22 Kasım 2011 Salı

Filler İçin Su - Sara Gruen

Yayın Evi: İnkılap
İngilizceden Çeviren: Aylin Yengin
Orijinal Adı: Water For Elephants
Sayfa Tasarımı: Meline Pamukçuoğlu-Derya Balcı
Kapak Uygulama: Aret Demirkaynak
Sayfa Sayısı: 399
~Havaya girme maksadıyla dinlemeniz tavsiye edilir.

Filler İçin Su yine aynı isimle filme de uyarlanmış.Kitap da film de -hemen hemen eş zamanlı- geçen yazdan beri tarafımca keşfedilmeyi bekliyorlarmış meğer burnumun ucunda.Bu zamana bırakmış olmak benim hatam.

Hep söylerim,bazı nesneler/canlılar vardır ki sadece onlara duyduğum sempatiden veya sevgiden dolayı içinde bulundukları olay ve olguları da sevme eğilimi gösteririm diye.Mesela trenler böyledir.Tren yolculuklar her zaman sempatik gelmiştir bana,bu nedenle içinde tren/tren yolculuğu hatta demit yolu geçen şiirleri sevebilirim.Bunu bazı hayvanlar için de düşünebiliriz; develer,baykuşlar,filler,zürafalar,balıklar örnek verilebilir.Denizi sevdiğimden içinde deniz barındıran her türlü zımbırtıyı da sevme eğilimi gösteririm."Filler İçin Su" ise hemen hepsini bir arada barındırıyor,nasıl tarafsız kalır,objektif değerlendiririm?

Yazar,bambaşka bir kitap yazmayı planlarken,1920 ve 1930'larda,durmadan seyehat ederek sirkleri takip eden fotoğrafçı Edward J. Kelty ile ilgili bir makale okumuş ve bunun üzerine konu ile ilgili bilgi toplamaya başlamış.Çeşitli araştırma yolculukları yapmış ve kitapta yer alan pek çok ayrıntıyı bu yolculukları esnasında toplamış.Bir kısmı gerçek bir kısmı ise kalıplaşmış sirk fıkralarıymış ama sirkler söz konusu olunca bunları birbirinden ayırmak mümkün olamıyormuş zaten.

Ben çok-çok önceleri de düşünmüştüm bir sirkte çalışmanın ne kadar güzel olacağını.Sirkleri hep sevmiş ama izleyici olarak kendimi ait hissedememişimdir hiç.Kendime bir yer düşünür,bir görev edinmeye çalışırdım.Akrobat olamayacağımdan emindim,hayvan eğiticisi de olamazdım çünkü -ne yalan söyleyeyim- o koca kedilerden korkardım ben.Benden olsa olsa palyaço olurdu,zaten palyaçoları da bunu anladığım ve kabullendiğimde sevdim.

Bunun yanında tüm o canlılığın,neşenin ardında ne gibi hüzünlerin saklı olabileceğini de hep düşünmüşümdür.Bir de sirklerin gösteri camiasının en delikanlı parçası olduğunu...

İşte "Filler İçin Su" da veterinerlik okurken ailesini kaybeden Jacob Jankowski'nin biraz da şans eseri bir sirk trenine binmesiyle yaşadığı nefes kesici olayları anlatıyor.Bir sirkin perde arkasında neler olabiliyormuş meğer.

Bir de her gece kazığını söküp limonataları hüpleten,sonra da yerine gidip kazığını yerine oturtan dünya sevimlisi Rosie var.Dünyanın en sevilesi (!) fili.

Ve elbette filmlerin/kitapların -neredeyse- olmazsa olmazı bir küçük (?) aşk hikâyesi...

  • Beş yaşınızdayken yaşınızı günü gününe bilirsiniz.Yirmilerinizdeyken de bilirsiniz.Yirmi üç yaşındayım,dersiniz,ya da yirmi yedi.Ama otuzlarınıza geldiğinizde acayip bir şeyler olur.İlk başta belli belirsiz bir hıçkırık,bir anlık bir kararsızlık gibidir.Kaç yaşındasın?Ee,ben- güven dolu bir sesle başlar,sonra durursunuz.Otuz üç diyecek gibi olursunuz,ama değilsinizdir.Otuz beşsinizdir.Sonra bir rahatsızlık duyarsınız,çünkü bunun sonun başlangıcı olduğunu düşünürsünüz.Öyledir tabii,ancak bunu kabullenmeniz yıllar sürer.(sf.17)
  • Bedeniniz size ihanet ettiğinde,zihniniz bunu inkâr eder!(sf.18)
  • Yaş korkunç bir hırsız.Tam hayata dört elle sarılmışken bacaklarınızı altınızdan çekip sırtınızı kamburlaştırır.Ağrılarınızı artırır,kafanızı bulandırır ve gizliden gizliye eşinize kanser hücreleri aşılar.(sf.26)
  • Bir masada tek başınıza olmanın en kötü yanı,başkalarının konuşmalarını duymanın kaçınılmaz olmasıdır.(sf.87)
  • "Her şey bir hayalden ibaret,Jacob ve bunda yanlış bir şey yok." (sf.131)
  • "Koruma adına dışlanma politikasından nefret ediyorum,çünkü bu beni doğrudan konu dışı bırakıyor." (sf.138)
  • Ama onlara anlatacak neyim olabilir ki? Artık başıma hiçbir şey gelmiyor.Yaşlanmanın arkasındaki gerçek bu ve sanırım meselenin püf noktası da bu. (sf.138/139)
  • Paylanmaya ve güdülmeye ve yönetilmeye ve idare edilmeye o kadar alıştım ki,birisi bana gerçek bir insanmışım gibi davrandığında,nasıl tepki vereceğimi bilemiyorum. (sf.215)
  • "İki insanın kaderinde bir arada olmak varsa,eninde sonunda bir araya gelirler.Bunun adı yazgıdır." (sf.334)
  • Ulu Tanrım.Hem işsiz, hem de evsizim,üstelik bakmam gereken hamile bir kadın,sahipsiz bir köpek,bir fil ve on bir tane de at var.(sf.379)
  • İnsan böyle bir sırrı sakladığında,zamanla sırrın anlamsızlaştığı hissine kapılır.(sf.390)





3 yorum:

  1. bu yazıyı iyi ki yazdın. film de kitap da ilgimi çekiyordu. henüz okumadım. fotoğraflar, sirk.


    üstteki fotoyu da sen çektin sanırım.

    YanıtlaSil
  2. evet mandalina kalıntılarımı sizinle paylaşmak istedim :)

    okumuş olman beni çok sevindirdi Deep :) -yazımı yani-

    YanıtlaSil
  3. sesiii.

    hep okuyom ki seni. hiç bi yazını kaçırmam ki. ayrıca, sen bence en iyi blogçusun. bu da sevdiğim bir yönün. ama blog dışında da düşüncelerini, ilgi alanlarını seviyom. biliyon işte.

    bir blog seçimi olursa sen en iyi blogçusun benim için. ve en sevdiğim ilk beş altı insan arasındasın.

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;