23 Ekim 2012 Salı

Ankaranın Bağları da Büklüm Büklüm Yolları !

Çok dinlemek isteyip dinleyemediğimiz
Ankara'nın Bağları
eşliğinde okuyunuz!
Dün sabah -tamam öğlen!- uyanır uyanmaz mesaj aldım Sezen'de, Seda'dan! Ben Ankara'larda sürünürken millet Adana'ya dönmüş, konuşulmuş, toplaşma günü bile ayarlanmış! Bana da davete icabet etmek (:P) düştü haliyle. Aksi gibi annem de kıyafetlerimi makineye atmıştı! Kendimi de biraz bilgisayar başında unutunca hazırlanıp çıkmak biraz telaşlı oldu! Ben saçlarımı kurutmaya çalışırken annem de pantolonumu ütülüyordu kurusun diye! Sonra bir de beyaz tişört bulduk evde, annemin "kırışık" demesine aldırmadan geçirdim üstüme. Yürüyerek Betül'ün evinin oraya gittim. Onu aldım ve yolumuza devam ettik. Konuşa konuşa toplaşma mekanımıza vardık.

Bir gittim ki o da ne?! Hiç böyle bir kalabalık beklemiyordum! Sezen, Aybatu, Seda tabii ki olmazsa olmazdı! Ama bir Görkem (!) nasıl geldi oraya hâlâ aklım almıyor. Sonracıma Gülnihal, Bahar, Yusuf, Emre, İlyas, Büşra ve onun kuzeni ve sonradan gelen Sena! Her kafadan bir ses, herkes üçlü beşli konuşuyor sonra başka bir üçlü beşli gruba dönüp onunla konuşuyor.

Sena Alev Hoca'yı aradı sonra. Bir de "Cessie size bi'şey diycekmiş hocam!" diye telefonu bana verdi. Ben hocayla konuşuyorum o ordan dalga geçiyor. Bir yandan çimdiklemeye çalışıyorum bir yandan konuşmanın akışını kaçırmamaya! Biraz ecel terleri döktüm.

Sonra oradan kalktık beş adım ilerideki başka bir yere geçtik çünkü orada canlı müzik varmış. Şarkıların çoğunu bilmediğim(iz)den (Sena ve ben ve Bahar :D ) bildiğim(iz) şarkı çıkınca "Bunu biliyom!" diye hevesle eşlik ettik. Sena bilmediğini de uydurdu gerçi, onu dahil etmek doğru olmayabilir.

Bi 9 kişi falan bana "Sezen'le sen neden görüşmüyorsunuz, ikiniz de Ankara'dasınız?" diye sordu. "Ya fırsat olmadı işte, bilmiyorum neden görüşmedik" diye yanıtlamaya çalışsam da en sonunda "Yahu Sezen'e de sorsanıza höyf" diyerek topu ona attım.

Bir 5 kişiye falan da sarıya kaçmış saçlarımın öyküsünü anlattım. Bari size de anlatayım. Ebru bana bir sürpriz yapmak istemiş ve bir kuaför ayarlamış. Benim için mavi onun için de pembe boya almış adam. Ama benim dediğim gibi sadece uçlarını boyamakla kalmayıp saçımın yarısını maviye boyayınca, o boya da ilk banyoda akıp yarı sarı yarı yeşil bir hal alınca çareyi başka bir kuaföre gidip o boyayı çıkarttırmakta buldum. Kuaför maviden yeşile / sarıya dönmüş boyayı akıtıp,insana benzeyeyim diye de üzerine kahverengi başka bir boya sürdü. Sonra o da zaman içinde aktı ve saçlarım bu halini aldı. Gerçi Aybatu çok beğendiğini söyledi ama ben saçımın eski halini özlemle anıyorum!

Gerçekten çok güzel bir geceydi. Sena'yı feci özlemişim, farkında değildim. Zaten Sezen'le bir sarılışımız vardı görmeliydiniz :D Üniversitede de iyi kızlar var falan ama... O lise ortamını nasıl özlüyorum anlatamam. Oturup lise sıralarında konuştuğumuz hiçbir şeyi üniversiteden herhangi biriyle konuşabileceğimi sanmıyorum. Yani yalnızım, yalnızım, yalnızım... Çok fazla anlatamıyorum da ki o ortam farkını anlayasınız ama şöyle diyeyim, ya da demeyeyim ya.

Biz lisede birbirimize destek olurduk. Ve lisede kimse kimsenin hiçbir şeyi ile dalga geçmezdi. Eğer ortada bir dalga geçme durumu varsa karşıdaki kişi de "kendiyle" dalga geçiyor olurdu zaten. Kimse kimseyi küçümsemezdi. En azından bizim sınıftan hiç kimse birini belirleyip kendini onun kusurlarına gülmeye programlamazdı. Şimdi üniversitedeyiz, güya koskoca insanlar olduk ama bölümdeki bir çocuğu gözüne kestirip her gördüklerinde onunla dalga geçen, arkasından gülen insanlarla haşır neşirim mesela.Çok konuşmak da istemiyorum ama bana öyle yabancı ki böyle şeyler, içimde tutamadım!

Ve işte lise yahu, lise arkadaşları!
Benim için gurbetten memlekete dönmek gibiydi onlarla birlikte olmak.
Çok güzeldi *.*


10 yorum:

  1. veee evet, bu fotograflar esliginde, minik kiz kardesi universiteyi kazanmis da keyfini cikartiyormuscasina mutlu bir blogger abla oluverdim ben! :)

    hayatini yasa!

    sevgiyle,
    luna.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sevindim Luna!
      Biliyorsun ki her zaman senin minik balıkınım ben *.*

      Teşekkürler! :D

      Sil
  2. eski arkadaşlar iyidir ki. yerlerini doldurmak zordur zaten. dolmaz yerleri.
    ne güzel fotoğraflar, ne güzel anlar. hasret gidermişsiniz.
    saçların da çok güzel olmuş, çok tatlı olmuş. hafif gölgeli :)

    sonunda geldin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet.
      Bilgisayar ayarlayacağız galiba :) Bu kadar uzak kalmayacağım artık gibi.

      :)

      Sil
  3. uu görünce kendi sevincimmiş gibi mutlu oldum hep böyle devam edersiniz insallah!

    YanıtlaSil
  4. eski arkadaşlarla görüşmeyi sakın bırakma!
    bakma ben liseyi sevmezdim ama, önceki üniversiteden arkadaşlarım can idi :)

    Ayrıca bazen aynı şehirde olduğun insanlar harbiden görüşemiyorsun yahu! Anlıyorum o durumu ahah.

    Veeee saçlarını mavi mi yaptınn, yarısını ha!
    Cessie! Ben de bir tutamına kırmızı attım biliyor musun? O aktı pembe oldu. Şimdi belli belirsiz. İzmir'e gitmeden önce de lacivert, işte mavi attıracam sol yarısına :D

    Değişiklik iyidir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaptım bi'şiyler :D
      Sonra o fotoğraftaki hale geldim.
      Çok kötü de olmadı sanki yahu? :D
      Evet, iyidir iyi.

      Sil
  5. ha haaaa okuldan derslerden nefret ederdin hatırladın mı ama arkadaşlar özleniyor işte.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten okulu katlanılır kılan birkaç öğretmendi ve arkadaşlardı. Çok özlüyorum ki onları!

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;