29 Kasım 2012 Perşembe

Canım sıkkın olunca uzaya kaçtım yine... Size olanları oradan anlatıyorum. Bana çoğu zaman burada refakat eden arkadaşım içeride uyuyor. Ben gizlice kalkıp dışarı çıktım. Benjamin'in yanına sokuldum. O da uyumuş, uyandırmamak için klavyenin tuşlarına yavaş basmaya çalışıyorum. Oda arkadaşımın söylediğine göre oldukça sert basıyormuşum, çok tıkırdıyorlarmış. O koskoca kulaklar ne kadar keskin bilmiyorum ama bu saatte uykudan uyandırılmış, huysuz bir Benjamin ile uğraşma ihtimali zor geliyor...

Dün gece öyle zor geçti ki size anlatamam. Bu gün kimya vizesi var, ben kendimi hazır hissetmiyorum ve stres içindeyim. Düşündünüz mü öyle bir Cessie? Gece boyunca bir yandan çalışmaya çalıştım, bir yandan da kendimi sakinleştirmeye uğraştm... Bir de felaket karın ağrısı eşlik etti bana sağ olsun.

Sonra baktım olacak gibi değil bahsettiğim arkadaşıma mesaj attım. Beni sakinleştirmesini istedim. Gerginlikten çalışamıyordum zaten, yatayım bari dedim. Bir yandan da mesajlaşıyoruz. Tam "Tamam" dedim "sakinleştim. Göz kapaklarım da ağırlaştı... Uyumak üzereyim, çocuğu daha fazla tutmayayım." Teşekkür ettim, uyumak istediğimi söyledim. "Tamam" dedi o da, iyi geceler diledi. Sanırım bir ara uyudum da. Ama içimde bir acıyla açtım gözlerimi, anlatamam. O sınava hazırlanmamış olmayı nasıl dert ettiysem, nefes alamıyorum! Sonra Selin'in hemen yanımda uyuyor olmasına aldırmadan yeniden telefona sarıldım. Açmasa ne yapacaktım acaba? Hiç sızlanmadan açtı. Sabırla beni dinledi, ağladım da biraz. O olmasa, gecenin o saatinde kimle konuşurdum, kim beni yatıştırırdı hiç bilmiyorum. "İçini dökmeden rahatlamayacaksın. Tamam ağla, iyice boşalt içindekileri. Rahatlarsın belki biraz" diyerek tüm burun çekişlerimi dinledi... Ben yeniden sakinleştiğime ikna olunca kapattık telefonu. Ama birkaç dakika sonra yine bir iç sıkıntısı peydah oldu. Kalkıp şöyle bir çalışmayı denedim ama, çok da bakamadım. Öyle iç huzursuzluğum ve ben -nasıl oldu hâlâ anlayamadım- uyuyup kalmışız.

Tahmin edersiniz ki sınavım kötüydü...
Aslında kimyaya çalışmama gibi bir niyetim yoktu benim. Nasıl olduysa o arada kaynadı. Zaten zamanımı planlama ve yönetme konusunda başarılı değilimdir. -.- Bunun üzerine bir de çalıştığım, hem de düzenli çalıştığım genel biyolojiden 62 aldığımı öğrenince geri zekalı olduğuma iyice kanaat getirdim...

Sınavlarımın hiçbiri olmasını istediğim gibi değil... Hof neden böyle oldu? Tam olarak nerede hata yaptım hiç bilmiyorum... Çok da moralim bozuk...

Buna benziyordu kedi.
Bunun dışında, dün bölümün önünde kedi vardı, kapı bir ara aralık kalınca içeri kaçıverdi. Hatta kapı ağır ağır kapanıyordu o esnada, sıkışacak diye korktum ben. Ama sıkışmadı. Bölümün içinde bir yürüyüşü var sormayın. Kedi benden daha hakim, buraları hep dutluktu havasında. Bölümün içinde onunla koştum biraz. O yavaş yavaş koşuyor, ben de yanında koşuyorum, o duruyor ben de duruyorum. Kayıtlara geçsin istediğim şirin bir andı.

İnternet kablomda sorun var sanırım, net gidip gidip geliyor... Hopf, kötü oldu bu. Şimdi ona da çözüm bulmak lazım...

Hafta sonu Ebru'yla dışarı çıkma ihtimalimiz var. Çıkmışken kulaklık ve flaş bellek alırım belki. Hem azıcık kafam dağılır...

En çok Atıl Hoca'yı hayal kırıklığına uğratmaktan korkuyorum... Öğretmenler gününde aradım onu, konuştuk. Sınavlarımı sordu. Ben de hiç birinin olmasını istediğim gibi olmadığını söyledim. Bana "Sen çok iyi bir biyolog olacaksın Cessie, ve inanıyorum ki biyolog olduğunda, istediklerini gerçekleştirdiğinde mutlu da olacaksın." dedi... Atıl Hoca, bana güveni zaten tembelliğe meylettiğimde silkelenmemi sağlayan en temel şey... Bu günü biraz depreme günü yaptım. Ama demek ki bir yerlerde bir yanlışlık yapmışım. Kalkıp yeniden asılmam gerekiyormuş derslere...

Bu da böyleydi işte...
Kötü bir haftaydı, can sıkıcıydı, moral bozucuydu -.-

4 yorum:

  1. ilk vizeler.
    Alışacaksın.
    Merak etme. Canını da sıkma.
    Yavaş yavaş olacak.
    Bak ben 3. sınıfım ve yeni yen, alışıyorum şu sınavlara.
    Yapabilirsin. SAdece kendini bu kadar sıkma ve zamana bırak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle mi dersin?
      Umarım dediğin gibi olur.

      Sil
  2. tabii ki iyi biyolog olacaksın ve mutlu olacaksın kız.
    sana başka güvenenler de var beee.
    :)

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;