26 Mayıs 2012 Cumartesi

Günaydın!

J'y suis jamais allé by Yann Tiersen on Grooveshark
Lise hayatımın sonuna gelmiş olduğuma inanamıyorum! 
Şurada sınava bir aydan az bir süre kaldı, tabii okulun bitmesine de öyle. Hatta okulun bitmesine daha az.

Hep okuldan nefret ettiğimi söyledim ve bu doğru. Okuldan kurtulacak olmak beni mutlu ediyor ama okulda tanıdığım insanlardan uzaklaşacak olmak -şu an net olarak hissetmesem de- biraz "yürek burkucu." 

Son zamanlarda hiç çalışmıyordum hep niyetlenmeme rağmen. Kendimi motive etmeye çalışıyordum ama o motivasyon bu sabah kendiliğinden oluşuverdi.

Hep "aynı şeyi bir sene daha yaşamak istemiyorum" diyordum, bunu biliyorsunuz. Bir de ne istediğim konusunda kendimi mütemadiyen sorguladığım gerçeği var. Sonunda ne istediğimi buldum ve daha da iyisi onu elde edebilirim, bu bir gerçek. Ama bunu "en iyi şekilde" yapmak için biraz daha dişimi sıkmam gerekiyor. Bu da bir diğer gerçek. Eğer öyleyse, problem değil, bunu yapabilirim.

Hayatım boyunca hiç ders çalışan bir öğrenci olmadım. Ama her zaman "çok okuyan" bir çocuktum. Size daha önce de söylemişimdir, o zamanlar -ve hâlâ bir parça- Harry Potter hayatımda koskocaman bir yere sahipti. Annemler "ders çalışmıyor" diye yakındıklarında kitap okumaya sarılırdım ve Harry'nin derslerinin kötü oluşuna hayret ederek şöyle düşünürdüm: "Bu Harry salak mı yahu? Hem o kadar eğlenceli dersleri var, hem Hogwarts gibi bir okulda okuyor, hâlâ tembellik peşinde. Eğer ben Hogwarts'a gidiyor olsaydım kesinlikle çok çalışırdım." 

Şimdi fark ediyorum ki esas istediğim büyücülük okulunda okumak değilmiş. Esas istediğim üzerinde çalıştığım şeyin ilgi alanım dahilinde olması ve beni eğlendirmesiymiş. Ben daha çocukken insanın aslında hangi kriterleri göz önünde bulundurarak meslek seçmesi gerektiğini fark etmişim. Ne istediğimi bulduğuma göre tercih edeceğim o iki okuldan biri -hangisi gelirse gelsin mutlu olacağım- benim Hogwarts'ım olacak. Eh, tabii Malfoy'lar ve ruh emiciler ve Snape'ler -ki sonradan iyi olduğu anlaşıldı- ve Querell'lar karşıma çıkacak, biliyorum. Ama Mc Gonegle'lar, Hagrid'ler ve Dumbledore'lar da olacaktır eminim ki. En güzeli de beni büyülecek bir sürü şey öğrenecek olmam. Daha iyisi de bunu herhangi biri için veya herhangi bir topluluğa faydalı olmak için değil sadece kendim için yapacağım. İnsan bazen bencilliğini doyurmalı / doyurmak zorunda.

İşte tüm bunlar düşününce beni çok heyecanlandırıyor. Bazen Atıl Hoca ile konuşuyoruz, kendi okul yıllarından söz ediyor ve onu hayranlıkla dinliyoruz. Bazen insanlardan kalkıştığım şeyin zor olduğuna, bazen başaramayacağıma ilişkin cümleler duyuyorum. Durup düşünüyorum ve "Önemli değil. Korkarım ki bu noktada sınırları zorlayacağım." diyorum. Sonra kendi kendime düşünüyorum, bu bir meydan okuma mı sadece, yoksa gerçek mi diye. Gerçek olduğuna karar veriyorum. Ve tekrar düşününce tüm emeğim hüsranla sonuçlansa da en baştan başlayacak gücü kendimde buluyorum. Bunun şu an için böyle olduğunu, ileride bu kadar güçlü hissetmeyeceğimi söylüyorlar ama yaptığım seçim beni buna zorluyor. İleride güçlü hissetmek zorunda olacağım.

Hâl böyle olunca -en azından fikren- ders çalışmak bir eziyet olmaktan çıkıyor. Tabii masa başına oturduğumda ve işlem hatalarıyla boğuştuğumda sıkılacağımı, hatta belki kaşınmaya başlayacağımı biliyorum. Ama en azından bırakmamak -bırakıyorsam da geri dönebilmek- için bir dayanağım var. Ve kaybedecek zamanım da yok.

En önemlisi de boğuştuğum sınavların, sistemin, okulun ve dahası kendi beynimin istediğim şeyi elde etme noktasında önüme geçmesine izin vermek istemiyorum. Dahası bunu yaparsam kendimi affetmeyeceğimi de biliyorum çünkü -artık sizin de fark ettiğiniz gibi- kendi hatalarımı affetmek konusunda normalin üzerinde katıyım.

O nedenle artık bilgisayar başından kalkıp kimya ile boğuşmaya- oops! Hayır, antipati oluşturacak kelimelerden kaçınıyoruz! Kimyayla sevişmeye- öhm. Yani kimya çalışmaya, evet kimya çalışmaya demek istedim, gidiyorum.

Bana iyi çalışmalar.
Size de iyi cumartesiler, sevgiler.

4 yorum:

  1. Teşekkür ederim :D
    Unutmuştum.

    YanıtlaSil
  2. heeeey çalışman sevindirici.
    bakalım biyoloji olacak inchallah.
    :)

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;