24 Ağustos 2012 Cuma

Ejderha

Şarkımız bu olsun.
Sims oynamak için açtığım bir facebook hesabım var benim. (Ve fezbuk değil de facebook yazamamdan şu an ciddi olduğum sonucunu çıkarınız lütfen.) Ve o oyunda kendime ejderha aldım. Şu yandaki gibi kırmızı bir tane. Bir sürü ot temizlemem gerekti ve en sonunda otların arkasına saklanmış ejderham çıktı ortaya! Öyle sevimli yapmışlar ki! *.* Üzerime alev püskürttü resmen :D Şimdi onu evcilleştirmeye çalışıyorum.

BEN EJDERHA İSTİYORUM! 
Filim olmuyor, penguenim olmuyor, köpeğim bile olmuyor! İstediğim hiçbir şey olmuyor :( Ejderhamın olması ihtimali yok bile! Aaah ah, sonra tabii kendimi yalnız hissederim.

Şarkı da aptal gibi "uyan" diyor... Güneş ısıtmazmış kirpiklerimi... Hem ben güzel değilim ki, güneşi de sevmem... Kirpiklerim de ısınmak istemiyor, kirpiklerim bir arada olmak istiyor, alttakiler ve üsttekiler. Hem hiyerarşiyi de sevmem ben sosyal statü farkını da! Kirpiklerimi birbirinden ayırmak istemiyorum... Uyumak istiyorum. Ve ejderham olsun istiyorum...

Dün aşağı yukarı şöyle demişti  "Her şeyi inkâr edebilirsin ama bunu edemezsin, hem okuduğun psikoloji kitaplarında da görmüşsündür, bir "ben" var. İşte o "ben" yüzünden insan özel olmak ister. Diğerlerinin arzulayıp elde edemediğini elde etmek ister."  Haklı... Evet inkâr edilemez bir "ben" var, ama benim "ben"im öyle tuhaf ve haddinibilmez bir "ben" ki ben okulun popüler çocuğunu değil sevdiğim rock grubunun solistini veya izlediğim filmdeki başrol yakışıklısını öpmek istiyordum. Ya da daha ileri gidip, hiç elde edemeyeceğim bir kitap karakterini... Ya da rüyamda gördüğüm çocuğu tanımayı... Her konuştuğum yabancıya bununla ilgili üstükapalı bir soru sorup onu bulmaya çalışıyor benim "ben"im. Hem de neden biliyor musun? Sadece yaralarını sarmak için... Belki ihtiyaç duyulma isteği ne olduğunu da bilemiyor...

Benim "ben"im çok şımarık, bir günü bir günün, bir isteği ötekini tutmuyor. Durmuyor, yorulmuyor, sürekli bir şeyler peşinde... Ama ben yoruluyorum. Durup dinlenmek istiyorum. Nefes almak istiyorum. Bir an koşuşturmayı bırakmak istiyorum. İçimdeki, çoook derinlere saklanmış "ben" kendini çok enerjik hissediyor ama ben tükenmiş gibiyim çoğu zaman... Şimdi de ejderha istiyor... Belki o ejderhaları eğitilmeleri zor olduğu için, belki gücü simgelediği için belki de sıklıkla bahsi geçen itaat ve bağlılıkları için istiyor... Ben uyurken burnunu okşayıp huzur bulmak için istiyorum...

Bana demişti ki bir keresinde "Hiç kuş gibi, veya civciv gibi minik bir canlıyı eline aldın mı bilmiyorum. Ama onun sıcaklığını, kalp atışlarını hissetmek insanda öyle bir şefkat hissi oluşturuyor ki... İnanılmaz bir huzur veriyor."
Ben civcivleri sevmem ki, teneke de elimi ısırır. Zaten benim bazen bir şeyleri avuçlarıma almaya değil de bir şeylerin beni sarıp sarmalamasına ihtiyacım oluyor.

Hem ejderham olsaydı, şöyle minicik, her yere götürürdüm onu... Hastalansa, hapşırsa başımıza iş açardı ama bir çaresine bakardık elbet... Hem soğuk kış akşamlarında elime bir bardak böğürtlenli çay alıp dersimin başına otursam, sonra çayımı unutsam hiç çaktırmadan gelir nefesiyle ısıtıverirdi. Sonra ben ansızın hatırlar ve dokunduğumda sıcacık olduğunu fark ederdim. Sonra da gidip çenesinin altını gıdıklardım, o da mırıldanırdı. Bence ejderham olsa mutlu olurdum ben... Olur muydum? Olurdum. O da olurdu, iyi bakardım ben ona.

Yani, herkesin ejderhaya ihtiyacı vardır tabii, yoktur demiyorum. Ama benim daha fazla var sanki...
Tamam, kendime ait gezegen istemem fazlaydı belki, belki de hak etmemiştim veya yüzsüzlüktü... Ama Tanrı bana ejderhayı bari çok görmese olmaz mıydı? Ve neden Merlin erkek? Bir kız ejderhaların efendisi olamaz mıydı? Çok da güzel olurdu...

Tanrı neden fantastik romanlardaki gibi bir dünya yaratmak yerine fantastik roman yazarlarını yarattı ki? Hayal gücümüzün bize acı çektirmesi için mi? Hiç sahip olamayacağımız bir ejderhayı düşleyelim diye mi yoksa hiç gelmeyecek bir kabul mektubunu bekleyelim diye mi? İnsanların hayal dünyası ile ilgili bu alan farkına ne demeli?

Hangimiz daha iyiyiz?
Tüm espriden, ironiden, eğlenceden ve kimsenin erişemeyeceği büyülü dünyalardan uzak kalanlar mı yoksa tüm bunları gerçekliğe taşıyamayan, oraya da taşınamayan ve birkaç dünya arasında kaybolanlar mı?

8 yorum:

  1. keşke bir ejderhamda benim olsa dedim yaw, sevmediğim insanları küle çevirttirirdim :)

    YanıtlaSil
  2. Kitapkolik.Net olarak 4.kitap çekilişimizi düzenliyoruz. Kazanan 3 kişiye istedikleri 1'er kitap hediye edeceğiz. Katılmak için:

    http://www.kitapkolik.net/kitapkolik-net-4-kitap-cekilisi/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haberdar ettiğiniz için teşekkürler.

      Sil
  3. ben bi ejderha istiyorum eheh
    bence bir başka boyutta fantastik bir dünya var aslında
    ejderhalar, periler, elfler var o boyutta
    fakat biz farklı boyutlarda olduğumuz için bunu yaşayamıyoruz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu yaşayabilen lanetler ölsün o zaman -.-
      Nefret ediyorum hepsinden.

      Sil
  4. ha ha haaaaaa hacettepede ejderha besliyolar.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir an ciddi ciddi "Ejderha benzeri bir form fosili bulup DNA'sını kullanarak bi tane yapabilir miyiz ki aceba ilerleyen yıllarda?" diye düşünmedim diyemem.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;