9 Mayıs 2012 Çarşamba

Venedik Karnavalı ~ Philippe Sollers

Çeviren: Aysel Bora
Özgün Adı: La féte a Venise
Kapak Tasarımı: Nahide Dikel
Görsel: Venedik Büyük Kanalı, Manet
Yayın Yılı: 1.Baskı / İstanbul, Mayıs 2007
Yayın Evi: YKY
Sayfa Sayısı: 194

ARKA KAPAK


Venedik Karnavalı, Fransız yazar Pierre Froissart ile kara delikler üzerine uzman olan genç Amerikalı fizikçi Luz'un Venedik'te geşen hikâyesi. Yasadığı etkinlikler, tablo kaçakçılığı, sanat eserleri mafyası, uluslararası şebekeler; satır aralarında, Stendhal, Cézanne, Monet, Watteau ve Warhol...

Çağdaş Fransız yazınının en önemli yazarlarından Philippe Sollers, yaşamı görüntü ve bellekle sınırlandıran 21. yüzyıl tiranlığı ve Gösteri Toplumu üzerinde göz gezdiriyor.

*

  • Neden olmak fiili bu derece merkezde olmak zorunda? (sf.11)
  • "Genel kabul gören her düşüncenin tersi ustaca formüle edildiğinde bir servet getirebilir." (sf.11)
  • Yeni gerçeklikte siz kimsiniz? Bir görüntü? Doğmadan önce kimdiniz? Bir görüntüsüzlük. Silindikten sonra kim olacaksınız? Yok olan bir görüntü. Artık insanlar ölüp gitmiyor, görüntüleri yok oluyor. (sf.11/ 12)
  • "Ölmemek için harcadıkları çabadan ölüyorlar." (sf.16)
  • Zaten ruha da gerek yok, lüzumsuz bir buğu. (sf.16)
  • Yığılma bir trajediydi, aşırı çoğalmada ise müthiş komik bir yan var. (sf.17)
  • "Çünkü kendisi anlatıyor. Her yerde olduğu gibi gene bir slogan ve bu yüzden fiyatlar fırlıyor. Çok iş, çok sefalet. İstemediğin kadar görüntü, pek az beden. Yapılmış yüzlerce tablo var, derinliği olan yüzeyler nadir. Litrelerce sperm, miligram havalanış. Sanki temsil ya da eylemin kendi başına bir değeri varmış gibi, bu orantısızlığın kendi içinde ele alınıp fazla incelenmemiş olması şaşırtıcı. Üretken ya da kurtarıcı klişeler, sansürlenmiş duygular. Eksik olan, sözcükler." (sf.18)
  • Geena haklı, anlam tek başına bir değer ifade etmiyor, her şey bu anlamın bir dönem mülkiyet sahiplerinin çıkarları doğrultusunda ortaya konmasına bağlı. (sf.19)
  • "Size bir sır vermem lazım. İnsanın ölmesinin nedeni, çocukluktan beri ölüme inanmasıdır." (sf.22)
  • Akasyaların sıralandığı büyük duvar rıhtımı kesiyor, pembe beyaz yapının içinden bizi kimse göremez, hayatın özeti tam anlamıyla şu: gereken yeri, zamanı ve kişiyi bulacaksın. (sf.23)
  • Tabloları çelik kasalara gömmek dünya çapında heyecanlı bir vakit geçirme aracı haline geldi. (sf.26)
  • Ona göre bir yazar (Stendhal, Proust, Artaud, diğerleri) insan kozmosunda birer kara delik, her şeyi, hatta ışığı bile yutan, hiçbir şeyin kaçmasına izin vermeyen, hiçbir şeyi geri çevirmeyen bir anti madde korsanı. (sf.27)
  • "Değeri artırılan bir şeyi soyluluğundan boşaltan,  o şeyi 'değer' olarak karakterize etme olayının ta kendisidir." (sf.29)
  • Suretsiz bir Tanrı bir kez yeterli bir konuma erişmeyegörsün, kucak dolusu suretler satın alır : yerleşir. (sf.51)
  • Başlangıçta erkekleri sevmeyen erkekler vardır, sonra erkekleri sevdiğini bilmezden gelen erkekler yavaş yavaş erkek düşmanı kesilirler, fobilerde artış kanun gibidir.(sf.60 / 61)
  • "Yerine gelen bir arzu aynı mutluluk vaadiyle on arzuya daha hayat verir. Bu yüzden, mutlu insan herhangi birinin ölümünü ya da cezalandırılmasını istemek için kendinde bir neden görmez." (sf.85)
  • Hayır, hayır, artık uyumayacağız, rüya görmeyeceğiz ve gerekirse, yaşamayacağız. Sonuçta ölü değil miyiz, madem her şeyi alabilecek güçteyiz. Şunu iyice kafanıza sokun: herkes sabit kalıyor, artık ölünmüyor. (sf.87)
  • Zaten para şıpsevdi ama sonuçta adil bir tanrıdır: sonunda daime arzuların can alıcı noktalarını ifşa eder. (sf.98)
  • Anılarınızı yazmak ister misiniz? Çok basit: önüne gelenin kullanabileceği kadar çok klişe kullanarak, herkesin yaşayabileceği kadar sıradan hayatlarınızı anlatın. Sonuç: onlar da bizim gibi, biz de onlar gibiyiz. Başarı. (sf.124)
  • Çok açık olan her şey (ya da her eylem) ender olduğu kadar da zordur. En açık olan, en ender bulunan ve en değerli olan şeydir. (sf.147)
  • "Eskiden onu biraz tanımışlığım vardır. Yeteneksiz sayılmaz, ama kötülüğe çalışan bir zekâ. Entelektüellerin çoğu gibi zamanını kendini aldatmakla geçirmiş. Narsistçe kendini körleştiren fanatiklerin sonu ya terorizm ve suç işlemektir, ya da çoğu zaman olduğu gibi medya girdavbının içine yuvarlanmaktır." (sf.150)
  • "Zevk en iyi yargıçtır. Nadir bulunur." (sf.164)

4 yorum:

  1. Sanırım beğenebilmek için sanat konusunda bir birikime sahip olmak gerek -ki o da bende yok.
    Ben de pek beğenmedim ama sebebi belki bu eksikliğimdir diyerek görüş belirtmedim.

    YanıtlaSil
  2. sollers iyi yazar. okumadım bunu. konu ilgimi çeker ama. gösteri toplumu ise en ilgimi çeken konulardan. senin de ilgini çeken konu bu bence.
    :)

    YanıtlaSil
  3. Evet, öyleydi.
    Kitabı okumaya başlamamda bu etkili olmuştu.

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;