14 Haziran 2012 Perşembe

Nadiren de olsa düşünürüm...


Dün üşenmeyip erinmeyip düşündüm de ben... Düşündüklerimi derleyip toparlama ihtiyacıyla da yazıyorum işte. Biliyorsunuz, o işi sessiz sedasız yapamıyorum.

Genel anlamda mutlu bir insan olmadığımı biliyoruz. Ve ben bunu hep eksiklik olarak gördüm, ama hep. Çünkü aranan şey mutluluktur. Mutluluk talep edilir. Mutluluk kovalanır, mutluluğu elde etmek için eldeki pek çok şeydan feragat edilir. Ya da edilirdi.

Fark ettim ki durum eskiden böyleydi. Şimdi melankoli prim yapıyor...

Etrafınıza bir baksanıza... Pierre'in cümlesini "Kendini mutsuzluklarıyla tanımlayan öyle çok insan var ki..." diye değiştirebiliriz belki. Şimdi "kaybeden" olmak revaçta.

Peyami Safa'nın bununla ilgili güzel bir cümlesi vardı, şimdi toparlayamıyorum. Ama anlatmak istediği aşağı yukarı şuydu: "Gerçekten mutlu olamayan insanlar bu hastalıklarını bir sır olarak saklar. Mutsuzmuş gibi davrananlarınsa durumu asla o kadar vahim değildir."

Bu konuda herhangi bir şey söyleyemem... Kimin ne ölçüde mutsuz olduğunu bilemem, bunu sorgulamak haddim değil. Ama belirtmek isterim ki bu güzel değil...

Şimdilerde pek çok insan kendisini "sorunlu" olarak tanımlamaktan anlaşılmaz bir haz alıyor alttan altan. Ama sahip olduğumuzu düşündüğümüz takıntılar, bizde olduğunu idda ettiğimiz sorunlar sanıldığı gibi bizi görkemli bir farklılığa veya sorumluluğun yükünü sırtımızdan alan bir deliliğe kavuşturmuyor. Aslında her biri üstesinden gelmekte yetersiz kaldığımız olayların birer yansıması veya ego'muz -benliğimiz- oluşurken bir şekilde ters giden bir şeyler olduğunun birer göstergesi. İşte bu nedenle bu gibi sorunlara sahip olan pek çok insan durumunu ilan etmek istemez. Olayın dışında bulunan ve kulaktan dolma bilgilerle bu şekilde bir özellik kazanacağını sanan insanlarsa "bir psikoloğa ne kadar ihtiyaçları" olduğunu ballandıra ballandıra anlatır. Oysa bir anlamda hepimizi bir şeyler zorlamıştır ve bir anlamda hepimizin sağlıksız bir yanı var. Yine de herhangi bir davranışın psikolojik / psikiyatrik rahatsızlık olarak nitelenmesi için kişinin hayatını ciddi anlamda zorlaştırıyor olması ve belirtilerin belirli bir süre boyunca devam etmiş / ediyor olması gerekir.

Velhasılı demek istiyorum ki, antideprasan kullanmak sizi bir basamak yukarıya taşıyacak bir nişane değildir. Nasıl ki öksürük şurubu kullanıyorum diye "daha özel" olmuyorsanız, antidepresan kullandığınızda da "daha özel" olmayacaksınız. Kaldı ki bu gibi ilaçların pek çok yan etkisi vardır. Ne ilacı olursa olsun, bir tarafı düzeltirken bir yerlere zarar verme ihtimaliniz mevcut -ki uzun süreli kullanımlarda bu olasılığın daha yüksek olduğunu düşünüyorum. Her şeyi bir kenara bıraksanız sırf o ilaçları renklendirmek için kullanılan boya maddesi bile böbreklerinizin fazla mesai yapmasına sebep oluyor.

Canlarım, aklınızı başınıza devşirin...
Herkes neşeli ve eğlenceli insanlar olsun ister çevresinde. Luuzır'ı oynamanın bir anlamı yok.
Bu dünyada sadece bir kez yaşayacağız ve hepimizin en büyük dileği mutlu olmak. Doğrusu bu, normali bu...
Aksi davranışlar sergilemek sadece samimiyetinizin sorgulanmasına yol açar, bir de ölü balık gibi dolaştığınızla kalırsınız.

Olduğunuz gibi yeterince özelsiniz.
Üstelik melankolinin bu derece moda olduğu bir çağda şen şakrak olmak, mutsuzluktan memnun oluş palavraları sıkmak yerine küçük uğraşlar edinmek, hayatı daha dolu kılacak şeylerle uğraşmak sizi olmak istediğiniz kadar "farklı" kılacak.

4 yorum:

  1. okudum, anladım, aa benim ulan bu dedim:) bu aralar bu konuyla ilgili çok postlar yazıyorum, "yeterince" olduğum kanaatine varamadım henüz:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır Semmma, sen olsan olsan yazıyı "yazan" kişiler tarafında olabilirsin. Benim sözünü ettiğim insanlar çok farklı.

      Elbette özelsin, çok özelsin.
      Çok hassassın ve zevk sahibisin. Sıradan bir insan olmadığın açık.

      Sil
  2. sesiiiii. sen mutsuz değilsin. sadece fazla akıllısın ve çok fazla düşünüyosun. senin mutsuzluğun senden kaynaklanmıyor. çevresel faktörlerden. sınav okul ve sığ insanlar gibi. bir de herkes gibi sınavlara zorunlu tutulmak ilerlemek için.

    hadi işallah seneye farklı olacak hayatın.
    ve mutsuzluk sözcüğünü unutacaksın farkında olmadan.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım öyle olur Deep.
      Matematik sınavım da sandığım kadar kötü değilmiş zaten :)

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;