1 Eylül 2012 Cumartesi

Erkek Dedikodusu demişken

Görsel buradan.
Öncelikle Ajdasever kızlarımız hakkında görüşlerimi okurken, Ajda dinleyin istiyorum. Çünkü ben yazarken Ajda dinliyorum.

Biliyorsunuz ki Ölü Ruhlar Ormanı'nı okuyordum Grangé'in. Ama Ridade bizde kalmaya geldiği ve gelirken yanında benim için "Erkek Dedikodusu"nu getirdiği için "Bunu iki günde bitiririm, sonra Grangé'e devam ederim." diye düşünerek buna başladım. Ne yazık ki düşündüğüm gibi olmadı.

Gerçi zaman kavramını iyice yitirdiğimden bilmiyorum kaç günde okuduğumu. Ama çok gündür elimde sürünüyormuş gibi hissediyorum ki bu da olumlu bir şey sayılmaz herhalde.

Aslında ben dizüstü edebiyatı'nı gereksiz buluyorum, boş buluyorum. Ama kimi zaman hoş buluyorum. Elinize bir kitap alıp bir gününüzü ayırıp kafanızı dağıtmanız fena olmaz ki bu kitaplar da hep böyle birer günlük çerezler oluyor.

Gerçi ben dizüstü edebiyatı canavarı değilim. Bununla birlikte sadece iki kitabını okudum. Ama sayamadığım kadar çok kez "Ya kapağını da ne güzel yapmışlar höööyf" diye elime alıp dakikalarca incelemişliğim, sonra parama kıyamayıp geri bırakmışlığım var. Kitapçıya her gittiğimde aynı kitaptan birkaç sayfa okumuş olsam beleşçiliğin dibine vurup bitirmiş olurdum eminim ama konuyu dağıttım.

Neyse işte, kıyaslamanın doğru olmadığını da biliyorum ama PuCCa kadar eğlenmedim ben bunu okurken. Zaten bu sevgili arama olaylarını hiç anlamıyorum. Yetişkinler dünyasında böyle oluyor herhalde, mantık hep ön planda... Oysa ben masum ergen aşklarına takılıp kalmış durumdayım. Planlı programlı erkek tavlamak benim anlayabildiğim ve yapabileceğim bir şey değil...

Sonra, kıçını kaldırıp saçını taramaya üşenen bir insan olarak yapılan onca bakım, boya, cila yine bana fazla geliyor, anlamıyorum. Anlamayınca muhabbetinden de hoşlanmıyorum. Gerçi kitabın size ne vaadettiği açık, bu açıdan ne yazarları ne yayınevini eleştiremem. Konunun bu olduğu bariz belli. Ama bence boş ve bunu telafi edecek kadar da eğlenceli bir dille yazılmamış.

Biliyorsunuz, bitiremeyince içim rahat etmiyor.
O yüzden uğraşa didine bitirdim kitabı. Ama ben olsam para verip almazdım gibi geliyor.

9 yorum:

  1. aa çok ilginç ilk defa beğenmeyen birini gördüm, bende okurken bayağı eğlenmiştim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de hep övgü dolu yorumlarla karşılaşmıştım o yüzden istekli başlamıştım ama :/

      Sil
  2. özellikle alır mıyım? sanmıyorum.Belki bir yerlerde denk gelirse okuyacağım tür..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet aynen böyle benim için de dizüstü edebiyatı.

      Sil
  3. benim için duru heyecansız bir kitaptı :/ ama şu saçlarla ilgili düşüncene bayıldım ve hala gülüyorum :DDD oyazın pis sıcağında bile fönle dolaşan insanları anlamıyorumm 0.o Ben saçımı açamıyorum bile.. terlemiyor musun siz kardeşim! ıyk ! kışında üşeniyorum ne uğraşacağımm yaa! Kıssadan hisse yazını çok beğendim devamını dilerim ! ^v^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de açamıyorum, topluyorum, mis gibi ev topuzu :D Dediğim gibi, taramıyorum bile :D Nasıl dayanıyorlar onu da anlamıyorum.
      Teşekkür ederim ehe :D

      Sil
  4. ahaaa bir iki saatte bitiriyom ben bunları.
    boş tabii.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen bitirirsin tabii Deep, bir kitap canavarısın! :D

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;