16 Nisan 2012 Pazartesi

Uyku ~ Annelies Verbeke

Çeviren: Gül Özlen
Orijinal Dili: Hollandaca
Orijinal İsmi: Slaap!
Kapak İllüstrasyonu: Sevinç Altan
Kapak Düzeni: Deniz Çelikoğlu
Yayın Yılı: 1. Basım / 2005
Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları
Sayfa Sayısı: 124

Dün gece uyuyamayınca yatakta okunacak,taşıması kolay bir kitap bulayım dedim kendime. Türlerin Kökeni hayli cüsseliydi çünkü. Hemen yatağımın yanındaki kitapları karıştırırken Ayşe'min -kıvırcığımın *.*- hediye ettiği bu kitap ilişti gözüme. "Cessie,sen mal mısın?! Bunu okusana olm!" dedim kendime,evet aynen böyle söyledim. Ve kitabı okumaya başladım. Son 15 sayfa kala bırakıp uyudum.

Kalan 15 sayfayı da okuldan gelince bitirdim ve bir kitabı daha yalayıp yutmuş oldum ^.^

Ayrıntı'dan çıkıp da "Okunmaz ki bu." denecek kitap yoktur herhalde.Uyku'yu da çok beğendim. Uyuyamadığım için alıp okumuş olmam pek ironik oldu,gece gece bunu düşünüp kendi kendime sırıttım uzunca bir süre,sonra korktum,silkinip kendime geldim.

Yatarak okuyorum diye alıntı yapmadım mı sizce?
Evet,elbette ki yaptım.

ARKA KAPAK

"Herkes uyur. Uyku, geçmişle bu günü birbirine bağlar. Uyku sindirir, yaraları sarar. Uyku, zenginle fakiri, kadınla erkeği, insanla hayvanı eşitler. Benden başka herkesi."

Belçikalı yazar Annelies Verbeke bu ilk romanında uykusuzluk çeken Maya ile gecenin içinde karşılaştığı ruhdaşı Benoit' nın hikâyesini anlatıyor. Maya önceleri yakınlarının önerdiği ballı sıcak süt, gevşeme terapisi ve çeşitli benzeri yöntemlerle uyumaya çalışır ama başarılı olamaz. Kendisini anlayamayan ve yanında mışıl mışıl uyumaya devam eden sevgilisi Remco ile yolları ayrıldıktan sonra hayatı değişir ve kendisini daha da yalnız hissetmeye başlar. Çoğunluğun evlerinde, yataklarında uyuyarak geçirdiği gece saatlerinde Maya sokaklarda gezinir. Bu gezintilerden birinde tanıştığı, kendisi gibi uyuyamayan Benoit için "Sadece bir uykusuzla anlaşabilirim çünkü diğerleri beni anlamıyor" diye düşünür.

Roman, iki kahramanın anlattıkları kendi hikâyeleri ile değişik ve derin bir boyut kazanıyor. Her iki uykusuz da tercih etmedikleri halde geceleri uyuyan, gündüzleri çalışan büyük çoğunluğun sürdürdüğü düzenli hayatın dışında kalıyor ve o noktada yan yana düşüyorlar.

Verbeke'nin karakterleri duygudaşlık beslemekten kendimizi alamayacağımız, normal bir hayat sürme özlemleri yüzünden ıstırap çeken, o özlemler ve beklentilerle dışarıdaki yüzeysel hayatın kendilerini tatmin etmeyeceğinin bilincinde olan insanlar. Yazar isabetli, güçlü metaforlarla hikâyesinin temelini sağlamlaştırıyor. Uyku, insanları etkilemek, güldürmek, biraz birbirlerine yaklaştırmak isteyen bir yazardan, hayata ve hayatın insana sunduğu deneyimlere derin kavrayışlı bir bakış... Bir tutam ironiyle çeşnilendirilmiş, hem özlü hem de şiirsel, sahici bir dayanışma girişimi...

Uyku 2004'te Kadın ve Külltür Başlangıç Romanı Ödülü'ne, 2005'te ise her yıl en çok satılan ilk kitaplara verilen Altın Kıvrık Köşe Ödülü'ne değer görüldü.

*

  • Gecelerim gündüzlerimden daha uzun, çünkü geceleri yalnızım. (sf.11)
  • Her şeyin planlanmış olduğu bir geleceği hedeflememek iyidir. (sf.12)
  • Hiçbir ilişki sonsuzluk sözü veremez. (sf.12)
  • Herkes uyur. Uyku, geçmişle bu günü birbirine bağlar. Uyku sindirir, yaraları sarar. Uyku, zenginle fakiri, kadınla erkeği, insanla hayvanı eşitler. Benden başka herkesi. (sf.14)
  • Aklından zoru olan, nefret dolu biri ancak kendinde olmadığı için diğer insanların da huzurunu ve mutluluğunu bozmak ister. (sf.21)
  • Bazı sessizlikler farklıdır. Bazı sessizlikler kafanızın içindedir. (sf.30)
  • "Hep bir şeyler yanlış gider. İyiden kötüye ya da kötüden daha betere." (sf.43)
  • Bazen kalabalıkların içinden geçerken insanların birbirleriyle konuşarak beni delip geçtiğini fark ederdim. Şeffaf bedenli, kokusu dikkat çekmeyen, sıradan giyimli bir hayalettim. (sf.48)
  • Anlaşılır nedenlerden dolayı hiçbir zaman kiliseye gitmedim. Yarattıklarının düşüşünü izleyen bir Tanrının var olması ihtimali midemi bulandırıyordu. (sf.61)
  • Bir gece evrenin sonsuzluğunu kavradım ve büyüklüğü karşısında ağladım. Yaptığım el işleri, topladığım kâğıt parçaları, yediğim ekmek kırıntıları önemsizlikleriyle yarışıyorlardı. Okullardaki arkadaşlarımla boylarımız birbirine yakındı, öğretmenimiz de uzun sayılmazdı. Sabah uyandığımı, terliklerimi ve sabahlığımı giyerek merdivenlerden aşağı indiğimi ve evin boş olduğunu fark ettiğimi düşün. Annem ve kardeşlerim gitmiş olsun. O zaman üzüntüm yıldızların arasında yok olup gidecekti. (sf.74)
  • "Hayat, şişenin içinde bir osuruktur bayım." (sf.79)
  • Köpekler yollara kakalarını yaptığı sürece ümit var demektir. (sf.96)
  • Vazgeçmek, insana kendini boşlukta hissetmesine dayanan bir gelecek hayali sunuyor. (sf.102)


6 yorum:

  1. gidip, alıp, okuyasım geldi (:
    Teşekkürler ^^

    YanıtlaSil
  2. Dikkat çekmesi beni sevindirdi :)

    YanıtlaSil
  3. heeey okumadım bunu ve çok iyi bi kitap okumuşsun. ne güzel konu bu.
    :)
    kitap kurdu seniii.
    :)
    ayrıntı yayınları en sevdiğimdir.
    sonra da metis.
    :)

    YanıtlaSil
  4. Aynen.
    Ayrıntı ve metis candır.

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;