25 Temmuz 2012 Çarşamba

rüya*


Görsel: Zerochan
Bunu gördüğüm bir rüya üzerine yazıyorum. 
Etkilendiğim her şeyde olduğu gibi kaybeden ve yürürken tökezleyen cümlelerle...
Ve bu yazıda size birini anlatıyorum ismini vermek istemediğim.
Onu "NOTA" diye adlandırıyorum, çünkü müzikten bağımsız düşünemiyorum.
***
Hayat kimi zaman kimi insanlar armağan ediyor bize.
Nota onlardan... Nota hep bu dünyaya fazla geliyor. Nota hep biraz kendini arıyor da bulamıyor. Ama Nota çok yardımsever, Nota dışarıya karşı çok güçlü, çok umut dolu. Nota çok neşeli, neşesiyle boy ölçüşemiyorum. Ama Nota hep üzgün, hep anlaşılamamış, biraz da hep kaybetmiş, kazançlarının içinde bile.
***
Nota bana hiçbir şeyini anlatmıyor...
Nota üzgün zamanlarında insanları başına toplaycak biri değil.
Belki de yanılıyorum ama ben böyle hissediyorum...
***
Gece uykumda pek çok misafirim oldu.
Huzursuz bir uykuydu, kâbuslarla bölünmeye adaydı. Nota o kâbusları rüyaya çeviren insan oldu.
 Nota benim için, paha biçilmez bir sığınaktı.
Nota bu gece gerçekten hayatımı kurtardı, rüyada dahi olsa...

 ***
Ortalık mahşer yeri gibiydi. Herkes bir taraflara koşuyordu, her yer her yerdeydi.
Kurşunlar havada uçuşuyordu. Koşuyordum ve korkuyordum.
Rüya bu ya, başka bir uzamda, başka bir zamandaydık. 
Bunlar öyle kurşunlar değildi yarayı delip geçen, etrafı kızıl kana boyayan. 
Minik bir yanık bırakıyordu değdiği yerde, bir de tarifsiz bir acı... 

Birkaç arkadaşıma isabet ettiğini gördüm.
Ortalık zehir yeşiliydi, hani çizgifilmlerde de olur. 
Dumanlar yükseliyordu, insanlar bağırıyordu...


***
Nasıl olduğunu bilmesem de kurşunlardan biri  bana da isabet etti.
Omuzumdan yaralandım. Küçük bir inleme çıktı ağzımdan, fazlası değil.
Bir köşeye geçtim, yarama baktık.
Önce şaşırdım, "Minicik" dedim.
Sonra acının keskinliği ile karşılaştım. Ne yapabilirdim ki, o ortamda, o mahşer anında.
Elimi tuttu. 
Omuzuna yaslandım, gülümsedim.
Sonra minik bir öpücük kondurdu yanağıma. 
Önce tedirgin oldum, bilse üzülürdü dedim. 
Sonra içimdeki ses haykırdı "Ama o Nota! Herhangi biri değil ki!" 
Ona hak verdim. 
Tekrar gülümseyerek baktım yüzüne.
***
Rüya bu ya, rüzgârın yönü değişti, ayrılıverdik.
O uzaklaşınca acıyı tekrar hissetmeye başladım ve peşinden gittim.
Bir an aradım, tekrar ona sığınabileceğimi düşündüm... Bulamadım... Biraz da ürktüm, istemedim...
Ama anladım, yani o an anladım işte. 
Nota'nın kim olduğunu, hayatımın neresinde olduğunu...
O beni arayıp sormayan, benim arayıp sormadığım ama ihtiyacım olduğunda kendimi yanında güvende hissedeceğim, ihtiyacım olduğunu bildiğinde kollarını açıp beni bekleyeceğini bildiğim tek insan...

17 yorum:

  1. bence o nota çok şanslı.
    çünkü senden başka sesiii yok.
    :)

    ankara olsun okul olsun kitap olsun ama senin hiçbi işin olmasa hiç sadece yaşasan ve yazsan diyorum.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben işimi de yazarım ki Deep. :D
      Hep yazarım.

      Ben de şanslıyım Deep. Nota çok çok iyi, hassas, özel bir insandır.

      Sil
  2. rüyanın analizini kendince yapmışsın bile..:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Analiz sayılır mı bilmem ama daha uyanmadan düşünmüştüm onları belki de :)

      Sil
  3. bi deee, fransız sineması yazımı 2 bölüm daha yazıcim ve 2012'ye dek en iyi filmlerin listesini yapıcim. belki izlersin bazılarını.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii ki izlerim Deep. Yaz tabii, heyecanla bekliyorum.
      Belki sonra kitaplara da değinirsin?

      Sil
  4. ivit. fransız edebiyatını da yazıcim.
    :)

    YanıtlaSil
  5. bugünkü son yazımı okudun mu.
    dikkatini çekti mi.
    senin eski yazılarından birinde benzer bi konu vardı.
    bugün son 20 yazına filan yorum yaptım.
    o yazıda söledim okusana diye.
    :)
    bak belki spama düşüyodur.
    oku bak yazımı hatırlarsın.
    yorum yapman önemli diyil ama okusana.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okudum tabii, sen haber vermeden önce okumuştum. Sadece yorum yapmadım :)

      Sil
  6. nasıl güzel anlatmışsın. sıkı sıkı tutun notaya, o da sana tutunsun, seni hiç bırakmasın. senin kalbin hassas çünkü, anlattığına göre onun da. birbirinizi en iyi siz anlarsınız. aynı duyguyu paylaşanların daha kolay anlaşacağını düşünürüm hep.

    bide hiçbir şeyini anlatmıyor bana diyorsun ya, belki anlatmak istiyordur, beceremiyordur. öyledir. bazen çok konuşmak istersin, anlatmak istersin, çıkmaz o sözcükler ağzından. bazı insanlar kolay açılamaz. dinle onu. emin ol açılır sana.

    "Yürekten sevdiğin bir insan varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir..." Haruki Murakami'nin yeni kitabının tanıtımında böyle bir cümle geçiyor, okumadım ama beni çok etkileyen bir cümle. bazen öyle oluyor, aramasan, sormasan, görüşemesen de öyle birinin oluşu seni rahatlatıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle. Hiç konuşmasak da o orada olsun, hep olsun. Bu beni rahatlatmaya yeter.

      Gerçekten hiç konuşmuyoruz. Ama ben ona çok değer veriyorum. O hakkımda ne düşünüyor bilemem tabii. Bazen de böyle bi anaçlaşıyorum, onu koruyayım kollayayım istiyorum, hiç üzülmesin. Tabii, hayat işte. Sevdiklerimizin üzülmesine de engel olamıyoruz.

      Paylaştığın cümle benim de çok hoşuma gitti.
      Haruki Murakami okumadım hiç.
      Eğer beğenirsen bana da haber ver olur mu? Güzelse okunacaklar listeme ekleyeyim.

      Sil
    2. ne yazık ki öyle. engel olmaya çalışırız ama olamayız bazen.

      kitabı bende yok ama tanıtım yazılarını çok okudum, almak istiyorum. alıp okursam tabiki söylerim yorumlarımı :)

      Sil
    3. Ah.
      O zaman ilk kim okursa o yorum yapıp diğerlerine ışık tutsun :)

      Sil
  7. ilginizi çeker belki :) http://www.evekitap.com/blog/evekitap-blog-yarismasi-kitap-isteyin-gonderelim/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çekmez mi? Çeker bence.
      Evet çekti.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;