23 Nisan 2012 Pazartesi

Gavurun Dölü ~ Candan Özer

Yayın Evi: April Yayıncılık
Yayın: 1.Baskı / Ocak 2010
Kapak Tasarımı: Mineral Tasarım
Sayfa Sayısı: 397

Bu gün hasta yatağımda yatarken bir yandan da kitabımı okudum ve "Gavurun Dölü" nü bitirdim. Bir de film izledim (Esaretin Bedeli) ama filmden çıkardığım mükemmel cümleler annem yüzünden silindi. O nedenle filmle ilgili yazmayı daha sonra bıraktım.

Kitap konu açısından ilgi çekici ama dili biraz yavan. Yazarın ilk kitabı sanıyorum. Her birkaç cümlede bir karşılaştığım "hatta" lardan nefret ettim -.- Onu da belirtmeden geçemeyeceğim. Ama okuyup bitirmemi sağlayacak kadar merak uyandırıcı ve sürükleyiciydi.

Üçüncü sayfa haberlerinde karşımıza çıkabilecek olaylardan biriydi kitabın merkezindeki olay. Ki ana konu dışında anlatılanların da her biri öyleydi.

Ailesi tarafından yaşlı başlı, insan azmanı bir adamla evlendirilmekten korkan Esmehan'ın köylerine kazı çalışmaları sebebiyle gelen Umberto ile yurt dışına kaçması, Umberto'nun kumar borcunu ödeyemeyince alacaklıların önüne Esmehan'ı atması ve bununla da kalmayıp alacaklılar tarafından öldürülmesi, tüm bunlar sonucunda kızı Aynır'u da alarak ülkesine dönmek zorunda kalan annenin, çok küçük olan ve babasının ölümünden onu sorumlu tutan problemli bir çocukla beş parasız ortada kalışı... Daha sonra genç annenin kızına bakabilmek adına genelevde çalışmaya başlaması...

Annesinden sürekli şiddet gören, sekiz yaşındayken tacize uğrayan Aynur'un yaşadıklarının üstesinden gelemeyişi ve bir kişilik parçalanması yaşayarak suça itilişi...

"Gavurun Dölü" bir çırpıda okunan ve bittikten sonra insanın yüreğinde minik bir kıymık bırakan bir kitap.

Her ne kadar anlatımı yetersiz ve basit olsa da şu "ağır" kitaplardan yorulunca araya sıkıştırılıp okunabilecek, okunması gereken bir roman.

ARKA KAPAK

Canım çok acıyordu, büyüyünce unutacaksın dediler.
Büyüdüm ama unutmadım. Canım hâlâ acıyor.

Evleri, umutları, kalpleri yanan, hayatın savurduğu bir aile.

Tutunmaya çalıştıkları İstanbul'da kaybolan Esmehan, Sofi ve Ömer.

Geçmişini arayan Aylin, Nurgül, Aynur.

Terk edilişini her gün terk ederek unutmak isteyen Kemal.

Büyük bir sırrın tam ortasındaki Müçteba.

Tehlikeli oyunlar içinde savrulan yürekler, daha fazla sır saklamayacaklar.

Kurgu ile gerçeğin, dün ile bugünün, başlangıç ile sonun hikâyesi.

Yakın tarihi ustalıkla anlatan, unutulmuş gerçekleri tekrar gün yüzüne çıkaran, intikam kadar soğuk, gerçeğin ta kendisi kadar yakıcı bir öykü.

Candan Özer'in kaleminden sarsıcı, alışılmadık bir roman: "Gavurun Dölü".

GEÇMİŞLE SOĞUK BİR YÜZLEŞMEYE, ACILARLA YAKICI BİR ÖDEŞMEYE, AYNANIN İÇİNDEKİ KARANLIĞI GÖRMEYE  HAZIR MISINIZ?

Sırlar yeterince gizli kaldı, artık ödeşme zamanı... Herkes için.
 *
  •  Başkasıyla paylaşmazsan yüreğindeki acı zehirli bir yılan gibi çöreklenir kalır da her öfkenle büyüyüp durur. Sonra içine sığamaz olur. Bütün vücudunu yiyip bitirir. (sf.59)
  • Bir an için insanın hayatında beş on dakika içinde ne kadar çok şeyin değişebileceğini düşündü. (sf.149)
  • Tam bana sarılıyor ben de o gitmesin diye çişim de gelse uyanmıyorum. Gözlerimi sımsıkı yumuyorum babam kaçmasın diye. Ama hem babam kaçıyor hem de çişim. (sf.189)
  • "Gerçekler mi yoksa hayallerimiz mi bizi daha çok düş kırıklığına uğratır sence?" (sf.203)
  • "En acı gerçek, en tatlı yalandan daha az yıkıcıdır." (sf.203)
  • Çünkü biliyordu ki hiçbir insan, ne yapmış olursa olsun, bir başkası tarafından öldürülmeyi hak etmiyordu. (sf.286)
  • Peki, ya şimdi? Neden yüreği parça parça olmuyordu onu başkasının yanında görünce? Neden geceler boyu, o Kaf Dağı'nın arkasında bile olsa, bir işaretiyle yanına gidebileceğinin kararlılığıyla dalmıştı rüyalara da şimdi, kiminle, nereye gittiğini merak edip arkasına düşmüyordu? Neden birkaç gün önce onun uğruna gözünü kırpmadan bırakabileceğini düşündüğü Nurgül'ü daha çok düşünür olmuştu? Acıdığı için mi? Safiye hanımın anlattığı çocukla Nurgül arasında istemeden bir bağ kurduğu için mi? Yoksa çok basit bir şeyden dolayı mı; Selin'in mutfağında kendi hazırladığı poşet çayla, Nurgül'ün demlediği tavşankanı çayı kıyasladığı için mi? Bir süredir evinde yiyemediği ve tatlarının farkına, yokluklarında vardığı akşam yemekleri için miydi yoksa? Dolabındaki, sabun kokan, paketten yeni çıkmış gibi ütülü gömlekleri tükendiği için olabilir miydi? (sf.342)
  • Tam uzaklarda sandığı şeyin bu kadar yakınında olduğunu öğrendiği zaman ya onu kaybetme zamanıysa aynı zamanda? (sf.361)

    1 yorum:

    Bu aralar dinliyorum / aşığım

    nasiplenin arkadaşlar :)

    926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

    Zevkle Takip Ediyoruz:

    Kitapkurtları;

    Farklı İklimlerden;