15 Haziran 2012 Cuma

Ayşe'ye...

"Benim uçtuğum gibi! Biliyor musun Jane, bazen acaba gerçekten uçtum mu diye merak ediyorum."
"Evet, uçtun."
"Ah, o eski güzel ünler! Uçabildiğim günler."
"Şimdi niye uçamıyorsun anne?"
"Çünkü ben büyüğüm canım, insanlar büyüyünce uçmayı unuturlar."
"Niye unuturlar?"
"Çünkü artık şen, masum ve kalpsiz değillerdir de ondan. Ancak şen, masum ve kalpsiz olanlar uçabilir."
Bazı şeyleri inançlarımız yaşatır, bazı şeyleri inançsızlık öldürür... Doğadan sorumlu olan tanrı Pan öldüğü için küresel ısınma başlamadı, küresel ısınma başladığı için Pan öldü. Tanrılar inandığımız sürece vardır. Tıpkı inançların da inandığımız sürece var olmaları gibi. Bu şekilde, inanç kendi içinde bir paradoks doğurur.

Her bir çocuğun gülümsemesi bir perinin dünyaya gelişi demektir, her çocuğun perilere inanmayışı bir perinin düşüp ölmesi anlamına gelir. Bir zamanlar şirinlere inanan ben, perilere inanmakta da zorluk yaşamıyorum. Spiderwick Günceleri'ni okuduğumda nasıl kendime "Acaba bir bataklığa gitsem içinden umacı çıkması ihtimali nedir?" diye sormadan edemediysem şimdi de "Belki de periler, ateşböceklerinin poposunda yaşıyordur." diye düşünmeden edemiyorum.

Absürd düşüncelerinizi diğerleriyle paylaşırsanız size bir doktora görünmeniz gerektiğini söylerler. Daha ileri gidip sizi zorla bir akıl hastahanesine kapatıp boğazınızdan aşağıya ilaç tıkmaktan çekinmezler. İşi bu noktaya vardırmadan kendinizi frenlerseniz dışlanmakla veya yadsınmakla karşı karşıya kalırsınız. Ama düzen hep aynı şekilde işler.

İnançlarınızı bu kadar kolay eleştirebilen ve bir kalemde yalanlayabilen bu topluluk sizden söylediklerinizi doğrulamak adına "kanıt" ister. "Evet," derler "madem şirinlerin yaşadığını düşünüyorsun, beni buna inandırmak için bir şirin bulup getirmen gerekecek." Ve siz onlara istedikleri kanıtı sunamadığınız için daha fazla söz söyleme hakkınız olmaz. Çünkü alnınıza bir etiket yapıştırılsın istemezsiniz ve söylediklerinizde aslında ciddi olmadığınızı belirterek oradan uzaklaşırsınız. Bir süre sonra da buna gerçekten inanıp inanmadığınız bile muamma halini alır. Buna uyum sağlamak dense de, bence sadece sıradanlaşmak, beyni hayal gücünden mahrum bırakmak veya sürüye uymaktan başka bir şey değildir.

Yine sizden kanıt bekleyen bu insanlar yüzlerce yıl öncesinden kalma, Tanrı tarafından yazıldığı iddia edilen ancak bu konuda bir kanıta ulaşılamayan bir kitap yüzünden kitlesel savaşlar başlatabilir, kendi Tanrı'larının daha iyi olduğu iddiası ile insanları, canlıları ve doğayı öldürmeye kalkışabilirler. Onlardan kanıt isterseniz size ya evrenin mükemmelliğinden dem vururlar ya da cüretinizden dolayı kafanıza sert bir cisimle vururlar, bunun başka yolu yoktur.

Bir şekilde yontulmamak, hayal gücünden arınamamak (!) başınıza bela olur ve yaşanacak başka iklimler düşlemeye başlarsınız. Böylece kendi dünyanızı yaratırsınız ve yaşamınız artık geri dönüşü olmaz biçimde ikiye bölünmüştür. Kendi dünyanız, yarattığınız dünya ve gerçek dünya, yani onların dünyası.

Yapabileceğiniz en iyi şey her şeyi unutup onların dünyasına uyum sağlamaktır, bu sizi parçalanmışlıktan kurtarır ve eğer becerebilirseniz sıradanlaşmanın huzurunu tattırır. Aksini düşünmek bile korkunçtur...

Aksi takdirde...
Yani bunu beceremediğinizde- 18 yaşına gelseniz de , 28 veya 38 yaşına gelseniz de elinizde çocuk kitaplarıyla dolaşır, Peter Pan bir gün bir anneye ihtiyaç duyarsa diye pencereyi açık bırakır, gezegeninizde fil beseler, havuç yetiştirir, çizgi film izler ve aslında ait olduğunuz Düşler Ülkesi'ni arar durursunuz...

4 yorum:

  1. işte cessie sen bunları yazan kişisin en çok.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. *.*
      Ben küçük kız çocuğuyum.

      Sil
  2. O zaman mutluluktan yazamamıştım.Böyle bir yazının bana adanmış olması,başlığın adımı taşıması falan gözlerimi dolduracak derecede beni sevindirdi,nasıl teşekkür etsem bilemedim. :) iyi ki yakınlarımda bir yerdesin!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eneeem *.*
      Yapma böyle şeyler... Şooluyorum.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;