17 Temmuz 2012 Salı

Şu an burada olmayan fakat olması istenen kişiye...

Merhaba...
Yine ihtiyaç duyduğum bir anda ortalıkta yoksun. Ama alıştım artık... Hayır serzenişte değilim, şikayet etmiyorum. Senin de benim de elimde olmayan nedenler yüzünden böyle olduğunu biliyorum. Ama bunu bilmek yalnız hissetmeme engel olmuyor...

Annem uyandırdı beni... Kalkıp yemek yapmıyormuşum, anca yatıyormuşum, günün çoğunu yatarak geçiriyormuşum, ne bir kitap okuduğum varmış (?!) ne de başka bir şey yaptığım... Sanki kalkınca elime bir aktivite listesi alıp hangisinden başlayacağıma karar veremeyecekmişim de yazı tura atmak zorunda kalacakmışım gibi... Ayrıca- ben kitap okumuyorsam kim okuyor?

Tüm sene çalışmanın -çalışmadığımda da çalışmıyor oluşumun vicdan azabının - getirdiği yorgunluğu göz önünde bulundurup en azından tatilde beni rahat bırakırlar diye düşünmüştüm. Gerçekten bomboş olmanın ve tasasız olmanın ne olduğunu hatırlarım diye düşünmüştüm. Ama bu bana çok görüldü ne yazık ki...

İçimdeki suçluluk duygusundan kurtulmanın bir yolunu bulamadım, 7 yaşından beri bu iç huzursuzluğu ile yaşıyorum... Ödevlerimi gece yarısına bırakmanın huzursuzluğuydu, sonra sınavlara yeterince çalışmamanın huzursuzluğu oldu, sonra ailemi hayal kırıklığına uğratmanın getirdiği huzursuzluk, sonra kendimi salmış olmanın getirdiği, sonra kendimi bir türlü toparlayamamanın getirdiği, sonra sınavın getirdiği şimdi de annemin istediği gibi biri olamamanın getirdiği huzursuzluk... Ben de tüm bunlardan bunalıp uzaya kaçtım...

Keşke gerçekten böyle bir sığınağımız olsaydı, bunu çok isterdim... Gerçekten çok isterdim çünkü bazen bu ait olamama hissi beni öldürecek sanıyorum...

Neyse, ne diyordum?
Babam köyde olduğu için bilgisayar başına geçtiğimde annemi oturma odasında yalnız bıraktığımı düşünerek üzülüyorum. Oraya gittiğimde "bir kalkıp toz alayım demediğim, iki kap yemek yapmadığım" için yakınmasını dinlemek durumunda kalıyorum. Yemek yiyince sofrayı toplamasına yardım etmiyor oluşum içime dert oluyor. Onu yapsam bulaşıkları yıkamamış oluyorum. Onu yapsam -ki yapmadım- toz almamış olacağım, yemek yapmamış olacağım... Onları da yapsam markete gitmediğim için söylenir, biliyorum. Ama ben ölü kadar sabit kalmak istiyorum. Bunların hiçbirini düşünmek istemiyorum, hiçbir şey düşünmek istemiyorum.

Bak, ben bazen gerçekten - çok yorgunum.
Olduğum kişi olmaktan, yaptığım seçimleri yapmaktan ve sonra onları savunmak zorunda kalmaktan yoruldum, sıkıldım... Beni buna mecbur etmeseler keşke...

Ne yaparsam yapayım ailem yanımdadır diyemem, çünkü öyle olmadığını görüyorum. Eğer hayallerimin peşine düştüğümde eve başaramamış olarak dönersem bana "üzülme" demek yerine "ben demiştim" diyecek bir yığın insan olduğunu biliyorum. Ama denemek zorunda olduğumu da biliyorum.

Esin benden bir sanatçı çıkacağını söylemişti, ona güldüm. Sadece güldüm. Söylediği öyle boş geldi ki. Sanki bunun bir önemi var mı? Onları memnun etmeyi sağlayacak bir şey mi sanki?
Ama gerçekten ben bu içimdeki huzursuzluğun işlenmesini istemiyorum. Onu tortop edip çöp kutusuna yollamak istiyorum. Bu içimdeki şey, beni durdurmayan, bana rahat vermeyen şey ölsün istiyorum. Ne şekilde olursa olsun ve neye mal olursa olsun...

Herkesin her zaman söyleyecek bir şeyleri var / oluyor. Sınav sonuçları açıklandıktan sonra ve tercih yapma vaktim geldikten sonra daha çok olacak biliyorum. Artık karşı çıkmaya çalışmak çok sıkıyor, kaç bininci kez söylüyorum bilmiyorum ama yo-rul- dum! 

Ayrıca korkuyorum. Bir şekilde haklı olmalarından ve başaramamaktan korkuyorum. Geri dönüp hepsine hesap vermekten -kendime hesap vermekten korkuyorum. Kimilerine göre bu başarıyı tetikleyici unsurdur, benim üzerimdeki baskıyı arttırıyor sadece. Kararlılığımı da zerre kadar etkilemiyor. Ben bu kararlılıktan da korkuyorum. Bir zaman gelmesinden ve seçim yapmaya zorlanmaktan da korkuyorum.

Ve bunları düşünmek için o kadar erken ki...
Beni buna zorlamalarından da nefret ediyorum,sabit fikirlerinden ve önyargılarından ettiğim kadar.

10 yorum:

  1. Klasik sınav sonrası boşluk gibi geldi ki bende de var kesinlikle. Sana destek olmadıklarını gördükçe daha da artıyor ve farkında olmadan seni boğuyor. Ben yürekten inanıyorum ki bu ruh hali en kısa zamanda -2 ay diyelim- geçecek yani inşallah. Sen kalbini ferah tut.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2 mi ay?!
      2 ay çok ya! 2 güne geçsin işte...

      Sil
  2. Yazıyı 'evet ya, işte annem, aha ben' diye diye okudum... Başarısızlıktan korkma, kaçma hissi bende de bolca mevcut.
    Tek teselli iyi, kötü sonuçlanıp geçecek olması.
    Ama çabuk geçsin.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben contayı sıyırmadan mümkünse..

      Sil
  3. ah cessie, uzayda bir kişilik daha yer var mı ki acaba?

    teselli cümleleri sunmayacağım sana, yazındaki çoğu duyguyu yaşadım çünkü. istediğim zaman yanımda olamayan insana hep serzenişte bulundum, hep kaçmak istedim ve hep ait olamadım bu dünyaya.

    bende sende olmayan daha kötü bir şey daha vardı ne yazık ki: kararsızlık. sen en azından bir hedef belirlemişsin, o yolda yürüyorsun. korkuyorsun, belli ki çevren seni onlara göre daha uygun mesleklere yönlendirmeye çalışıyor. ama tercihler konusunda herkesin bir fikri vardır ki. herkes hayalindeki mesleği söyler, gerçekleşmeyen hayallerinden bahseder ya da senin için korkar, daha net mesleklere yönlendirmeye çalışır seni. ama hayat senin cessie. korkmanı anlıyorum, başaramamaktan, haklıydınız demekten korkuyorsun. ama mutsuz olmandan daha iyi bir şey değil ki bu. sen mutlu olursan onlar da mutlu olmaz mı? herkesi mutlu etmeye çalışmak öyle zor ki.

    düşüncelerin hatta okuduğun kitaplar, demiştim ya kitapları su içer gibi okuman yaşının ötesinde ve sadec bunlara bakarak bile ben başaracağına gerçekten inanıyorum, sen de inan olur mu? böyle zamanlarda insan bocalar, biliyorum. ama hayallerine sıkı sıkı tutun, onları kaybedince elinde pek de bir şey kalmıyor.

    üzülme artık, olur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle şunu söylemek istiyorum:

      Uzaydaki evimiz çok büyük ve pek çok odası var. Yani ne zaman istersen misafir olabilirsin. Ama bunun haricinde istersen sana yedek anahtarları vereyim, yalnız kalmak, hiç insan yüzü görmemek istersen biz yokken de gidip kafanı dinlersin böylece ;) Ve, orada keşfetmediğimiz çok fazla yer var, ormanın içine hiç girmedik. Ama deniz kenarında bisiklet sürebilirsin.

      Evin arka köşesinde Benjamin var (filimiz.) Meyve verirsen seve seve yer :D Ve tavşanlar var, onları da mıncırabilirsin :D

      Karar vermek çok zor oldu. Ama verdim sonunda. İnsanın ne istediğini bulması çok zor ve verdiğim karar doğru mu değil mi onu bile bilmiyorum çünkü kendimle ilgili ve kendimle olan iletişimimle ilgili çözümleyemediğimiz pek çok sorun var. Ama en azından bir karara vardım. Ve bunun peşinden gideceğim.

      Alışacaklar, yapacak bir şeyleri yok.
      Ben de alışacağım, onay beklemeyi bırakacağım ve başkalarının düşüncelerini önemsememeyi öğreneceğim.

      Sil
  4. :)

    bak buna çok sevindim. kaçabileceğim, gidebilceğim hiçbir yer yok ki zaten. deniz kenarında bisiklet sürmeyi çok severim, hımm ormana girmek, bilemiyorum, korkabilirim :) beraber gidersek tamam :)

    benjamine karşıdan meyve uzatabilirim. tavşanları da çok mıncıklamadan okşayabilirim. lennie'yle george'ın hayalleri gibi oldu bizimkisi :) bizim çiftlik uzayda yalnız :) insanların ulaşamayacağı yerde :)

    karar vermek çok güzel ki cessie. bir şeyin ardından gidebilme cesareti gösterebilmek. tecrübe etmeden doğru ya da yanlış seçim yapıp yapmadığını asla bilemeyiz ki. önemli olan hayallerin ve onların ardından gidebilmen. doğru ya da yanlış, istediğin yolda yürüyeceksin, bu çok güzel.

    alışırlar, hem istediğin üniversite de çok güzel ki. herhangi bir yer değil. sen başarıp mutlu oldukça onlar da olacak inan bana. mutsuz olsan ama başka bir bölümde okusan ne anlamı kalır ki? her şey yolun gidecek, hadi, sıkma artık canını. sen sınavı atlattın, bunu mu atlatamayacaksın?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eveet George ile Lennie gibi oldu gerçekten :D

      Haklısın. :)

      Sil
  5. sesiiiii.

    son yazımı okudun muuuuu.
    :)
    sahilde kuşlar.

    bu sölediklerine benzer bişi.
    :)

    sanırım ankarada azalır huzursuzluğun.
    :)

    YanıtlaSil
  6. Evet Deep.
    Okudum ama yorum yapmadım. Ne desem bilemedim :)
    Çok güzeldi.

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;