25 Ağustos 2012 Cumartesi

Bu gün anneme çok kötü davrandım çok... Ve gerçekten çok üzülüyorum.

Ben uyurken bana gelen bir paketi açmış. Beni sinirlendiren buydu. Bir an kendimi saygısızlığa uğramış -ki uğramıştım- hissettim. Kişisel alanıma tecavüz edildiğini düşündüm, çok sinirlendim. Bir de özür dilemek yerine kendisini savunmaya kalkışması, "Saygısızsın!" dediğimde "Evet" diye cevap vermesi yüzsüzlük gibi geldi o an... Ama şimdi düşününce, yüzünü gözümün önüne getirince anlıyorum. Aslında benim bu kadar kızacağımı, üzüleceğimi gerçekten düşünmemişti. Buna hayret etti o da. Anlamadı. Yani ne saygısızlıktan ne yüzsüzlüktendi. Sadece farkında değildi ne kadar üzüldüğümün veya sinirlendiğimin...

Beni ciddiye almadığını düşündüm daha çok sinirlendim, hiçbir şey söylemek istemedim, onu kırmak istemedim. Sadece kendi kendime ağlamaya başladım.

Ağlarken tek düşündüğüm benim için önemli ve özel olan bir şeyin mahvedildiğiydi. Beni sakinleştirir diye Ebru'yu aramak istedim ve cep telefonunu almak için salona gittim. Ama annemi orada teyzemle otururken görünce dayanamadım. Bağırdım ona, "Beni çok mutlu edecek bir şeyi mahvettin! Mutlu musun?!" diye. Sonra da bir sürü ağladım, "Her şey mahvoldu" diye... Gerçekten o an başka hiçbir şey düşünemiyordum.

Belki odama geldiğinde "Kızım, doğru olmadığını biliyorum ama merakıma yenildim. Sana gelen paketi açtım" diye bir açıklama yapıp öyle verseydi gelenleri böyle olmayacaktı. Belki değil, kesinlikle olmayacaktı.

Ben öyle bağırıp çağırıp odama kaçınca, iki büklüm yerde ağlayınca o da çok üzüldü. Benim Ankara'ya gidecek oluşum hepimizi yıpratıyor galiba... Bunu düşündükçe ağlıyor zaten. Beni öyle görünce o da ağladı bir sürü, özür diledi. Çok üzüldüm. Her şey için...

İki saniye önce odama geldi, yine ağlıyorum. Beni böyle görünce de sordu sebebini, yine çemkirdim kadına, dışarı çıksın diye... Niye böyleyim ben?! Oysa onu üzmüş olduğum için ağlıyorum şu an ve daha da üzeceğim için...

Ben gidince, alışana kadar ağlayacak hep, biliyorum. Böyle olması beni de geriyor. Benim okulumla ilgili konuşmaya başlayınca o da ağlamaya başlıyor... İçine atsın istemediğim için "Sen böyle yapınca üzülüyorum, geriliyorum" diyemiyorum. Ama kendisini öyle üzüyor oluşu beni çok incitiyor... Onu burada böyle bırakmak istemiyorum. Babam da o da genç değiller. İyi olsunlar, mutlu olsunlar istiyorum, kendilerini yıpratmasınlar istiyorum. Ama bir hayalim var, bir hayatım olacak. Adana'ya tercihlerim arasında yer vermediğim için de pişmanlık duymuyorum. Bunun olması gereken olduğunu bildiğim halde "Bencillik mi?" diye sormadan edemiyorum.

İşte bu bekleyişler yıpratıyor insanı. Olaylar değil, düşünceler üzüyor hep... Her şey bir anda olup bitse, düşünmeye fırsat bulamasak keşke... Keşke mucizevi bir şekilde iki gün içinde falan okula başlıyor olsaydım. Bu annemin ağladığı günleri azaltmaz mıydı? Ben gidene dek ayrılacağımızı düşündükçe kötü oluyor. Ben gittiğimde ayrıldığımızı düşünerek kötü olmaya devam edecek. Ama eğer hemen gidiyor olsaydım "ben gidene dek" kısmını atlamış olacaktık...

Ne yapsam her şey daha kolay olur annem için bilmiyorum. Bazen "Daha çok zaman geçirelim" diye düşünüyorum, "birbirimizi özlediğimizde hatırlayacak güzel anılar yaratalım." Bazense ortada görünmemek, yokmuş gibi davranmak daha doğru olacak gibi geliyor. "Evde olsa da odasından çıkmıyordu, yüzünü görmüyorduk" diye düşünmeleri belki onlar için kolaylaştırır diyorum. Hem ikincisi daha kolay geliyor çünkü annemin hiç beklemediğim bir anda ağlaması gibi bir ihtimal olmuyor...

Çok bunaldım çok...
Tüm sene bekleyişlerle geçti... Sınavı bekle, sonucunu bekle, sonra diğer sınavı, sonra diğerini, sonra bunların sonucunu, sonra tercihleri, sonra tercih sonuçlarını, şimdi kayıtları... Beklemek bana göre değil, ben harekete geçmek isterim. Her şey ne olacaksa olsun isterim.

Eğer teyzem bizde olmasaydı annemle uyurduk bu gece. Ben bir şey demezdim ama o bu günkü davranışım yüzünden üzüldüğümü anlardı. İşte bunun için misafir falan istemiyorum -.-

Sanki hiç kimse hiçbir şeyi benim için kolaylaştırmıyormuş gibi geliyor. Bir gün hayallerimin peşinden gideyim derken arkamda üzgün veya benim için üzülmüş insanlar bırakmaktan çok korkuyorum. Ama kimseye bir şey söyleyemiyorum. Hiç birini herhangi bir konuda yönlendirmek istemiyorum. Benim yüzümden kendilerini kısıtlasınlar veya bir şeyleri içlerine atsınlar da istemiyorum.

Tek çocukları olmam, daha önce hiç ayrılmamış olmamız, benim büyüdüğümü asla görememeleri -ki bunu ben de görebilmiş değilim o ayrı- durumu dramatikleştiriyor. Aslında dışarıdan bakınca gereksiz, komik... Ama içindeyim ne yazık ki. Anneme nazaran daha mantıklı düşünüyor olsam da ve onun gibi hissetmiyor olsam da ben de etkileniyorum işte. O annem. O hep gülsün istiyorum, hiç üzülmesin...

Böyle işte, içimde hem üzüntü, hem suçluluk duygusu var...
Galiba her şeyden biraz var... Keşke keşke keşke daha sağlıklı iletişim kurabilseydik. Keşke kendime hakim olsaydım, öyle bağırıp çağırmasaydım. Keşke umursamadığından değil anlamadığından öyle davrandığını fark edebilseydim. Ben anlamıyor oluşuna saygı gösterirdim, buna alışmıştım... Birileri tarafından anlaşılmamaya alışmıştım... Ama umursanmamak üstesinden gelebildiğim bir şey değildi işte...

Neyse...
Yarın teyzem abimlere geçiyor. Babam da köyde olduğundan annemle baş başa kalıyoruz. Belki çarşıya gideriz bana sutyen almaya :D Ve kartlarımı atmaya. Evde misafir olmazsa annemle zaman geçiririm, kitabımı alır yanında otururum. Şu gerzek bilgisayardan biraz uzak dururum. Olayı dramatize etmeme adına çaba sarf ederim ve annemi de "sadece okula gittiğime, eve belirli aralıklarla döneceğime, bu kadar üzülmesini gerektiren bir şey olmadığına, milyonlarca insanın bunu yaşamış ve yaşıyor olduğuna" ikna ederim...


20 yorum:

  1. Ben de tek çocuğum ve daha önce ailemden hiç bu kadar süre ayrı kalmamıştım. O yüzden, şu an oldukça benzer bi' dönem içerisindeyiz diyebilirim. Ve gerçekten, çok iyi anlıyorum. Çünkü yaşadığın pişmanlıkları ben de yaşıyorum. Ama bi' yerden sonra sanırım önümüze bakmamız gerekecek. Ne de olsa artık annemizin küçük kızı değiliz. Ve belki de hiç olmadık. Gerçi nereye gidersek gidelim, sanırım aile hep hayatımızda olacak bi' unsur. Her şeye rağmen, iyi ki de varlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunları bir tek benim yaşamadığımı bilmeme rağmen bir an düşündüm "Başka kimsenin böyle bir sorunu yok mu?!" diye... Yalnız olmadığını bilmek güzel.

      Sil
  2. Bu yazıyı okurken ben de üzüldüm Cessie…
    Herkes kendine ait bir şeyin izinsiz karıştırılmasından rahatsız olur. Bu nedenle tepkiniz gayet normal; ama mesele tepkinin dozunda… Biliyorsunuz siz de fazla olduğunu; ama maalesef iş icraata geldi mi, sizin gibi ben de ve birçok kişi düşündüklerimizin ötesinde, istemediğimiz gibi davranmaya devam ediyoruz. Ne kötü ama…
    Yaklaşık 20 yıl birlikte iken birden evden giden bir çocuk ailenin geri kalanı için travma nedeni bile olabilir. En azından yemekte bir tabak azalacak. Az da olsa ev içinde kurulan görsel ve canlı iletişim yerini daha çok sese bırakacak. “Acaba ne yaptı, acaba ne yedi, acaba arkadaşlarıyla nasıl, acaba okulda ne yapıyor…” İlk aylar annenize birçok soru doğuracak, bu soruların sıkıntılarını yaşıyorsunuz aslında şimdi.
    Bence “keşke hemen okul başlasa” yerine, “okul başlayana kadar” deyin ve bu yazınızı annenize okuyarak son “üniversiteli olmadan önceki günler”i farklı yaşayın. Çünkü üniversiteye gittiğinizde böyle farklı yaşanmış anılara ihtiyacınız olacak. Daha üniversitenizin dönem başına bir ay kadar zaman var, umarım gerilmeden-üzülmeden rahat-neşeli geçer bu dönem.
    Mutlu olun, mutlu günler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı şeylere gereksiz yere çok büyük tepkiler veriyorum. Bunu yemek konusunda da sık sık yaşıyoruz. Benim her zaman yediğimden farklı bir şeyler ekleyerek veya çıkararak yapınca annem, tabak önüme gelmeden söylesin istiyorum. Yoksa huzursuz oluyorum, bu da ona benziyordu. Konu olarak değil, hissettiğim şey açısından. Her şeyin gerçekten mahvolduğunu düşündüm o an ve hiçbir şekilde düzelmeyeceğini. Oysa mahvolmuş bir şey yoktu... Sanırım sorun beni hazırlıksız yakalamış olması. Ve tabii insan ilişkilerinin baş düşmanı yanlış anlaşılmalar... Üzücüydü tabii.

      Yazıyı anneme okutmak konusunda tereddütlerim var. Yine ağlamaya başlamasından endişe ediyorum...

      Sil
  3. cessie'm.. ne desem bilemiyorum. inanır mısın, inanmaz mısın bilmiyorum ama anneme her bağrışımın ardından birkaç dakika geçtikten sonra ağlamaya başlıyorum. biliyorum, bu şekilde davranmamam gerek, sen de biliyorsun, ben de biliyorum, bizi gerçekten sevenler onlar, bu konuda zaten şüphemiz yok zaten ama bazen.. nasıl denir, sinirleniyoruz işte. birden kızıveriyorum mesela, sesimi yükseltiyorum, iki dakika sonra çektiğim vicdan azabını anlatmam zor, anlatmama gerek yok, yazının her satırında bunu hissedebiliyorum.

    ailenden ayrı kalman konusuna gelince, ben geçen sene yurtta kaldım, ilk kez ailemden ayrı kaldım. benim yaşadığım zorluğu bir kenara bırak, annem ben gitmeden her gün ağlıyordu bana belli etmemeye çalışarak. halbuki yarım saat mesafede bir yere gidiyordum ve haftanın yarısı orda kalıyordum, düşün tam 3,5 gün ordayım, 3,5 gün ise evde.. istediğim zaman da gidebiliyordum tabi, dersten çıktığımda, özlediğimde, o özlediğinde.. ama gene de ağlamaya devam etti biliyor musun? ben yurttan çok evde olduğum halde üzüldü, ağladı. çünkü ilk kez ayrı kalıyorduk. anlatmak istediğimi anla lütfen, mesafeler değil anneleri üzen, ağlatan, sadece o da ilk kez yaşayacak ayrılığı, her anne böyle yapar. alışacak zamanla, düşünsene iki adım ötede bile otursa anneler çocukları evlendiğinde ağlarlar. ayrılık herkes için zor ama onlara daha bir zor geliyor cessie'm.. hayallerinden vazgeçsen ilk onlar mutsuz olurdu, çünkü sen mutsuz olurdun. senin mutsuzluğun onları mutluluğu olamaz ki.

    bu dünyada en zor şey bir insanın diğerini anlaması ama ben seni bu konuda anlıyorum, inan aynı şeyleri yaşıyorum. üstesinden geliriz ama, anneler affeder ki. biz kendimizi affedemiyoruz çoğu zaman, asıl büyük sorun bu. anneler hissederler öyle söylemek istemediğimizi, tesellim bu benim, senin de öyle olsun olur mu, gülümse n'olur.. posta da benimse ve benim yüzünden yaşadıysanız bunları, daha çok acıyacak içim.seni gülümsetmek isterken üzmüş olacağım.

    keşke blogda olsan da iyi olduğunu bilsem..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha iyiyim.
      Dediğim gibi hep yanlış anlaşılmalar yüzünden... Tabii paketimi açması da ayrı bir konu -.-'

      Ağlamasın istiyorum ama ben. O ağlarsa çok üzülüyorum. Yapmasınlar öyle...

      Sil
  4. yıllardır ağlamıyorum, unuttum nasıl bi şey olduğunu. olaylara karşı aşırı derecede tepkisizleşiyorum. bütün yazı aynı odada geçirdiğim, kalan zamanlarda da haftada bikaç kez uğradığım büyük babaannemin ölüm haberini aldığımda bile tamam diyip yemekhanede yemek yemiştim.

    bu olaydan 1 hafta sonra annem kalp ameliyatı olacağı zaman yine tepkisiz bi şekilde hıı tamam demiştim. uzun süre düşünmüşler bi de nasıl söyleyelim acaba diye.



    durup dururken vermedim örneği, biraz daha sakin olmaya çalış diye söylüyorum. ağlamak hiçbi şeye çare olmaz.
    açmasağa paketimi niye açıyon çekil şurdan diye çemkir, normaldir ama ağlamak ne bileyim, gereksiz bence.




    he bi de annen ankaradan ayrılırken ağlıcak, hazırlıklı ol :D
    ben kendisi bu durumdayken yine sırıtıyodum karşısında. yine iyi sinirinden kafa göz girişmedi :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gökan bazı durumlara aşırı tepki gösteriyorum. Ben kendimden korkuyorum contayı sıyırdım mı acaba diye... Tabii ki ağlamak yersiz de bir de "her şey mahvoldu" diye ağlamak ve buna inanmak var :D Neyse Esin'le konuşacağım bunu, contayı sıyırdığıma kanaat getirmemesini umarak...

      Tırsıyorum bazen kendimden. Normal değil böyle şeyler.

      Sil
  5. TATLIM BEN 43 YAŞINDAYIM YANİ SENİN İKİ KATIN BEN HALA ANNEMİN GÖZÜNDE 16DAN YUKARI ÇIKAMADIM.ZAMAN ZAMAN BUNDAN İNANILMAZ BUNALIYORUM SIKILIYORUM,KIZIYORUM,BENİMDE ÇOCUKLARIM VAR ARTIK DİYORUM,VS VS BU BİR ŞEYİ DEĞİŞTİRMİYOR.
    ÇOK KLİŞE OLACAK AMA ONU ANNE OLDUĞUNDA SENDE KIZINLA BÖYLE GEL GİTLER YAŞADIĞINDA ANLAYACAKSIN.
    SENİN YAŞINDA BİR OĞLUM VAR NORMAL ZAMANDA ARAMIZ ÇOK İYİDİR AMA BAZEN BÖYLE ANİ ÇIKIŞLAR YAPAR VE ÇOK İNCİNİRİM KALBİM ACIR.
    SANA TAVSİYEM HADDİM OLMAYARAK BİRBİRİNİZDE GÜZEL ANILAR BIRAKMANIZ.GİDENE KADAR DOYA DOYA SARIL ANNENE DOLU DOLU GÜNLER GEÇİRİN.
    BAZEN BAZI ŞEYLER İÇİN ÇOK GEÇ OLABİLİYOR ÇÜNKİ,
    ALLAHA EMANET OL.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim zaman ayırıp okuduğunuz ve yorum yaptığınız için. Ben de öyle yapalım istiyorum, birlikte zaman geçirelim hatta güzel zaman geçirelim... Bunun için çabalayacağım.

      Sil
  6. Canim Cessíe'm,

    Once uzun uzadiya bir yorum yazmak geldi icimden, sonra vazgectim.

    Sadece sunu demek istiyorum, lise yillarindan beri gurbette okuyan bir insan olarak buna birazcik da olsa hakkim oldugunu dusunerek, UZAKLIK sanildigi kadar da kotu degildir minigim. Goreceksin, ilk birkac ay gectiginde dinecek, annenin de senin de yureklerinizin telasi... Yerini sevgileri cok daha guclendiren bir ozlem alacak... Bu ozlem tadindan yenmeyecek kadar ozel ustelik. Eve donecegin tatil gunlerini iple ceken bir annen olacak, sana guzel yemekler hazirlayacak olan. Babanin sesi titreyecek belki telefon hattinin cizirtisina karisacak... Ama en cok sevgilerinizi buyuteceksiniz yureklerinizde, ozlem guzeldir.

    Korkma minigim, korkma!

    Hayallerinin pesinden kos! Sevdiklerin onlardan ne kadar uzakmissin gibi olacak olsa da, hep yaninda!

    Sevgilerimle,
    Lunarita.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geri dönmen, buralarda olduğunu bilmek çok güzel Luna.
      Çok teşekkür ederim...

      Alışacağımızı biliyorum... Sadece o zamana kadar üzülecek olması üzüyor beni. Bir de onu üzmüş olmam tabii...

      Sanırım hepimiz gergindik, bir anda patladık.
      Beklemeyi sevmiyorum -.-'

      Tekrar teşekkür ederim.
      <3

      Sil
    2. ben de kendime soruyorum zaman zaman bunu,

      onlardan ayri kalarak, uzaklasarak onlari uzmeye hakkim var mi diyorum?!

      ancak onlar beni mutlu gormek istiyorlar ya hani, bu uzuntu, bu ozlem goz yaslarinin ardinda umut ve mutluluk bulutlari var biliyorum diyorum. :) ki oyle gercekten.

      skma canini sen, her sey guzel olacak inan buna...

      iyi sabahlar diyorum artik :)

      sevgilerimle. ^^

      lunarita.

      Sil
    3. İyi ki varsın ki sen :)

      Sil
  7. sevgili Cessie..:))Tüm bu süreçleri sizlerde ebeveynlerde yaşıyor...yaşamın tekrarı olmadığı için annende bunu ve bu duyguları yeni tadıyor..o da seninle birlikte bir çok şeyi kendince öğreniyor,yorumluyor...Ama yaşam, senin yaşamın bir birey olarak hedefine kitlenip kendin için yapabileceklerin senin önceliklerin olmalı..
    Mesafeler,özlemler ve zaman bizler için hep öğretici...deneyimlerle birlikte çok şeyin üstesinden geleceğine inanıyorum...Yeniden yolunda,öğreniminde başarılar diliyorum canım..:))

    YanıtlaSil
  8. Ah, aynı şeyleri bir sene sonra bu zamanlar bizim de yaşayacağımızı bilmek çok kötü. Küçüklüğümden beri bundan korkuyorum ben, biliyor musun? Küçük bir kız çizgi film izlemek yerine ilerde ailemden ayrılırsam ne yaparım, nasıl yaşarım diye düşünmemeli, değil mi? Asıl korktuğumsa bunun üstesinden benim nasıl geleceğim değil; hiç ayrılmamış olduğumuz ve tek çocukları olduğum ailemin bunun üstesinden nasıl gelecekleri. Bu nedenle arada sırada keşke kardeşim olsaymış diyorum. Ben yanlarında olamasam bile o olurmuş.

    Büyümek her zaman dert, evet; ama durup sızlanmaya kalkarsak yaşamamız gereken hiçbir şeyi yaşayamayız. Hem, bir gün gerçekten ayrılacağız onlardan ve o gün bu konuda tecrübesiz olursak yaşayacağımız travmayı hayal edebiliyor musun?

    Daha az ağlamaya ve daha çok mutlu olmaya çalış. Üniversite hayatın bir kere geçecek eline, onu iyi kullan ve şu okulun başlamasını beklediğin dönemi de annene orada yaşayacağın çok güzel günler olacağını anlatarak geçir. O da alışacak.

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok haklısın. Er geç ayrılacağız ve bunu ne kadar erken kabul edersek o kadar iyi. Ki kaldı ki "ailemden ayrılamam" düşüncesi ile Adana'da okuyacak olsaydım bu da sağlıklı olmazdı sanırım.

      Onlar da alışacak ben de alışacağım.
      Ve istediğim şehre, istediğim okula, istediğim bölüme gidiyorum, deli gibi tadını çıkaracağım :D

      Güzel yorumun için teşekkürler, sevgiler.
      <3

      Sil
  9. hihiiii çok ağlak oldunuz siz ana kız.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç sorma :D
      Zaten ben sulugözün biriyim :D
      O benden beter...

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;