23 Mayıs 2012 Çarşamba

Yeşil Parmaklı Çocuk ~ Maurice Druon

Çeviren: Elâ Güntekin
Resimler: Maurice Druon
Yayın Evi: Can Yayınları
Yayın Yılı: 1984
Sayfa Sayısı: 110
Yeşil Parmaklı Çocuk'u Ebru'dan almıştım. İkimiz de çocuk kitapları okumayı sevdiğimiz için birbirimizin çocukluk kitaplarını okuyoruz ara ara. Kitap ne zamandır bendeydi. Artık okumam gerektiğini düşünerek araya sıkıştırıvardim. Gece yatmadan biraz biraz okuyunca hemen bitmedi kalın olmamasına rağmen. Ama kitabı çok sevdim. Zaten Can yayınlarından kötü kitap çıkmıyor, o konuda herkes hemfikir.

Kitabın resimleri de çok güzel. Renksiz ama sevimli. Onlar da Maurice Druon'a aitmiş. Belirtmeden geçemedim.
Oldukça eski bir kitap. Onu sevilesi kılan yanlardan biri de bu sanırım. Eski kitapları daha çok seviyorum.

Kitabın sayfaları dökülüyordu, içim el vermedi. Babama söyledim, Ebru'nun kitabı olduğunu öğrenince de daha bir itina ile yapıştırdı. Neden yapıyor bilmiyorum ama babam çeşit çeşit yapıştırıcılar alıyor. O yüzden evde ne yapışacaksa babama müracaat ediyoruz.

İşte böyle...
Güzel bir kitap okumuş ve bol bol alıntı yapmış oldum.

ARKA KAPAK

Yeşil Parmaklı Çocuk, ünlü Fransız yazarı Maurice Druon'un çocuklar için yazdığı tek öyküdür. Bu kitap bugün çocuk klasikleri arasında yer almaktadır. Bu kitapta anlatılan Yeşil Parmaklı Çocuk, başka çocuklara hiç benzemez. Hiç tükenmeyen ilgileri ve amansız öfkeleriyle, büyüklerin kalıplaşmış davranış ve alışkanlıklarına karşı çıkar. Hastalıklar, umutsuzluklar, kısıtlanmış özgürlükler ve savaşlar onu her zaman şaşırtır. Ve Yeşil Parmaklı Çocuk'un gizli ama çok işe yarayan bir gücü vardır: Elleri. Dokunduğu her şeyi yeşillendiren, çiçeklendiren bir güç. İşte bu gücüyle dünyadaki tüm kötülükleri yenik düşüren bu çocuğu çok seveceğinize inanıyoruz.

  • Kaygı, uyanır uyanmaz göğsünüzü sıkıştıran ve gün boyu yakanızı bırakmayan, acı bir duygudur. Kaygı, odalara girmek için iğne deliğinden bile süzülür, rüzgârla birlikte yaparakların arasına uçuşur, kuşların şakımalarına tüner, zillerin telleri boyunca bir o yana bir bu yana koşar durur. (sf.19)
  • Yaşam aslında en iyi okuldur. (sf.22)
  • İnsanın aklına takılan bir düşünce zamanla karara dönüşür. Karar ise, uygulanmaya konmadan, insanın içi rahat etmez. (sf.36)
  • Büyüklerin bir huyu vardı: açıklanması olanaksız şeyleri ne pahasına olursa olsun açıklamak isterler.
    Onları şaşırtan her şeyden yedirgin olurlar. Dünyada yeni bir olay mı var, tuttururlar, daha önceden bilinen başka bir olayla benzerşiğini kanıtlayacağız diye. (sf.41)
  • "Kutuda sardalya gibi yanyana, ışıksız yerlerde yaşamaktan renkleri solmuş bu insanların. Ben de kutuda sardalya olsam mutlu olmazdım." (sf.47)
  • "İnsan mutsuz olduğunu anlamak için önce mutluluğu tatmış olmalı." (sf.54)
  • "Söyle bakalım Tistu, bu gün neler öğrendin? Tıp konusunda ne biliyorsun?
    Tistu şöyle yanıt verdi:
    "Tıbbın, acı çeken bir yürek karşısında çaresiz kaldığını öğrendim. İyileşmek için insanda yaşama isteğinin olması gerek. Doktor amca, insanlara umut veren haplar yok mudur?" (sf.56)
  • Arada bir, bir Bay çıkar ortaya, açıklanamayan olayların bir bölümünü açıklığa kavuşturur. Büyüklerin ilk işi, bu gibi kişileri alaya almaktır. Bay Trounadisse'in düzeni bozdukları gerekçesiyle, bu gibileri kulaklarından tuttukları gibi deliğe tıktıkları da görülmüştür. İş işten geçince, yani adam öldükten sonra haklı olduğunu anlayıp anısına bir anıt dikerler. Bu gibi kişilere "Dâhi" denir. (sf.59)
  • Savaşta herkes bir şeyler yitirir. (sf.71)
  • İnsanlar tanımadıkları kişilerin başına gelen yıkımları doğal karşılarlar. (sf.93)
  • Oğulları büüklerin düzenini bozup başları derde girdiğinde, anneler kendilerini hep bir parçacık suçlu bulurlar. (sf.94)
  • Oysa kimse kimsenin içyüzünü bilemez. (sf.97)
  • Her yaşamın sonunda ölüm vardır. (sf.100)
  • Ama bilmeceler ölüme vız gelir. Bilmeceyi soran ölümün kendisidir. (sf.102)
  • "Ölüm varken insanların birbirlerine durmadan kötülük etmeye çalışmaları aptallık değil de nedir?" (sf.103)


7 yorum:

  1. öncelikle kitabın ismi çok ilginç. konusu da bir o kadar ilginç gibi görünüyor. adını listeme ekliyorum.. çocuk kitapları okumayı mesleğim gereği ben de çok severim.. favorim çocuk kalbi...

    YanıtlaSil
  2. Yoksa öğretmen misiniz?

    YanıtlaSil
  3. gelcem yine biliyosun ama sana bişi sölemek için geldim, görmemişsen diye, yine kitap kazandıııın. kitap kurduyum bene baksana.
    :)

    YanıtlaSil
  4. ah ah ben de yapıştırırım kaplarım sonra. a4 poşet dosyayla kaplıyorum. ama bak önemli kitaplar için asetat kap öğütlerim. bi dene. çok güzel oluyor. ellemeye doyamıyor insan.
    :)
    çocuk kitapları sevilmez miii.
    :)

    YanıtlaSil
  5. Gördüm Deep! Çığlık attım resmen!
    Asetat kap? O nasıl ben bilmiyorum onu :/

    YanıtlaSil
  6. kırtasiyelerde şeffaf asetat kap diye sor bak.
    :)

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;