7 Şubat 2013 Perşembe

Zombie Loan


Tür: Korku, Komedi, Fantastik, Aksiyon
Bölüm Sayısı:  11+2
Yönetmen: Akira Nishimori
Senaryo: Atsuhiro Tomioka
Müzik: Hiroyuki Sawano
Orijinal Eser: Peach- Pit

Benim canım anime çekti yine, dün gece bir arayış içine girdim. Ne izlesem, ne izlesem diye TürkAnime'de gezinirken Zombie Loan'ı buldum. Özellikle az bölümlü anime peşine düşmüştüm zaten, uzun olsun istemiyordum. Toplamda 13 bölüm olduğunu görünce izlemeye karar verdim. Zombi mombi pek hoşlaşmıyordum gerçi ama, yorumları okuyunca "Amaaan" dedim, "izleyeyim, ne olacak?" İyi ki de öyle demişim.

Aslında bu zombilerden vampirlerden falan soğumamın nedeni de izlediğim bir anime. Vampire Knight diye bir animeye başlamıştım vakti zamanında. Hiç de sevmedim, nefret ettim. Saçma sapan bir animeydi, seveni varsa da kusura bakmasın. Bir de ikinci bir sezonu mu vardı neydi, takıntılarım var ya, yarım bırakamam diye izledim sıkıla sıkıla, içim bayıla bayıla... Çok kötüydü. Nedense ondan sonra böyle bir ön yargı oluşmuş demek ki kafamda. Neyse.

Animede çok tatlı karakterler var. Aslında ne bileyim, ana karakter kavramı da çok yok sanki, hepsi değerli, hepsi bizden gibi ama şu resimde gördüğünüz üçünden özellikle söz etmek gerek belki, bilmiyorum.

Zombie Lona, zombileri konu alan bir anime. Ama bu öyle sizin düşündüğünüz gibi iğrenç zombilerle dolu bir anime değil. Şöyle ki, her insanın boynunun etrafında bir halka var. Kişinin ölümü yaklaştıkça bu halka siyaha dönmeye başlıyor. Ölen kişilerin, daha doğrusu daha önce ölmüş olduğu halde hâlâ ortalıkta dolaşan kişilerin boyunlarındaki halkalar siyah. Peki bu insanlar nasıl öldükleri halde ortalıkta dolaşmaya devam ediyorlar?

Zombie Loan diye bir şirket var. Bunlar ölmek üzere olan veya henüz ölmüş olan insanlarla kontrat imzalıyor. Belirli bir borç karşılığında, hayatta kalmalarına izin veriliyor.

Hemen sağda gördükleriniz Shito ve Chika Akatsuk,, ana karakterlerimizden. Bu ikisi bir kaza sonucu ölmüş, daha doğrusu bir kaza sonucu bir çok insan ölmüş ama bu ikisi sağ kalmış. Ama aslında sağ kalamamışlar, zombi olmuşlar, biraz karışık. Neden öyle olmuş bilmiyorum, kaza mı yoksa kasıtlı olarak bunları zombiye dönüştüren kişi mi yapmış anlayamadım ama Shito ile Chika'nın elleri karışmış canlarım. Shito'nun sağ eli Chika'da, Chika'nınki de Shito'da. Bu nedenle bunlar birbirlerinden ayrılamıyorlar, sürekli yakın olmak zorundalar. Birbirlerinden çok uzaklaştıklarında, bir süre sonra eller çürüyor çünkü. Bir de silahlarını çağırabilmeleri için kendi ellerine ihtiyaçları var. Ama kendi elleri bir saatten fazla kendi bedenlerinde duramıyor. Birlikte çalışmaktan başka seçenekleri yok.

Shito ve Akatsuki kötü zombiler değiller. Aslında onlar, yasa dışı bir biçimde zombileştirilmiş insanları ve diğer uyduruk zombileri avlıyor, onların ruhlarının ebediyete intikalinde rehberlik ediyorlar. Bir de bu ikisi kesinlikle anlaşamayan iki tip. Shito biraz soğuk nevale. Herkese karşı mesafeli. Chika'ya (yani Akatsuki'ye ) göre biraz daha kontrollü, Akatsuki daha bir pervasız, sağı solu belli olmuyor. Her an her şeyi yapabilir. Çabuk parlayıp çabuk sönenlerden. Son olarak Death Note'taki Ryuzaki'den sonra yüreğimi kıpraştıran tek anime karakteri oldu kendisi... Yeni bir aşka yelken mi açtım ne oldum. Zihnimde onun minyatürünü yapmadım ama, o kadar olmadı. Çünkü seri hemen bitti, hemen bitmeyeydi :(

Bu hanım kızımız da Kita Michiru. Bu kızcağımız da şu ezik, sessiz tiplerden. Ailesini kaybetmiş. Hatta hazin bir şekilde ailesinin öleceğini görmüş zira bu kız, gözündeki koca gözlüğü çıkardığı zaman insanların boynundaki halkayı görebiliyor. Bu ikisiyle yolu da bir şekilde kesişiyor. Aslında aynı liseye gitmekteler ama Shito ile Chika sürekli birlikte takılan, dışarıya kapalı tipler. Ama herkes onları tanıyor çünkü yazının başında söz ettiğim kazadan sonra sağ kalan iki kişiler. Neyse, Kita da tanıyor ama hiç konuşmamış. Nedense sonra bu kız onların peşine takıldı falan... Bunları böyle ellerini çıkarıp takarken gördü. Bu ikisi kızı öldüreceklerdi görgü tanığı diye ama, bu yeteneğini fark edince, yani siyah halkalı insanları, yani ölü insanları, yani zombileri görebildiğini anlayınca, onları avlamakta kendilerine yardım edebileceğini düşünerek sağ bıraktılar ve böylece üçlü bir ekip oldular.

Tek sıkıntı, animenin 13 bölümden oluşmasıydı. Şimdi diyeceksiniz ki "Kızım sen bölüm sayısı az diye başlamadın mı bu animeye?! Mal mısın, nasıl bir tutarsızsın?!" Yahu ne bileyim. Öyle başladım ama sevdim. Bir de çok havada kaldı, sonu yok bir şeysi yok. Ne havadası, bildiğin yarım kaldı bence. Ben de mangasını buldum internetten, devamı varmış meğer. Mangasını okuyacağım. İngilizce ama basit bir İngilizce. Death Note'u da okumuştum daha önce, o yüzden sanıyorum ki rahatça okursunuz. Bir göz atmak isterseniz şuraya tıklatınız.

Son olarak alıntıladığım cümleyi yazayım ve daha fazla anlatmadan bırakayım. İzleyip izlememe kararını da siz verin.

Eğer bu bir drama ya da komedi olsaydı, yan karakterlerin ölümüne yas tutulmazdı.
Ölüm sadece hikâyedeki bir malzeme...
Gene de... birisi öldüğü zaman ardından ağlayacak birileri her zaman vardır.
Doğumundan ölümüne kadar ilişkin olan insanlarla aranda bozulmaz bir anlaşma vardır.
Ana karakter ya da yan karakter, bu onların yaşıyor olduğunun bir kanıtı.

4 yorum:

  1. Zombileri de animeyi de çok sevdiğime göre...
    Dur ben bir başlayayım şuna :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonu hoş değil ama, yarım kalmış gibi.
      Yine de bir bak istersen :D

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;