25 Aralık 2012 Salı

Dün akşam, lab erken bitince Cansu'yla Çiğdem, Body Worlds'e gitmeye karar verdi. Geçen hafta Ertunç Hoca, "Bir tıp öğrencisinin, bir biyoloji öğrencisinin mutlaka görmesi gerekir" diyerek milleti gaza getirmişti zaten.

(Lab demişken bir küçük parantez. Her ne kadar kan hücreleri incelerken gördüğümüz ve ne olduğu konusunda anlaşamadığımız hücrenin "yapısı bozulmuş monosit" olduğunu iddie etsem ve "bazofil" olduğu ortaya çıksa da gsjfhsjdhfsdj ilk kez bir zooloji labım iyiydi. Dur bir de notuma bakayım.38,5 almışım lan aklım çıktı! 50 üzerindenmiş neyse ki... Botanikten 25 üzerinden 23 aldığımı da belirteyim yeri gelmişken B| )

Ben de peşlerine takıldım. Avm'ye gidişim tabii ki çileliydi. Bir ara Çiğdem "Cessie, tüylerin ağzıma giriyor" dedi diye kapüşonumu (öyle yazılıyordur umarım) kafama geçirdim. Bir ara da birileri inecek diye otobüsün içinde bir yerlere tırmanmak zorunda kaldım ve bir süre öyle yolculuk ettim.


Ama sonra bunu eğlenceli buldum ve sevdim. Çünkü kendimi Jack Sparrow gibi hissettim ^.^


Kızlar da bu uhrevi anları kaçırmak istemediler, beni fotoğrafladılar. "Kendini Jack Sparrow Gibi Hisseden Otobüste Sıkışmış Cessie" olsun fotoğrafın ismi de bari!

Avmde önce yemek yedik. Çünkü Cansu feci şekilde açtı. Ben mesela o kadar aç değildim ama yine de öküz gibi yedim. Bu aralar zaten mütemadiyen öküz gibi yiyorum. Adana'ya 5 kilo almış olarak dönüp "Oralarda aç sefilim, beni pohpohlayın" mesajı veremezsem diye çok korkuyorum *.*

Sonra onlar sergiyi gezmeye gittiler. Ben de Arkadaş Kitabevi'ne gittim. Kitap evi benim evim ya. Nasıl rahat hissediyorsam kendimi kitapçıda, ediyorum. Yaşarım orada ben gık demeden.

Gezerken gözüme bir şey ilişti! "Anaam ne sevimli bu!" dedim. Ana bi daha baktım! Bi daha, ve onu aldım!

Bakın!
Yeni maymunum, Charles. Eğer bundan bir tane daha alırsanız / alırsam / alırsak onun adını da Gregor koyalım *.* Beylece Darwin'le Mendel'e atıfta bulunalım. Nasıl fikir ha?!

Charles'ı çok sevdim. Geçen sene Benjamin cebimde dolaşıyordu, bu sene de Charles dolaşacak sanırım. Gerçi Benjamin başta azıcık kıskandı ama ben kendisinin yerinin ayrı olduğu konusunda onu ikna ettim sanırım. Zamanla o da benimseyecek Charles'ı.

Dün Atıl Hoca ile telefonda konuştuk. Allam nasıl iyi geldi sesini duymak yea! Adana'ya ne zaman döneceğimi sordu. "Hocam çok sıkıldım, bunaldım burada. Ama yılbaşında gitmeyeceğim, yarıyıl tatilini bekliyorum." dedim. Konuştuk, konuştuk... Bana iyi geldi.

Dün güzeldi yani, mutlu oldum. Kendime kitap ayracı da hediye ettim. Durduk yere de böööyle şımartırım kendimi. :D

Yine yazının sonunu bağlayamadım.
Ok.
By.

4 yorum:

  1. Kahretsin ben göremiyorum body worldu.
    Neyse, bir gün o da olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lan çok içime oturdu. Atla gel birlikte gidelim :D

      Sil
  2. hah haaaaa çok güldüm yaaaa.
    :)

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;