12 Mayıs 2012 Cumartesi

Paketim geldi vehööv!


Güne oldukça kötü başlamıştım.  Bir kere sabah (sabah dediğim öğlen aslında) kendimi bilgisayar başında unuttuğumdan dershaneye geç kalıyordum neredeyse. Şans bu ki otobüs çabuk geldi. İki ayağımın bir pabuca girmesi benim alışık olduğum bir durum, sinirimi bozan bu değildi. Geri zekâlı bir kız yüzünden neredeyse düşüyordum otobüste. İnsan geçecekse bir yol ister, kalkmaya yeltendiğini görünce (pencere kenarındaydı) ben de ayağa kalkıp geçmesi için yer vereyim dedim her normal insan gibi. O geri zekâlı çıkıp geçmesi için yol vermemi beklemeden beni arkaya doğru itti, otobüsün zeminine yapışmaktan son anda kurtuldum. O moron hiçbir şey olmamış gibi yürüdü gitti, ne bir özür ne bir mahcubiyet belirtisi… İçimden “Şunun poposuna tekmeyi geçireyim de kaldırım taşlarıyla sevişsin!” dediysem de kendimi tuttum. Dengemi sağlamaya çalışırken çarptığım insanlardan özür diledim. Az ileride de indim zaten.

Çıkışta eve doğru yürürken de bir grup embesilin tüm kaldırımı tıkadığını gördüm. Kendilerine doğru yaklaşmakta olduğumu gördükleri halde kenara geçmeyi akıl edemediler burun buruna gelene dek. Tabii tüm bunlar bana buna benzer başka olayları da hatırlattı, iyice kan beynime sıçradı. Bir keresinde bir ilk okul arkadaşım feysbuktan başka bir arkadaşımın profili göstererek “Cessie ya ben bunu çok beğendim, bana bunu ayarlasana” dedi. Bu dediği bir kız ve benim arkadaşım. “Ulan angut, karpuz mu beğeniyorsun?!” demedim tabii. Onunla tartışmak zaman ve enerji israfı olacaktı. “Sevgilisi var.”, dedim çıktım. Anlayabildiğiniz gibi kendisi bünyesinde beyin barındırmıyordu.

İşte böyle insanlara olan nefretimi kusa kusa, homurdana homurdana  eve vardım.

Herhalde annemin “Paketin gelmiş kızım.” , demesi dışında hiçbir şey beni bu kadar mutlu edemez ve ruh halimi bu kadar değiştiremezdi!

Maya’nın ev sahipliği yaptığı kitaplaşma etkinliğine katılmıştım ve kitaplarım bu gün elime ulaştı!!! Hem de Eskişehir’ den geldiler.

Güya paketi açmadan önce fotoğrafını çekecek ve nefesimi tutarak nasıl bir sevinç içinde açtığımı an be an size gösterecektim. Ama paketi görür görmez içimde barındığından şu güne kadar haberdar olmadığım bir yaratık dışarı çıktı ve benliğimi ele geçirdi. Her şey birkaç saniye içinde olup bitti… Şaşkınım.


Paketi açtıktan sonra, her 3 saniyede bir "Çok güzel... Çok güzel..." diye mırıldandığımı ve şapşal şapşal gülümsediğimi fark ettim. Ondan sonra bilgisayarı açmak ve bir teşekkür maili atmak aklıma geldi.

Sevgili kitap arkadaşım bana bir not yazmış ama ne yazdığını size söylemeyeceğim. Çünkü kendime saklamak istiyorum. 

Ayrıca kitapların yanına bir de ayraç iliştirmiş.
Bu benim hayatımda gördüğüm en güzel kitap ayracı! Öyle zarif ki... Üzerindeki tek kelime her şeyi ifade etmeye yetiyor... "Eskişehir..." 
Tüm Eskişehir'i sevinçleri, acıları, insanları, tarihi ve kültürüyle kitabımın arasında taşıyacakmış gibi hissediyorum.

Kitapları okumak için sabırsızlanıyorum ama hangisine başlayacağıma karar veremiyorum. İçimden bir ses de "Hemen başlama, hemen başlama, hemen bitmesin." diyor. 

En güzeli de, biri birinden haberdar olmayan kitapseverlerin bu şekilde iletişim kurabilmesi ve bu teması güzel arkadaşlıklar veya anılar haline getirebilmesi. 
Ve bence böyle bir olaya ön ayak olduğu için büyük bir teşekkürü de Maya hak ediyor 
Teşekkürler Maya!
Teşekkürler Türk Halkı! :P 

4 yorum:

  1. oo nası güzel bi sevinçtir di mi cessieeem!!!

    YanıtlaSil
  2. ne güzeeeel.
    saramago geldi yani.
    :)
    ayraç evet güzel.

    nefretin de güzel ki senin.
    :)

    YanıtlaSil
  3. Evet Deep!
    Daha okuyamadım ama masamın üzerinde. Sürekli bakışıyoruz, aramızda bir yakınlaşma oluştu aşkımsı *.*

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;