22 Ağustos 2012 Çarşamba

Yine Kendimde Değilim

Bakın, eğer dostsak beni distopya okumaktan uzak tutmanız gerekiyor, anladınız mı? Çünkü kendime gelemiyorum. Aylarca yarattığı huzursuzluğu atlatamıyorum. Azalıyor ama geçmiyor. Belki bu konuyu Esin'le konuşmalıyım çünkü aylar önce okuduğum 1984'ün etkisindeyim hâlâ....

Açlık Oyunları'nın beni bu kadar etkilemiş olmasını ise Katniss'e bağlıyorum... Sevimsiz kız, nefret ediyorum ondan... Ve ona bu kadar sinir oluşumun en önemli sebebi de kendime çok fazla benzetmiş olmam belki. Ebru bile kısa bir duraksamadan sonra bana benzediğine katıldı, onay verdi... Yoo, bu sefer anlatacaklarım yersiz kuruntular değil...

En az onun kadar aptal olduğuma emin olabilirsin. İlkokuldayken tuttuğu günlüğe bile tüm "sırlarını" açmayacak kadar şüpheci oluşumdan şüphe etmeyin. Ve aslında duygularımdan ne kadar üstükapalı söz ettiğimi, yansıttıklarımın aslında hissettiklerimin onda biri olmadığını belki de kabullenemeyeceksiniz...

Zavallım, Peeta ne çekti ondan yavrum... Kızın aklının başına gelmesi için garibimin parçalanması gerekti... Ama ben de öyleyim işte. Hatta çok büyük korkularımdandır ben ne hissettiğimden emin olana kadar karşımdakini incitmiş ve geridönüşsüz bir şekilde kaybetmiş olmak... "Yer altında ölmekten deli gibi korkuyordum..." cümlesi bile durup diri diri gömülme, soluksuz kalma veya hareketimin sınırlanması ile ilgili korkularımı -ki bunların rahatlıkla fobi olduğunu önesürebilirim- anımsamama neden oldu. Evet bunları düşünmek bile tedirginlik içinde -kendim sallanmıyorsam- en az bir uzvumu sallamama ve bazen de nefessiz kalmama neden oluyor. Başıma geldiğini varın siz düşünün, ben düşünemiyorum.

Büyüdükçe daha bir tuhaflaştım. Gerçekten, bir gün gelecek ve ben gerçeklikle olan tüm bağımı yitireceğim diye korkuyorum. Bir çözülme yaşamam için bir kayıp veya bir kaza yetecek belki... Böyle düşününce de tedirgin oluyorum, sanırım bunları da Esin'e anlatmalıyım. Psikoloji ile ilgili bir şeyler bildiğine inandığım tek insanla artık filleri veya filmleri tartışmayayım bence de.

Şimdi, kendimi Katniss'e bu kadar benzetmişken ve ona da en az kendime duyduğum kadar antipati duymuşken ve kitabı okurken kalp atışlarım hızlanmış, soluk alış verişim sıklaşmışken bu seriyi kolay hazmedebileceğimi sanmıyorum.

Gelecekle ilgili olabilecek şeyleri düşündüğümde saf bencillikle tek bir dilekte bulunuyorum bazen: "Lütfen ben ölmüş olayım. Eğer böyle olacaksa ben ölmüş olayım."

Ve değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenme yetisinden mahrum olduğumdan gündemi takip etmiyor, siyasetle ilgilenmiyorum. Her an ölme ihtimalimiz olduğunun gerçekten bilincinde olduğumdan değer verdiğim insanlara duygularımı bir türlü gösteremediğim için kendime daha çok kızıyorum, daha bir uyuz oluyorum...

İşte benim yapabildiğim bu.
Toparlayamadığım düşünceleri darmadağın bir vaziyette ve asla bir araya getiremeyeceğim kadar dağılmadan bir yerlere not etmek.

11 yorum:

  1. açlık oyunlarının devmından mı bahsediyorsun?peeta parçalanıyor derken?ben henüz okumamıştım:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır parçalanıyor derken kastettiğim çaba sarf ediyor, kendini paralıyor'du :D Yoksa diğer kitaplarla ilgili bir imada bulunmak niyetinde değildim.

      Sil
    2. ohh çok şükür:)))
      zira kendisi evimizin nazik delikanlısı,bişey olmasın muradına ermeden:P

      Sil
  2. Bende geçen gün izledim Açlık oyunlarını. Ne kadar etkilendiğimi mahalledeki çocuklar pat diye torpil patlatınca anladım. Çünkü top sesini duydugumda ilk tepkim, "ah biri daha öldü" oldu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç şaşırmadım.
      Gerçekten feci şekilde etkiliyor...

      Sil
  3. Seni tam hakkını vererek olmasa da iyi anlıyorum. Şu duygularını açık etme korkusu bende de var ama biraz değişik türde "ya açık edersem de benden bıkarlarsa" şeklinde. Ama senin düşündüklerimi düşünmedim hiç kitabı okurken :)
    Kendine zaman ver düzelir bence belki de ankaraya gidince kendine gelirsin kim bilir.
    Bu arada 1984 nasıl çok merak ediyorum da.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim için ikimizin benzerliği rahatsız ediciydi... Tek fark benim önüme geleni öpmeyecek olmamdı galiba...

      1984 mükemmel, sarsıcı bir kitap.
      Aylardır etkisindeyim ben onun *.*

      Sil
  4. ama bazıları belli edemez duygularını ki, bu çok kolay bir şey değil.. ve bundan ötürü vicdan azabı çekerler senin gibi. ama bu mizaç meselesi, üzme kendini bu yüzden, bazen söyleyemezsin ama anlarlar, belli edersin davranışlarından. olmayan sevgilerini dillerine pelesenk edenler var, yalandan sevgilerini söyleyenler.. sevip söyleyememek daha erdemli kalır ki bunun yanında..

    bazen o bahsettiğin saf benciliiği birebir yaşıyorum. sevdiğim birinin öldüğünü görmektense kendimin önce ölmesini yeğliyorum. aslında dediğin gibi bu bir bencillik. geride kalanların acısı daha büyük oluyor ve biz, kendimiz acı çekmemek için bunu diliyoruz. bunu düşündükçe kendimi suçluyorum aslında.

    cessie'm, düşünme bunları olur mu, mümkün değil biliyorum ama kendime hep bunu söylüyorum. çünkü düşündükçe içinden çıkılmaz bir hal alıyor, daha güzel şeyleri düşünmeye çalışalım olur mu? en azından deneyelim :)

    YanıtlaSil
  5. biyoloji okurken geçecek hepsi.
    bilim seni dengelicek.
    bi deee biraz normal edebiyat okusanaaaa.
    bugünlerde yeni romancıları yazcam.
    okursun belki.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Normal edebiyat hangisi bilmiyorum, bence hepsi birbirinden tuhaf -.-

      Dengelesin bilim beni.
      Yoksa gerçeklikten kopacağım iyice.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;