13 Temmuz 2012 Cuma

Yollarda Sürünürken...

Biliyorsunuz, geçtiğimiz günlerde otobüsteydim. Önce Düzce'ye gittik, oradan Çorum'a bağlı olan Osmancık'a geçtik... Ve bu 27 saatlik bir yol demekti. Bu süre içinde otobüste iç sıkıntısından bayılmamak adına film izledik. Ben de o filmleri bir paylaşayım dedim.

İzlediğim ilk film Av Mevsimi'ydi... Cem Yılmaz seneler sonra ilk kez böyle bir filmde mi oynamış neymiş, çıktığında baya bi konuşulmuştu ama ben bir türlü izleyememiştim. Yolculuk bahanesiyle izlemiş oldum. Zaten oyuncu kadrosu tapılası, her birini teker teker ve bütün halinde sever ve de öperim!

Av Mevsimi dram-polisiye tipi bir filmdi sanırım. Güzeldi, ben sevdim. Filmde Şener Şen'in olmasını ayrıca sevdim ve onu ağır başlı bir polis olarak görmek güzeldi. Okan Yalabık antropoloji okumuş fakat iş bulamamış, bu nedenle polisliğe yönelmiş birini canlandırıyordu. Cem Yılmaz'ı İdris isminde bir polis memuru olarak görüyorduk. Öfke denetiminden yoksun oluşu ve -her polisiyede olur ya- uçuk kaçık hareketleri ile Deli lakabıyla biliniyordu...

Ve tabii ki Çetin Tekindor...
Çetin Tekindor ve Şener Şen iki av meraklısını canlandırdılar. Bunlar arasındaki çekişme, evet izlenesiydi. Ben sevdim.

Aşkın 500 Günü romantik bir filmdi. Bunu Düzce'de kalabalıktan sıkılınca kaçıp yerleştiğimiz balkonda izledik. Ancak sonunu getiremedik, bizim yola çıkmamız gerekti. Yani bu da tamamlanması gereken filmler arasına yerleşti.

Aşkın 500 Günü her ne kadar sıra dışı bir film olduğu iddia edilse de sıradandı bence. Esas oğlan hayatının kadınını arıyor ve onu buluyordu fakat esas kızımız aşka inanmıyordu. Hâl böyle olunca bir türlü isimlendirilemeyen bir ilişki, ani bir terkediş ve muhtemelen -bizim göremediğimiz- yeniden bir araya gelme yaşandı. Yine de izlenebilir.


Dönüş yolunda izlediğim ilk film Çık Aramızdan'dı. Tam bir Robin Williams klasiğiydi. Robin amcamız bu kez sıradışı bir pederi canlandırıyordu. Nikâh kıymadan önce çiftleri bir kursa alıyor, evliliğe hazırlık sürecinde gerçekten birbirleriyle anlaşıp anlaşamayacaklarını, birbirlerine uygun olup olmadıklarını anlamalarını sağlama amaçlı bazı testler uyguluyordu.

Başta işler sarpa sarsa da çiftimiz sonradan -her romantik komedide olduğu gibi ve beklendiği üzere- durumu toparlayıp birbirlerine kavuştular. Boş vaktiniz varsa izleyebilirsiniz ancak çok ahım şahım bir film değildi.

Ve dönüşte izlediğim ikinci film de Pers Prensi - Zamanın Kumları'ydı. Biraz tarihiydi biraz da ımm... aksiyon dolu... Bunu Ridade izleyip çok beğenince bana da izletti. Donnie Darko ile gönlümüzde taht kuran Jake Gyllenhaal (yazmak çok zor oldu) 'ı Pers Prensi Destan olarak görmek fena olmadı doğrusu. Tamina isimli prensesimizin ülkesine saldırıp onu esir alamaları sonucu gelişen olaylar, ortaya çıkan bir ihanet ve olmazsa olmaz olacak Destan- Tamina aşkı ile klasik bir filmdi, şaşırtmadı.

Bence film genel anlamda iyiydiyse de sonunu güzel bağlayamamışlardı, basit kaçmıştı. Ama zaten yolculukta yapacak daha güzel bir işim yoktu. Hazır elime fırsat geçmişken izlemiş oldum.

Filmlerin hiçbiri derinliği olan filmler değildi. Belki Av Mevsimi'ni bir nebze daha dışarıda tutabiliriz ama çok değil. Boş zamanınızda izleyebileceğiniz, tamamen eğlenmeye ve vakit öldürmeye yönelik, izleyene çok fazla şey kazandırmayan, olsa da olur olmasa da olur filmlerdendi.

İşte bu şekilde yolculuğumu renklendirdim.
İzleyip izlememek konusunda karar vermek de size kaldı ^.^

9 yorum:

  1. Pers prensi güzeldi heyecanlıydı filan ama ben başrol oyuncusunu hiç yakıştıramadım çok ciks geldi bana eski dönem kahramanı için:) robin williams a bayılırım eğlen coş işte robin:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başrol oyuncusunu yakıştırdım da o saçları ona yakıştıramadım :D Ben kısa saçları okul üniformasıyla tanımıştım onu *.*

      Sil
  2. Pers prensini ve Çık Aramızdan ı izlemedim..:))Çık Aramızdan oyuncuları için bile seyredilir sevdiklerim hepsi de:))

    YanıtlaSil
  3. aşkın 500 günü benim iletişim ödevimdi. dialogları yazmak için kimbilir kaç defa geri sardım ve izledim. böyle olunca insan biraz bıkıyor tabi :)

    genelde kadınlar evlenmeye daha hevesli görünür ya, burda tam tersi bir durum vardı, ondan mı sıradışı demişler acaba? ya da isim oyunu yapmışlar sonunda, ondan mı? bilemedim şimdi. bu ayrı bir ödev konusu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman düşünme bence böyle çok...
      Üzerine çok düşünülesi bir film gibi gelmedi bana. Öyle miydi yoksa?

      Sil
    2. yok yok değildi, ödevimdi ya derin düşünmüşüm demek ki :)

      Sil
  4. ya sen eskiden film de izlerdin.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilgisayarım izin verse yine izleyeceğim ama donuyor, resetlemek zorunda kalıyorum, net gidiyor... Bir tamire ihtiyacı var...

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;