7 Aralık 2011 Çarşamba

Silah Tüccari-Hugh Lauri

-Bırak bunları dostum ya,ne sıkıcı kitaplar okuyorsun.Hah,House için okuyorsun bunu sen şimdi di'mi?
-Tcık.
-Ayakkabıları için mi?
-Bastonu için.

*

Hadi itiraf edeyim,kapağı bu derece berbat bir kitabı kitapçıda görmüş olsam dikkatimi çeker de bakar mıydım diye düşündüm ben de.Evet kitabı keşfetmemde muhteşem ötesi sevimsiz herifin etkisi var -.- Ama şöyle de bir gerçek var ki kitabın konusu ilgimi çekmeseydi veya üslubunu beğenmemiş olsaydım sırf on parmağında on marifet var diye,sırf karizma diye,sırf çok öpülesi dudakları var diye,sırf inanılmaz ve insanın içini delen bakışları var diye Hugh Laurie'nin yazdığı kitabı okumazdım.O kadar da değil yani.

*

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki,kitabı okuduktan sonra adamın rolünü o kadar iyi yapmasını inanılmaz doğal karşılıyorum.Hayır karaktere bürünmekte zorlanmamıştır çünkü anladığım kadarıyla kendisi de pek farklı değil.Müthiş bir zekâ ve müthiş bir alaycılık.

*

Yazar ve yayıncı Stephen Fry'a yorumları için;Kim Harris ve Sarah Williams'a insanı ezip geçen beğeni ve anlayışları için;edebiyat menajerim Anthony Goff'a bana bol bol cesaret ve destek verdiği için;film menajerim  Lorraine Hamilton'a bir edebiyat menajerim de olmasını hiç dert etmediği için;ve eşim Jo'ya tek tek anlatsam bundan daha uzun bir kitap haline gelecek birçok şey için minnettarım.
 *
  •  Acı,bir olaydır.Başınıza gelir ve onunla nasıl baş edebiliyorsanız öyle baş edersiniz. (sf.14)
  • Yaşadığım hayatın son derece boş olduğunu söyleyebilirsiniz.Ama malumunuz,olaylara hangi çerçeveden bakıldığı önemlidir. (sf.16)
  • Polisler yeni suç dosyalarını üstlenmek istemezler,bu genel bir kuraldır.Tembel olduklarından değil,herkes gibi onlar da içinde çalıştıkları o kocaman,rastgele mutsuzluk yığınının arasında bir anlam,bir bağ bulmak isterler.Eğer jant kapaklarını çalan bir genci yakalamaya çalışırken bir seri katilin cinayet mahalline çağırılırlarsa kanepenin altında jant kapağı aramaktan kendilerini alamazlar.Gördükleri her şeyi daha önce gördükleri bir şeye bağlamak isterler,çünkü kaosun içinden ancak bu şekilde anlam çıkarabilirler. (sf.27)
  • "Tanrıyı ve doktorları sever,hattâ onlara taparız.
    ama ancak başımız sıkışınca onları ararız." (John Owen / sf.51)
  • "Demek istediğim kimse kimseyi gerçekten tanıyamaz.Hiç kimseyi ya da hiçbir köpeği.Gerçekten tanıyamaz." (sf.68)
  • "Tanrı ayrıntılarda gizlidir efendim.Yaptığım iş kötü diye onu kötü bir şekilde yapmam gerekmez." (sf.72)
  • "Kurşun kalbinizin sadece birkaç santim yanından geçmiş.İşte bu kadar şanslısınız."
    "Birkaç santim öteden geçseydi bana isabet etmeyecekti.İşte bu kadar şanssızım.Görüyorsun ya,bakış açısına göre değişiyor." (sf.88)
  • Çoğu zaman karmaşık bir sahneye inanmak sıradan bir sahneye inanmaktan daha kolaydır. (sf.144)
  • "Eğer olduğun yerde kıpırdamadan yeteri kadar oturursan bütün dünya ayağına gelir derler." (sf.150)
  • Zorunluluk kendini kandırmanın anasıdır. (sf.166)
  • İlk adımı doğru attığınızda bir insana yaptırabileceklerinizin sınırı yoktur. (sf.169)
  • "Dünyada aptallıktan başka bir günah yoktur." (Oscar Wilde / sf.176)
  • Ritim her şeydir.Ona ya sahipsinizdir ya da değil.(sf.187)
  • "Demokratlar kitap okumaz Lang.İnsanlar kitap okumaz.Felsefe insanların zerre kadar umurunda değildir.İnsanların umurunda olan tek şey,hükümetten tek beklentileri,gittikçe yükselen bir maaştır." (sf.198)
  • "Bu korkunç bir şeydi Bay Lang," dedi."Korkunç.Korkunç,çünkü hiçbir nedeni yoktu.Ölüm için her zaman bir neden arayıp bulmalıyız.Sizce de öyle değil mi?" (sf.210)
  • Bu gerçek parçasının bir rüya olmasını hayatımda hiçbir rüyanın gerçek olmasını istemediğim kadar çok istiyordum.(sf.211)
  • "Ronnie,bu ülkede biri sana bir şey için uzun hikâye diyorsa,bu sana anlatmayacağını söylemenin kibar yoludur." (sf.218)
  • "Çünkü seksin yol açtığı dertler,verdiği zevkten daha çoktur," dedim."Çünkü kadınlar ve erkekler farklı şeyler ister ve bir taraf daima hayal kırıklığına uğrar." (sf.220)
  • "Savaşta,hangi taraf kendisini galip ilan ederse etsin,kazanan değil,sadece kaybeden vardır." (N.Chamberlain / sf.231)
  • "Hiç önemli değil.Bilmen gereken ilk şey,sanırım bunu çoktan biliyorsun,dünyada idealist insanların kalmamış olduğu." (sf.235)
  • "Olan biten onca şeyden sonra bile doğru ya da yanlış şeyi yapmak arasında bir seçim vardır." (sf.244)
  • "Biz sadece devasa bir makinenin dişlileri değil miyiz efendim?" (sf.254)
  • Kafamı iki yana sallayıp yine gözlerimi kapadım ve başka birine dönüşmeden önce kendimden son bir nefes aldım. (sf.261)
  • Aşk bir kelimedir.Bir ses.Belli bir duyguyla ilişkisi,tutarsız,ölçülemez ve son derece anlamsızdır. (sf.297)
  • Çünkü birine benzemek bizim dinimiz oldu ve kafirler artık hiçbir şekilde istenmiyor. (sf.306)
  • "Gerçeklere karşı alçakgönüllü olun,fikirlere karşı ise gururlu." (sf.306)
  • Bilinmezin korkusu onu zayıf kılmıştı ve canavar bunu biliyordu. (sf.339)
  • İnsan hiçbir zaman olmaya çalıştığı kadar havalı olamıyor. (sf.363)
  • Yaşam ya da ölüm.Bunlar büyük şeyler.Ayak seslerinden çok daha büyük.Bilinçsizliğin yanında,ayak sesleri çok küçük şeylerdir. (sf.374)
  • "Aşmak" dedim yine. "Zorlamak değil." (sf.381)

2 yorum:

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;