8 Aralık 2012 Cumartesi

Görsel: Nukuzu

"Utku sen neredesin?"
"Evdeyim?"
"Nasıl evdesin?"
"Öyle."
"Biz neden bölümdeyiz o zaman?! İnanmıyorum -.-"
"Cessie ne diyorsun ya?!"

O esnada telefon kapanıyor. Ben mi kapattım, kesildi mi bilmiyorum. Sonra kafama dank ediyor. Bölümdeki Utku'yu aramak yerine lisedekini aramışım. Tekrar arıyorum. Yanlışlık olduğunu söylüyorum, bir şeyler saçmalayıp kapatıyorum. Utku'ya rezil oldum...

Ama birkaç dakika sonra daha kötüsü olduğunu fark ediyorum.
Ben Utku'yu özlemişim...

Tüm akşam beynimin bir köşesinde onu işliyorum. Mesaj mı atsam? Acaba ne yazsam?

Çok yakın değildik biz Utku'yla ama bir şeyler paylaşırdık. Hem onun varlığı güzeldi. Mesela, ben hiçbir şey anlatmasam da ona, şayet anlatırsam anlayacağını bilirdim. Anlatmamayı seçmemiş olsam da, anlattığımda anlaşılacağımı bilmek güzeldi. Ayrıca o hayatımda tanıdığım / tanıyacağım en kaliteli insanlardan biriydi muhtemelen...

Önce kendi kendime "Onunla irtibatı kesmemeliyim." diyorum. Ama ben onunla hiç irtibata geçmedim. O bir şekilde uzak durduğum ama kendimi yakın hissettiğim insanlardandı... Şimdi düşününce bile abartılmış ve gerçeklikten uzak geliyor, evet...

Ama Ankara'da, kitapçı dolaşırken, 6:45'in önünden geçerken veya bir yerlerde Jack Kerouac ismine rastladığımda onunla konuşmayı ne kadar özlediğimi fark ediyorum. "Abi biz en olmayacak şeyi yapıyoruz aslında. Popüler kültüre karşı bir akımı okulda popüler kültür haline getiriyoruz..." 

Zamanın bir yerinde, bir yerlerde -nispeten- aynı zevkleri paylaştığını, benzer düşünce yapısına sahip olduğunu, öyle değilse de her türlü konuda tartışabileceğin ve uzlaşabileceğin biri olduğunu ve tüm bunları yaparken belirli bir saygı sınırını iki tarafın da aşmayacağını bilmek güzel. Ama buna zamanın her yerinde sahip olamamak üzücü...

Kendime bakıyorum, köreliyorum sanki...
Her gün konuştuklarımız öyle değersiz ki. Oysa biz lise sıralarında sınavımıza odaklanıp üniversitede daha "geniş açılardan bakan, farklı düşünen" insanlarla tartışmayacak mıydık o konuları? Yani biz üniversitede kim kimden hoşlanıyor'u konuşmayacaktık hani? Veya ne bileyim, tek derdimiz sınav geçmek olmayacaktı...

Evet ya, özledim ben Utku'yu...
Cidden.
Baya baya özledim.

4 yorum:

  1. ne zaman bundan sonra böyle olmaz, olmayacak desek sonra bir de bakıyoruz ki zaman farklı mekan farklı kişiler farklı ama her şey aynı.. Utku gibi gani gani insan diliyorum her birimize

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;