27 Mayıs 2012 Pazar

GÖL İNSANLARI / Evrim Sürecinden Bir Kesit ~ Richard Leakey & Roger Lewin

Çeviren: Füsun Baytok
Orjinal Adı: People of the Lake
Man; his Origins, Nature & Future
Kapak Tasarımı: Aytaç Kaya
Yayın Evi: TÜBİTAK
Yayın Yılı: 5. Basım / 5 Ekim 1999
Sayfa Sayısı: 232


Az önce bitirdim Göl İnsanları'nı. Bu kez 2143 sene elimde süründürmediğim için mutlu ve gururluyum.
Aslında hem sayfa sayısının az olması hem de akıcı olması nedeniyle araya pek fazla kitap sokuşturmadım bu kez. Böyle olunca çabuk bitti.

Kitabı okurken diğer primat türlerinin özellikleri ile günümüz insanının davranışlarını karşılaştırmadan edemedim ve sanıyorum ki kimi benzerlikler yakaladım. Bazı goril türlerinde harem gibi bir oluşumun var olduğunu biliyor muydunuz? Bunu okuyunca, hükümdarların "harem" sahibi olmasının o çağlardan kalma ilkel bir güç gösterisi iç güdüsünün süregelmesi olup olmadığını sorgulamadan edemedim. Bu nedenle ilk fırsatta "tarihte harem" konusunu araştıracağım.

Okuduklarım gerçekten çok ilginçti. Fark ettim ki biz insanlar, diğer canlıları anlamaya, sevmeye ve korumaya çaba gösterdiğimiz miktarda birbirimizi anlayacağız. Çünkü temelde hâlâ vahşi bir taraflarımız var ve kafa tuttuğumuz doğanın bir parçasıyız.

Göl İnsanları'nın dili akıcı ve açık. O nedenle anlamama gibi bir sorun yaşayacağınızı sanmıyorum. Evet, buradan lafı "siz de okuyun" a getirmeye çalışıyorum.

Keyifle okuduğum bu kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum.

ARKA KAPAK

Göl İnsanları'nda insanın fiziksel, sosyal ve düşünsel evriminin bir kesiti anlatılmakta.
2,5 milyon yıl önce  yaşayan atalarımızın yaygın kanının tersine barışçıl varlıklar olduklarını öne süren elinizdeki kitap, insanlığın geçmişini, bu gününü ve geleceğini merak eden herkesin ilgisini çekecektir.

  • İnsanın evrim konusundaki asıl sırrı, her zaman donanımını basit ve uyarlanabilir tutmak, biyolojik olarak çıkmaz sokağa sıkışmakla sonuçlanacak bir uzmanlaşmaya girmemek olmuştur. (sf.12)
  • Toplum yaşamı, dediğimiz gibi, doğanın eğitim biçmidir. (sf.23)
  • İnsan soyunun 20-30 milyon yıl sonra Afrika'nın içinde oluşacak yeni denizde yüzecek ve balık avlayacak kadar uzun süre yeryüzünde var olacağını kaç kişi savunabilir? (sf.29)
  • Geleceğimizden emin olabilmemiz için geçmişimizi bilmemiz gerekir. (sf.30)
  • Kemikler nadiren toprak altında kalıp fosilleşebiliyorsa da davranışların böyle bir şansı yoktur. (sf.35)
  • Yetişkin bir G/wi (ilkel bir kabile) haftada ortalama 33 saatten biraz daha az çalışmak zorundadır. Ama bu yine de, Batılı gelişmiş ülkelerin ileri teknolojik düzeydeki ekonomilerinin çarklarını döndüren insanların ortalama haftalık çalışma süresinden daha kısadır. (sf.84)
  • Belki de bizler insan tabiatının bir özelliği olarak, zor elde edilen şeylere daha çok değer verirken, yaşamlarımızın bağlı olduğu güvenilir kaynakları fazla önemsemeyiz. (sf.87)
  • Temelde, insan, maymun, fare ya da kertenkele de olsak, kafatasımızın içinde taşıdığımız beyin, "gerçek dünya" hakkındaki kendi yorumumuzu oluşturmak içindir. (sf.139)
  • Bilinç, sonsuz tartışmalara yol açabilecek felsefi bir durumdur. (sf.143)
  • "Eğer insan denilen hayvana özgü ayırt edici bir özellik varsa, o da, dilin kökeni hakkında spekülasyon yapma yeteneğidir. Şempanzelere, böylesine boş ve benzilce işlere girişeceklerini düşünmeyecek kadar saygım var." -Ralph Holloway (sf.162)
  • Eğer insanlar düzene uymakta bu kadar hevesli olmasalardı savaşlar bu kadar kolay örgütlenemezdi. (sf.169)
  • "İnsanın silahı yarattığına ilişkin eskimiş varsayım gerçeklikten çok uzaktır. Doğrusu, silahın insanı yaratmış olmasıdır." (sf.216)
  • Bugün savaşın geçeceği yeni ortamda, sadece tek bir dünya savaşı yapılabilir. Bu nükleer soykırım, Homo sapiens türünün sonunu getirebilir. Bu belki de kaçınılmazdır. Belki de Ramapithecus milyonlarca yıl önce dik yürüdüğünde, evrimin bir çıkmaz sokağında son bulacak bir yolculuğa başlamıştı. Birçok türün kaderi bu olmuştur. Ancak bizim durumumuzda, yok olmanın sorumluluğu bütünüyle kendimize ait olacaktır. Bu sonu getirecek olan, kendi mahvımıza yol açacak araçları yaratacak kadar akıllı olmak, ama bunların kullanılmasını önleyecek kadar sağduyu sahibi olamamaktır. (sf.231)

2 yorum:

  1. bak ne güzel gözlem yapmışsın. belki doğaya biraz daha saygılı olursak birbirimize de olabileceğiz ki.
    :)

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;