında duyduğum diğer korkuyla hiçbir ilgisi yoktu.
  • Bir çocuk,Tanrıya şükürler olsun ki,gücün ne denli engin ve merhametsiz bir doğası olduğunu,insanların birbirine nasıl da inanılmaz bir zulüm uygulamakta olduğunu bilemez.
  • Kendinizi bir korkuya karşı savunmak,gün gelip onun tarafından ele geçirilmenizi garantilemekten başka bir şey değildir;korkularla yüzleşmek gerekir.
  • Çok geçmeden,farkında bile olmaksızın,bütün olmaya dair bütün umudunuzdan vazgeçersiniz.
  • Demek istediğim gerçekte kilisede sevginin kırıntısı bile olmadığıydı.Bu yalnızca her şeyden ve kendinden nefret etmekle umutsuzluğun üstüne geçirilmiş bir maskeydi.
  • Kendine güvenmeyen birinin gerçeklikle ilgili hiç bir ölçütü olamaz -çünkü bu ölçüt yalnızca kendisi olabilir.Böyle bir kişi kendisi ile gerçeklik arasına tavırlardan oluşan bir labirent koyar.
  • Eğer Tanrı kavramının bir geçerliği ya da yararı varsa,bu ancak bizi daha büyük,daha özgür ve daha sevgi dolu kılacak olmasıdır.Tanrı bunu yapamıyorsa,O'ndan kurtulmamızın zamanı gelmiş demektir.
  • Biz insanların elinde artık kendimizi yok etme gücü var;başarabildiğimiz tek şey özet olarak bu gibi görünüyor.Tanrı'nın adına çıktığımız yolculukta vardığımız yer burası.
  •  Tamamıyla düşman ve,doğası gereği,sizi yok etmeye kararlı görünen -geçmişte çoğunuzu yok etmiş olan ve her gün çoğunuzu yok etmeye devam eden- bir toplumda,sahte bir yarayı gerçeğinden ayırt edebilmek imkânsız hale gelmeye başlar.Bu ayrımı yapmaya çabalamaktan çok geçmeden vazgeçersiniz ve,işin kötüsü,bunu yaptığınızı fark etmezsiniz bile.
  • "Sevdiğim ve beni seven birkaç kişi vardı ve bunlardan bazıları beyazdı,sevgi renkten daha önemli değil miydi?"
  • Bir toplumdaki en tehlikeli kişi kaybedecek hiçbir şeyi olmayandır.
  • İnsanlar hep kendilerini kişisel sorumluluktan kurtaracak,sevgiyle ilgisi olmayan bir prensibe bağlanarak bir araya geliyorlar sanki.
  • Geçmişini -tarihini- kabullenmek,onun içinde boğulmakla aynı şey değildir;onu ne şekilde kullanabileceğini öğrenmektir.
  • Bir ırkın yüceltilmesi ve buna bağlı olarak bir diğerinin -ya da diğerlerinin- aşağılanması her zaman için bir cinayet reçetesi olmuştur ve olmaya devam edecektir.
  • Şu çok basit ve galiba kavranması çok güç olan bir gerçek:Başkalarını aşağılayan insan kendini aşağılar.

2 yorum:

  1. baldwinin sadece bi kitabını okudum. bi de hayatını. dikkatimi çektin yine. bulayım kitaplarını.
    :)

    YanıtlaSil
  2. ben de bir romanını okumuştum.

    ırkçılık... hiç anlayamadım.
    çok etkilemişti beni.

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;