4 Nisan 2012 Çarşamba

Aramıza Darwin Girdi *.*

Ben mini mini bir çocukken teyzemlerde "Bilim Çocuk" dergisi bulmuştum çok eskiden kalma.Sayfaları birbirine yapışmıştı böyle,ayırmak için -yırtmadan ayırmak için- çok uğraşmıştım.Sonra dergiyi okuyunca çok sevmiştim.Teyzem de her ay bana "Bilim Çocuk" almaya başlamıştı.



Beşinci sınıfa başladığımda "Ben ODTÜ'ye gidicem,genetik mühendisi olucam.Sonra da TÜBİTAK'ta çalışıcam." diye dolanıyordum ortalıkta.Sonra birkaç milyon kez fikir değiştirdim,o ayrı.



Ben biraz büyüyünce teyzeciğim bana "Bilim ve Teknik" ayırmaya başladı.Bilim Çocuk'u yiyip yutsam da Bilim Teknik boyumu aştı.Sadece ilgilendiğim konuları okumaya başladım.Bazen hiç okumadan bir kenara atıp ilgimi çekmesini beklediğim de olurdu.Ama -sanıyorum geçen sene- Darwin'in 200.doğum yılı sebebiyle hazırlanan 15 sayfalık Darwin dosyası ve kapak,sansüre maruz kalarak değiştirildi.O gün bu gündür Bilim ve Teknik okumuyorum-dum.Bu gün dayanamadım,Uykusuz ile birlikte bir de "Bilim ve Teknik" dergisi alıverdim.

O zaman "Bilmek istemiyorum." diye konuyla ilgili hiç bir haberi okumamıştım ama az önce dayanamadım,internetten baktım:


TÜBİTAK’ın 42 yıllık dergisi Bilim ve Teknik’in son sayısındaki Darwin kapağı ve içerideki 15 sayfası üst yönetimin sansürüne uğradı. Kapak değişti, içerik atıldı. Dergide Darwin ile ilgili yazı kalmadı.
TÜBİTAK’ın Bilim ve Teknik Dergisi’nin Evrim Teorisi’nin sahibi Charles Darwin’in 200’üncü doğum yıldönümü ve 2009 yılı UNESCO tarafından tüm dünyada Darwin yılı ilan edilişi nedeniyle hazırladığı Mart sayısına sansür uyguladığı ortaya çıktı.

Kanal D Ana Haber Bülteni’nde yer alan habere göre 42 yıldır okuyucuyla buluşan Bilim ve Teknik Dergisi’nin Mart sayısı kapağı ve içeriği basım aşamasında değiştirildi. Bir haftalık gecikmeyle yayımlanan derginin Evrim Teorisi’nin babası Darwin için özel olarak hazırlanan sayısı TÜBİTAK üst yönetimi tarafından veto edildi. Derginin yayın kurulu üyeliğini de yapan, TÜBİTAKBaşkan Yardımcısı Ömer Cebeci, Bilim ve Teknik Dergisi’nin Darwin’i anlatan 15 sayfalık bölümünün basımdan önce çıkartılmasını sağladı. Saygın derginin kapağı da apar topar değiştirilerek, yerine Küresel İklim Değişikliği ile ilgili bilgiler konuldu. Böylelikle Bilim ve Teknik Dergisi, tarihinde ilk defa sansüre uğradı.

Ancak olaylar bu kadarıyla kalmadı. Bilim ve Teknik Dergisi’nin Mart sayısının Charles Darwin’e ayrılarak hazırlanan kapağının altında imzası olan Genel Yayın Yönetmeni Dr. Çiğdem Atakuman görevinden alındı. Çiğdem Atakuman görevden alınması yolundaki haberleri yalanlamadı ancak, "Halen TÜBİTAK çalışanıyım. Konuşmam doğru olmaz" dedi. Derginin değiştirilen Mart sayısında Atakuman’ın ismi künyede yer değiştirdi ve "Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yayın Yönetmeni" olarak yer aldı.

Derginin Nisan sayısında Çiğdem Atakuman’ın isminin yer alıp almayacağı konusunda TÜBİTAK’ın hiçbir yetkilisi konuşmaya yanaşmadı. 2009 UNESCO tarafından tüm dünyada Darwin Yılı olarak ilan edilirken, Türkiye’nin en saygın bilim ve araştırma kurumu olarak bilinen TÜBİTAK’taki bu skandal akıllarda soru işaretleri bıraktı. Dini çevreler Evrim Teorisi’ne ve Darwin’in görüşlerine şiddetle karşı çıkıyor.


 Aslında bu durum şaşırtmıyor beni.Hâlâ "Evrime inanıyor musun?" sorusunu soran insanlar var.Oysa ki evrim inanılması gereken bir din veya inanılabilir bir düşünce değil.Adı üstünde,bir teori.Kanunlaşana dek -ki dünya da bu teori kabul görüyor- şüphe ile bakılması ve sorgulanması çok doğal.Kanunlaştıktan sonra dahi yaşanabilecek gelişmeler sonucunda "Vay anasını,yanılmışız." diyebiliriz.Bilim bize bu hakkı tanıyor.



BETÜL KOTAN
TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Ömer Cebeci’nin, Darwin dosyasını sansürlemesi nedeniyle ortaya çıkan kriz, kurumu sarstı. Bilim ve Teknik Dergisi Yayın Kurulu üyesi Esfer Kerimoğlu istifa etti. Kurulda, biri Ömer Cebeci, iki üye kaldı. Derginin görevden alındığı iddia edilen Genel Yayın Yönetmeni Çiğdem Atakuman’ın işlemlerinin ise haberler nedeniyle askıya alındığı öğrenildi. Atakuman rapor aldı.
Önce Gürdilek gitti
Türkiye’nin en önemli popüler bilim yayını Bilim Teknik Dergisi’ndeki son krizin, aslında buzdağının görünen kısmı olduğu ortaya çıktı. TÜBİTAK’ta Prof. Nüket Yetiş’in başkanlığı öncesinde Bilim ve Teknik Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmenliği görevini Raşit Gürdilek yürütüyordu. Gürdilek, Yetiş’in göreve gelmesinin hemen ardından yönetime yakın kişilere, dergiye ‘müdahaleyi’ kabul etmeyeceği mesajını iletti.
Ancak iddiaya göre Gürdilek’in, derginin içeriğine müdahale ettirmeme kararlılığından rahatsız olan yönetim, 2008 Nisan ayında kendisine, danışmanlık kadrosuna geçmesini önerdi. Gürdilek, bu teklif üzerine emekliliğini istedi ve Bilim ve Teknik Dergisi’nin genel yayın yönetmenliği görevini bıraktı. Gürdilek’in yerine de Çiğdem Atakuman getirildi. İddialara göre TÜBİTAK’ın yayını olan Bilim ve Teknik Dergisi’nde son bir yıldır çok yoğun baskılar ve yıldırmalar yaşanıyordu. Dergi yazarlarından çoğu bu baskılara dayanamayarak işi bıraktı.
Beş yazar işi bırakmış
Gürdilek’in dergiden ayrılmasının hemen ardından yine 2008 yılı içinde, artan baskılara dayanamayan yazar kadrosundan Gülgün Akbaba, Gökhan Tok, Elif Yılmaz, Zeynep Tozar ve Serpil Yıldız da görevlerini bıraktı. Yazarların istifa kararında, Bilim Teknik’te yaşanan magazinleşme ve başıboşluğun etkisi olduğu iddia edildi. 2008’in aralık ayında ise TÜBİTAK Genel Başkan Yardımcısı Güldal Büyükdamgacı da görevden alınarak, danışman yapıldı. Büyükdamgacı’nın yerine ise Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ömer Cebeci getirildi. Cebeci, göreve gelmesinin üçüncü ayında ilk skandalına imza attı ve başkan yardımcılığı ile birlikte üstlendiği Bilim ve Teknik Dergisi Yayın Kurulu üyesi olarak, Charles Darwin’in 200. doğum yılı nedeniyle hazırlanan yazıyı sansürledi.
Son istifa
Son olarak, Bilim Teknik Dergisi’nin Yayın Kurulu üyesi Efser Kerimoğlu, Darwin dosyasının son anda çıkarılmasını protesto ederek, görevinden istifa etti. Kerimoğlu ile birlikte üç kişiden oluşan yayın kurulunda Ahmet Onat ve Darwin yazılarını sansürlediği iddia edilen Ömer Cebeci bulunuyor.

 Tabii bunları okuduktan sonra "Ben TÜBİTAK'ta çalışıcam!" diyemiyorum.Çocukluk hayalimle arama Darwin (?!) girdi.

Küçüklüğümden beri ne askerlerden,ne polislerden,ne hemşirelerden,ne iğnelerden,ne dayaktan ne de doktorlardan korktum.Çocukken dahi beni korkutan şeyler sevdiğim insanlara zarar gelmesi,büyük felaketlere uğramak ve aptal yerine konmak oldu.Belki de korku,verilen değerle orantılı olarak büyüyüp küçülüyordu.

Ne polislere,ne askerlere,ne doktorlara ne de öğretmenlere bilim adamlarıne verdiğim değeri vermedim.Yok,şimdi "Hadi,atıyor bu" dersiniz belki ama,elimde büyüteç böcek peşinde koştuğum zamanları hatırlıyorum.Hiçbir zaman "Ben bilim kadını olucam!" deme öz güvenine (kibirine?) sahip olamadımsa da olmak istediğim şey buydu sanıyorum.

Bu fark yaratan,ortaya aykırı fikirler atıp bunları savunmak ve gerçekliğini ispatlamak adına ömrünü harcayan bu insanlara duyulandan daha büyük bir saygının kimseye duyulmayacağına emindim.Ama görüyorum ki insanlara "Falanca alanda profesör" demek yerine dolu dolu "DOKTOR" derseniz saygıyla düğmelerini kapatabilirler.İnsanlar deli gibi çalışıp,yoğun araştırmalar yapıp ortaya bir buluş atan adamların üzerinde durmaz da "Vay be,adam tıp okumuş,kolay mı?" demekten geri kalmaz.(Ki burada amaç tıbbı küçümsemek değil,yine tıp gibi,mühendislik ve hukuk alanındaki mesleklerin,popüleriteleri ile birlikte kişiye sağladıkları itibarın da artmasını eleştirmektir.)

Öyle işte.Bu ayki dergide deniz kabukları kapak konusu.Şöyle bir göz gezdirince,Türkiye'de bulunan zehirli mantar türleri,otizm ile ilgili son gelişmeler,polenler,zekânın beyinle olan ilgisi üzerine bir bölüm,zor çevre şartlarına ayak uydurabilen bazı mikroorganizmalarla ilgili bir yazı ve "İslam Dünyasında Fizik" isimli bir başka yazı yer bulmuş,ilgimi çektiği kadarıyla.

O zaman bana iyi okumalar.

2 yorum:

  1. bilim teknik çok iyi dergiydi. sahaflardan eski sayılarını da bulmuştum. ya çok haklısın. o darwin sayısını anımsıyorum. ah ah nelerle uğraşıyoruz değil mi hala. zaten geriye de gidiyoz galiba. böcek peşinde koştun ha sahiden. tubitak projeleri hep iyi oldu. belki bigün bi projesine katılırsın. odtü-tubitak iyi yerler. aklına takılmayan hiç konu yok ki senin.
    ne güzel değişik birçok konuda duyarlısın.
    :)

    YanıtlaSil
  2. Yok,tübitak ile iletişimim olmasın,artık hayallerimin tübitakı değil o :(

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;