13 Mart 2013 Çarşamba

Koleksiyoncu Üzerine


Koleksiyoncu üzerine söylenecek çok şey var aslında. Mühim olan nereden başlanacağına karar vermek...

Koleksiyoncu esasında koleksiyon yapan bir adamın, bir sanat öğrencisini görmesi ve ona duyduğu saplantılı aşk (?) nedeni ile onu kaçırmasını anlatır gibi görünse de , arka kapakta da yer aldığı gibi iki ayrı sosyal tabakanın birbirine yakınlaşma çabalarının, aslında alt sınıfın üst sınıfa yaranma, üst sınıfın ise öğretmenlik kisvesine bürünerek "yığınları" mümkün olduğunca kendisinden uzak tutma kaygısından başka bir şey olmadığının çarpıcı bir anlatısı olarak da yorumlanabilir. Bence anlattığı en güzel şey de budur, en iyi bunu anlatır.

Kitabı okurken Koleksiyoncu'nun zayıflığının, deliliğinin yanında masumiyetini de görürüz. Onda çok saf bir taraflar da vardır ve belki de bunca şeyi ona bu yaptırır aslında. Ve bana kalırsa, Miranda -kızın ismi sanıyorum buydu- 'yı kaçırdıktan, onunla tanıştıktan sonra o saf tarafın bir parça zedelendiğini görürüz.

Miranda, Koleksiyoncu'nun çok sığ olduğunu düşünür. Onu kendince adam etmeye (!) çalışır. Kendi düşünceleri adına derneklere yatırım yapmasını ister, bekler. Tüm bunların içinde özgürlüğe kavuşma arzusu da vardır. Kimse Miranda'yı yaptıkları yüzünden suçlayamaz. Zaten bir şey de yap(a)mamıştır. Koleksiyoncu ise sadece Miranda'yı sevmiş ve onu her zaman, daima yanında görmek istemiştir. Bir anlamda onu koleksiyonuna katmıştır. 

Kitapta çok net göreceğiniz, en azından benim çok net gördüğüm bir şey vardır ki o da, entelektüel geçinen kesimin kendisini yukarılarda görürken aslında ne komik, ne zavallı olduğudur. Evet, bunu uzun süredir düşünüyorum, düşündüm. Onların öyle bir hali vardır ki, kendilerinin yüksek bir mertebeye eriştiğini düşünür ve yol göstericilik rolüne soyunurlar. Halleri çok komiktir, kendilerini yukarıda görürler. Kimisi bunu "ukalalık" adı altında satar ve çok cool olduğunu sanır. Kimisi de kesinlikle kabul etmez. Ama bu yersiz kendini beğenmişlik hepsinde vardır. İşte bence Miranda, o entelektüellerden biriydi. 

Koleksiyoncu iyi bir kitaptı, ama beklediğim kadar etkilemedi beni. Yine de konusu gereği farklı bir roman okumak isterseniz, tercih edebilirsiniz.

2 yorum:

  1. severim de büyücü ve fransız teğmenin karısı da müthiş ya. en sevdiğim yazarlardan. bir de daniel martin adlı kitabı var.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kitap çok etkilemedi beni. Ama sevdim.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;