25 Eylül 2012 Salı

çok karmaşık olacak



Nilgün Hocam görseydi, sevinçten ağlardı. Bazen onu düşünüyorum. Bazen onu çok düşünüyorum. Bazen ona çok üzülüyorum. Bir keresinde "Sorumluluk sahibi, başlarında bir çoban olmadan da hareket edebilen, davranışlarının diğer insanları nasıl etkileyeceğini kestirebilen, ben şu kapıdan çıkınca bahçeye saldırmayıp, yapması gerekene odaklanacak öğrenciler hayal ettim!" diye bağırmıştı bize... Onun için hayal kırıklığı olmak üzücüydü gerçekten...O bize yazılı kağıdı verip "İsterseniz resim çizin" diyebilecek kadar da özgür bırakırdı bizi. O benim, ders işlemesini istediğim tek hocaydı aslında, ve hayatımda tanıdığım en değerli insanlardan.

Biz o kadar çok konuştuk ki onunla şu dört sene boyunca, öyle de boş konuştum ki kimi zaman... Nasıl sıkılmadan dinledi aklım almıyor. Bazen bir boşvermişlik geliyordu üzerine, kızıyordum. Ama o yıllarca savaştı kim bilir... Yorulmak insanlara özgü, onu şu veya bu kimseler yordu belki, ama en çok biz öğrencileri yıprattık. Çünkü biz başlarında çoban olmadan yapması gerekeni yapacak bilince, sorumluluğa sahip olamadık hiç. Ne çocukken, ne gençken, ne büyüdüğümüzde. 

"Bir şiir okusam neler yazarım" diye başlayacaktım. Epikur karışınca işin içine, Nilgün Hoca'mı anmadan edemedim. Bir şiir okusam neler yazarım... Okumadan da yazarım... Dolduğumdan, taşmak istediğimden, düşünmek istediğimden yazarım, bazen üzülmek istediğimden...

"Yoktum, varım, olmayacağım, umurumda değil."
Üzerine konuşmak istiyor insan böyle bakınca, ama konuşacak pek bir şey de yok aslında. Anahtar söz öbeği yok olmak veya var olmak değil, umursamamak

hanihiçöğrenemedimyakimseleriumursamamayıakışınabırakarakyaşamayıbakyazarkendeelimgidiyornoktayavirgüleboşluktuşunabelkideumursamamaknoktalamaişaretlerikullanmadankelimeleribirbirindenayırmadanyazmaktı

İnsan bazen eline bir akordeon alıp
çok uzaklara gitmeli

"Yoktum, varım, olmayacağım, umurumda."
Olmayışım bile umurumda. Ben, "Yaya için yeşil yanıyor, artık karşıya geçebiliriz! Ölürsek de haklı ölürüz" diye yollara atlayan biriyim gelen araca aldırmadan. Çünkü öldükten sonra bile haklı olmak gerek. Çünkü kimse arkadan bir şey söyleyememeli.

İnsanlar her şeyi yanlış anladıkları gibi, bu "başkalarının düşüncelerini önemseme" meselesini de yanlış anlıyorlar. Öyle dar çerçevelerle sınırlı ki bakış açıları, açımız -kendimi de ayırmayayım, sanki çok mu farklıyım- hemen yapıştırıveriyorlar. "Boşversene" diyorlar "insanlar kötü, gaddar. Değmez, sanki çok mu önemli onlar? Onlar önemli mi ki ne düşündükleri önemli olsun? Sen hepsinden değerlisin!"

Oysa benim beynim hiç o şekilde çalışmadı. Benim egom hiç o kadar alt sınırlarda da dolaşmadı. Ben dedim ki kendime, "O kim oluyor? O kendini ne sanıyor da hakkımda böyle konuşabiliyor? O kim oluyor da beni tanımadan böyle bir hüküm verme hakkını kendinde buluyor? O kim ki? O ne cüretle beni ağzına alıyor, yorum yapıyor?" İşte böyleydi benim beynim, biraz hastalıklı mıydı neydi? O birilerini önemsediğinden değil kendini büyüttüğünden söyleneneleri bu kadar taktı. O hep beş para etmez insanların beş para etmez yorumları kendisine ulaşamasın diye bu kadar önemsedi nasıl göründüğünü. O yüzden hata yapmamak istedi. Ama hata yapmak da istedi, insan olmak da istedi. O bir sürü hata yapıp onlara gülen insanlara özendi hep. Çünkü o hatalarına hiç gülmedi, daha ziyade onlardan nefret etti.

Hatalarıyla barışamayan insan kendisiyle barışabilir mi? Oysa kişinin ta kendisi değil midir onlar? Doğrular önemliyse en az onlar kadar önemli değil midir hatalar?

Önce hatalarla barışmak gerek diye düşünerek    Devam etmeyeceğim.

Sonra, vazgeçmeyi de bilmek gerek bazen. Belki de huzur, kendini akıntıya teslim etmekte. Belki çekileceksin bir köşeye Madam Arthur Bey gibi, zaman akıp gidecek, sen izleyeceksin. Belki huzur zamandan, mekândan, hayattan soyutlanmakta. Belki ölümlere sebep olmadıysan öyle bir yaşam kötü olmaz senin için, benim için, bizim için... 

Sonra biraz sakin olmak, serin kanlı olmak şart. Bırakacaksın, her şey senin dışından akıp gidecek. Kimi insanlar ne yaparlarsa yapsınlar kucağına düşerler olayın, düşmeyeceksin. Başka hayat, başka insan dediler mi kaçacaksın. Hem tekrar edip durmuyor musun kendine "Cehennem başkalarıdır" diye. Kimsenin yardımına da koşmayacaksın, insan cehennemine yardıma koşar mı, yanacağı ateşi harlar mı hiç? 

Bir kez birinin elinden tuttuğun an lanetlendin belki.
Minnet kadar tehlikeli bir silah daha olabilir mi, hele dünyada bu kadar iyiliği kötülüğe dönüştüren beceriksiz varken...

Evet evet, en güzeli kimseyle tanışmadan, konuşmadan, hayatın içinden geçiverip gitmek. Şeffamışsın gibi, görünmüyormuşsun gibi, yokmuşsun gibi...



8 yorum:

  1. o kadar ben varki bu yazıda tek tek yorumlamaya kalksam yıllar alır. Kısa kesiyorum ama anlatımına hayran olduğumu ve okuyan herkesın kendını bulacagını dusundugumu bıl cessıem. Görünmezlik senin istedığın bır nevı. Herkesin icınde gızlıden gızlıye ıstedığı yegane sey bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Summer.
      Bunları hisseden başka insanların olduğunu bilmek, yalnız olmadığımı hissettirdiği için güzelse de genel anlamda iyi değil sanki. Çünkü ben böyle hissettiğimde biraz mutsuz oluyorum.

      Sil
  2. ogrencilerin ogretmenlerine olan minnetleri, her daim okurken gozlerimi yasartir.

    boyle degerli ogretmenler var oldukca, yaptigim meslegin adi asla kirlenemeyecekmis gibi gelir.

    sevgili balikcigim,

    bosvermelerinbileguzeloldugubiryaziolmusbuhembakbazenbosversendeanlasilirolabiliyormussunnoktalamaisaretleribosluklarolmadandaolabiliryormusdegilmisIkmacanini

    nilgun hocana da yurekten selamlar.

    sevgi ile,
    luna.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nilgün Hocam birtanedir Luna.
      Evet, boşvermek kişi için rahatlatıcıysa da diğerleri için biraz zahmetli, belki de bu yüzden anlamını tamamlayan ve güzel bir şeymiş. :D

      Sil
  3. kıyamam. sen taşmadan duramazsın.
    ama evet bi süre sonra hayatı didiklemeyeceksin.
    çok güzel didiklesen de.
    evet görünmez de olacaksın.
    büyük şehirde daha kolay.
    :)
    hadiii son haftaaaan.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakalım...
      Daha mı iyi olacak daha mı kötü olacak göreceğiz :)

      Sil
    2. elbette daha iyi olacak.
      göreceksin.
      :)

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;