25 Ocak 2013 Cuma

BÜYÜK BALIK ~ Daniel Wallace

Efsanevi Ölçülerde Bir Roman

Çeviren: Begüm Kovulmaz
Özgün Adı: Big Fish
Kapak Resmi: Emre Özbay
Kapak Tasarımı: Nahide Dikel
Yayın Yılı: 2. Baskı / İstanbul, Ocak 2011
Yayın Evi: YKY
Sayfa Sayısı:149

 ARKA KAPAK:

Edward Bloom çocukken herkesten hızlı koşar, okulu asla asmazdı. Büyüdüğünde birçok insanın hayatını kurtardı, devleri ehlileştirdi. Hayvanların dilinden anlardı, onlar da onu çok severdi. İnsanlarsa ona bayılırdı. Kadınlar ona tutulur, o da karşılık vermeden duramazdı. Üstelik anlatacak o kadar çok öyküsü vardı ki.

Şimdi hasta yatağında ölümü bekleyen Edward Bloom, yanı başındaki oğlu William'la hayatın anlamı üzerine konuşmak ya da ona nasihat etmek yerine bildiği fıkraları anlatıyor, hikâyeleriyle hayatına dair ipuçları veriyor. Büyük Balık, Edward Bloom'un, onu oğlunun gözünde dünyanın en sıradışı adamı haline getiren inanması güç olaylarla örülü yaşamöyküsü. Büyüleyici, tuhaf ve eğlenceli, efsanevi ölçülerde bir roman.
  • Ölümle pençeleşenlerin ülkesinde cümleler tamamlanmıyor, nasıl sonlanacaklarını önceden biliyorsunuz. (sf.25)
  • Bir adamın anlattığı hikâyelerin hatırlanması o adamı ölümsüz kılar, bunu biliyor muydun bakalım? (sf.29)
  • İnsanı yaşatan hayalleridir William, baban şimdiden bir imparatorluğun hayallerini kuruyordu. (sf.52)
  • "Böyle konulara tepetaklak dalmak beni huzursuz ediyor," diyor örtülerin altında sıkıntıyla kımıldanarak. "Aslını kim bilebilir? Kanıt yok ki. Ben de bir gün hayır diyorum, ertesi gün evet. Bazen de kararsız kalıyorum. Tanrı var mı? Bazı günler gerçekten inanıyorum, var diyorum, bazı günler o kadar emin değilim. Koşullar kusursuz olmaktan uzakken güzel bir fıkra anlatmak daha uygun geliyor bana. En azından gülebiliyorsun." (sf.69/ 70)
  • "Hikâyeye inanman gerekmiyor" diyor bitkin bir tavırla. "Hikâyenin anlattığı şeye inanman gerekiyor. Bir tür metafor gibi." (sf.99)
  • Fırsatlar kimi zaman kılık değiştirerek çıkar karşımıza. (sf.121)
  • Benim gibi bir adam için bir şeyin sadece bir parçasına sahip olmak çok güç. Eğer parçası o kadar iyiyse bütünü çok daha iyi olmalı çünkü. (sf.126)
  • Babam gülümseyerek ne kadar zekice, gerçek hayata ne kadar benziyor, diye düşünüyor; son anda, en az ihtiyaç duyulan saniyede bir patika çıkıyor insanın karşısına. (sf.127)

2 yorum:

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;