14 Eylül 2012 Cuma

PLACEBO

Yine nereden başlasam bilemedim. Sanırım 10.sınıfa geri dönüyorum. Bir anlamda...
Daha önce de söz etmiştim, Placebo benim için zor olan bir dönemde kulağımı fazla fazla doldurmuştu diye. Ankara'ya gidişim, oraya adapte olmaya çalışmam ve alışkanlıklarımın büyük oranda değişecek olmasını aşmam -ki bu benim için ne büyük bir olay bilirsiniz- esnasında yine yanımda olacak galiba Briancığım.

Ben Placebo'yu Meds ile tanımıştım.Sonra Song to Say Goodbye etkilemişti beni, uzuuuun bir süre onu dinlemiştim. Etkilemişti derken kastım bayağı bir etkilemek. Çok etkilemek. Dinlerken ağlamak falan, öyle de ergen(d)im. Ama Brian Molko hayranlığım -bateristlerini de severim de öbür deveden hiç hoşlaşmıyorum -.- İsa duymasın gebertir beni- tam olarak şu videoyu izledikten sonra başladı. Bir ara o kadar çok izlemiştim ki tüm mimikleri kazınmıştı beynime. Videoyu izlemeden de, şarkıyı dinlerken canlandırabiliyordum gözümde. O vaziyetteydim.

Sözünü ettiğim deve -.-
İsmen bakmak isterseniz, Stefan Olsdal
Bu sene en çok Days Before You Came'i dinledim sanırım. Hatta mırıldanmış bile olabilirim dinlerken, ve o kadar derin düşüncelere dalıyordum ki, pek kendimde olmuyordum. Bana genelde serviste eşlik ediyordu. Servis tenha olduğunda sırtımı koltukla camın birleştiği yere yaslayıp, göz ucuyla dışarıyı seyrederken dinliyordum, ayaklarımı da uzatıyordum. Bazen montumu da üstüme örtüyordum, oooh misti yani. Son sınıf olunca kimse de elleşmiyordu, güzeldi. Neyse işte aşık olduğum şarkılardandır.

Sonra bir de önceleri pek hoşlaşmadığım, hangi albümden olduğunu da şu an çıkaramadığım Julien'i dinledim bir süre de. Onu genelde gece dinliyordum, bazı söylemek istemediğim nedenlerden dolayı "You're slowmotion suicide" diye böğürerek ağlarken :D Neyse, geçti gitti. Benim için de tatlı (!) anılar bıraktı şarkıyla ilgili...

Steve Forrest
Geçen sene fizikten özel ders alıyordum. (11.sınıfta aslında, geçen seneden bir önceki sene mi oluyor yoksa?) Ders aldığım yer aslında ilköğretim öğrencileri için açılmış bir etüt merkeziydi. Ödevlerini falan yaptırıyorlardı onlara, ders çalıştırıyorlardı vs. Bir tanıdığımız olduğu için kurucusu, kendisi de fizik öğretmeni olduğu için bana yazılılar konusunda yardım etmek istemişlerdi, orada bir istisnaydım yani. Derse gidip gelirken You Don't Care About Us dolduruyordu kulağımı. O dönem de ona takmıştım. Sanırım hayatımın her döneminde, başka şarkılarla aşk yaşarken bile Placebo araya sıkıştırılmıştı.

Bionic'i pek sevemedim, belki ileriki yıllarda onu da benimseyip bağrıma bastığım bir dönem olacak, bilinmez. Ama Happy You're Gone'ı sıcacık pijamalarımla dinlediğimi anımsıyorum. Birkaç kez sözünü ettiğim etüt merkezine giderken de dinlemiştim ama şarkının ruhunu zedeliyordu. Ben o şarkıyı pijamalarımla dinlemeyi seviyordum.

Sonra, Blind'ı unutamam.(Hım, bu videonun linkini verdim çünkü filmi de izlediğimden beni sarsmıştı böyle dinlemek/izlemek) Onuuu... bana yeni mp3 almaya giderken mi keşfetmiştim acaba? O da uzuuunca bir süre top10'umda başköşeye yerleşmişti. Ama konser versiyonunu bulunca orijinalinin pabucunu dama attım. O keman ne de çok yakışmış şarkıya... Zaten o 2009 Paris konseri ağzıma tükürdü... Bu adam bu şarkıları söylerken nasıl duygu yoğunluğundan yığılıp gitmiyor -iyi ki de gitmiyor- bilemiyorum. Ben art arda dinleyince bi' fena oluyorum.

Ebru'nun en sevdiği şarkılarından biri Infra Red. Onu ben de çok seviyorum ama "en sevdigim sarkı" diyemem, diyemedim belki de diyemeyeceğim. Beni Space Monkey, Infra Red'den daha çok etkilemiştir mesela... Ah onu da ne dinlerdim. Her dinleyişimde de Dövüş Kulübü'nden cümleler yankılanırdı kafamda, hâlâ da yankılanır.

Bir de Where is My Mind var tabii. Onu aslında The Pixies'den dinledim ben, o grubu da severim. Hatta çok severim, bloglarımdan birine de bir şarkılarının ismini vermiştim, aslında açtığım ilk bloga. CARIBOU. Sonra bir konser kaydı izlemiştim yine, tüylerim diken diken olmuştu, bir adrenalin patlaması yaşamıştım. O videoyu çok severim mesela, müthiş bir enerji kaynağıdır bence. Ama yine de, yine de şu versiyonuna, o kavisli "ye-eeeee" kısmı yüzünden tapıyorum. Hatta Benjamin'e de bu versiyonu ile klip çektik yanılmıyorsam.

Bu arada da Placebo foto arşivimi gözler önüne serdim, hadi yine şanslısınız köfteler! Kolay kolay yapmam bunu, bulduğum, sevdiğim resimleri / fotoğrafları kolay kolay paylaşmam. Çünkü gören hemen sahip çıkar, uyuz olurum! Ben "Abi bakın böyle de bi' grup varmıs" diye dolaşırken burun kıvıran insanlar birkaç ay/ yıl sonra grubuma (evet benim grubum :D ) kol kanar gererler uyuz olurum! Fotoğrafları/resimleri de bende görünce "Aaa negzel" bile demeden yürütüp birsürü beğeni toplayıp benim zevkimi kendi zevkleriymiş gibi sunmaktan hiiiç çekinmezler. Hatta çoğu zaman "Aslında ben bu resimden bi bok anlamadım ama insanlar begeniyor diye aldım" gibi itiraflarda bulundukları da olur. Neyse işte tatsız şeyler bunlar.

"Bak abi böyle de bi' grup varmıs" diyince aklıma geldi, çok sevdiğim bir başka şarkıları olan I Know'u zorla Zeynep'e dinletmiştim bir kere. "Kedi gibi miyavlıyor bu" yorumunda bulunmuştu. Bir hışım kulaklığı çekip "Sen ne anlarsın müzikten, kabahat bende!" demiştim. Düşündüm de, doğru demişim...

Bir de onların Nancy Boy halleri varmış. Eski fanları öyle diyordu sanırım, İsa çok sever, çok da bilir. O zamanlar ben piyasada yoktum. Ama gerçekten çok komik. Hadi elbiseler, makyaj bir derece de sivri burun topuklu ayakkabılar cidden fena :D Yine de şarkılar hep insanın ruhuna dokunuyor. Şurada ve burada.

Aslında yazı böööyle uzar gider çünkü hangi şarkısını yazmasam sonradan içime batar. Düşünceler çok hızlı koşuştuğu için bir türlü fırsat gelmedi, Protect Me From What I Want ve Protege Moi de hayatımın her döneminde oradan buradan fırttı mesela.

Bir de Twenty Years var, 20. yaşgünümde "Cessie, sana doğum günü armağanım bu olsun" diye dinletenle (dinletsin yahu, feysten gönderse bile olur) evlenebilirim. Ama seks yapmam. Sadece evlenirim.

Bir de Five Years var, çok güzel bir cover.Şarkı çok güzel, video çok güzel... İçine Brian'ın sesi giren her şey çok güzel zaten... Spite and Malecie , Jackie ve First Day gibi...

Bir de yine kafama balyoz yemişim gibi hissettiren Holocaust var. Bir de Summer's Gone. Aslında English Summer Rain de güzel. O da köy yolculuğumda eşlik etmişti bana. Ve kendisini, akustiğini, coverını, her türlüsünü keyifle dinleyebildiğim This Picture... Tamam cover'dan pek keyif almıyorum. Ama yoklukta dinlenir.

Ve kliplerine bayıldığım Special K ve Special Needs var...

Geçenlerde Vampir Günlüklerinde, fonda bir şarkılarının çaldığını duymuştum. (Geçenlerde dediğim bir iki ay önce :D ) İntihar edesim geldi ama tuttum kendimi. 432565324. kez söylüyorum, zamane vampirlerini sevmiyorum... -.- Bu da önemsiz bir detaydı...

Böylece tüm şarkıları yeniden dinlemiş oldum, nostalji yaptım aaaaah ah...
Dediğim gibi, daha "ya neden yazmadım" diyebileceğim bir sürü şarkı var... Ve biz önümüzdeki günlerde de sık sık birlikte olacağız, bu durumda sizin de başınızı bol bol ağrıtacağım sanırım Placebo, Placebo diye...
Şimdilik bu bir minik ön alıştırma, nostalji ve Placebo günü / yazısı olsun.

İyi dinlemeler.


15 yorum:

  1. çok güzel ki buuu, blind'ı sevdim.. song to say goodbye kalbini yırtar atar adamın.. ergenlikle alakası yok :D yaş ayırt etmeden yapar bunu yani:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaptı.
      Yapacak, yapar evet :D
      Yaşasın, bir Placebosever daha.
      Ama Blind'ı daha önce dinlememiş miydin?

      Sil
    2. yaramı deşme:)
      senin sayende dinledim ve sevdim ;)
      çok sevdiğim bi şarkıyı birine beğendirmek kadar beni mutlu eden başka bişey yok... bu durum müziğe aşık olmak gibi.. en yakın arkadaşın sevgilini beğensin onaylasın istersin ya:)

      Sil
    3. Aynen öyle!
      Müzik zevkim onaylanırsa mutlu oluyorum. Onaylanmazsa "zevksiz" diye burun kıvırarak sıyrılıyorum işin içinden.

      Sil
  2. çok ağır placebo hayranıyım, hemen tarttım seni :) baktım ki holocaust'u, jackie'yi falan biliyorsun "tamam o zaman" dedim ehhehe.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Albümlerindeki şarkıları biliyorum da daha eskileri, singleları filan pek bilmem :D

      Sil
    2. artık sen gelince irdeleriz bu meseleyi, sana karışık kaset yapiim :)

      Sil
    3. Mecazi anlamda mı cidden mi? Ona göre heyecanlanacağım, kaset koleksiyonu da yapıyorum çünkü!

      Sil
    4. aman allahım gerçekten mi? ben cd yazarım diye ş'aapmıştım, kaset çekecek alet edavatım yok artık ama sana eğer annem atmadıysa bi takım kasetlerimi gösterebilirim :)

      Sil
    5. Ben de bir an hâlâ kaset şaapan nostaljik bir yer mi var yoksa diye heyecanlanmıştım :D Elbette görmek isterim :)

      Sil
  3. twitter'da 100. takipçin oldum, bence iyiyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de iyisin :D
      Açıkçası 99 takipçim olduğunu bilmiyordum.

      Sil
    2. Tabii bir de teşekkür ederim.
      Kaba davranmış gibi hissettim :)

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;