22 Haziran 2013 Cumartesi

finallerim bitti o'lum :')

Gönül isterdi ki sırt çantamı alıp, kulaklıklarımı takıp yeni ufuklara yelken açayım... Hatta gönül bunu yapamıyorsam da Ankara'da kalayım isterdi... İvit, artık buraya alıştım ve eve dönmeye üşeniyorum. Tabii ki annemleri özledim ama, ama, ama... Bir sürü ama işte... Gerçi Meltem yaz okuluna kalmamı falan söyledi ama istemiyorum. Kendi arkadaşlarımdan hiçbiri kalmıyor...

Bu gün son finalimizi atlattık, gazamız möbareğoldu! Artık resmen tatildeyim! İstatistikten kaldım sanırım ama hiiiiç bütle mütle uğraşamam. Önümüzdeki 3 sene içinde bir ara veririm herhalde. Bir başıma burada kalmayacağım bu yüzden.

Mert ve Utku bu akşam gittiler. Burcu ve ben de Utku'nun valizlerini taşımasına yardım ettik. Evet evet, normalde tam tersi olurdu ama hep anormalde ne oluyorsa o oluyor bize. Te allam, adamla yaşamadığımız gerginlik kalmadı, en son "Biloğumu yayıyor, arkadaşım değilmiş, bıdı bıdı" dedim dedim, bu gün gittim eşyalarını taşıdım :') Her bokumuz üstü kapalı olduğu için gerçi, tüm o gerginlikler de çok üstü kapalı oldu. Neyse... Hepsi yok sayılabilir onun ve diğerlerinin nazarında sanırım. Hiç birini unutmadım, aman insanlar yanlış düşünmesin diye de değil. Sanırım biraz salak olduğum için.

Mert ise ayrı bir konu...
Mert ile nasıl bu duruma geldik bilmiyorum ama aramızda çok abuk bir ilişki gelişti. Beni kız kardeşine çok benzettiği için bir anlamda, kendisini abim ilan etti. Ben de ne bileyim, hep abim olsun isterdim ya, kabul ettim. Ama ne o benim abim olmanın sorumluluklarını taşıyabiliyor ne de ben onun kız kardeşi olmaya gelebiliyorum, kedi köpek gibiyiz. Ciddi anlamda. Bu gün mesela ona "Naaptın bok kafalı?" dedim. O da bana "Sen naaptın sidikli?" dedi. Sonra bu gün onlar gidene kadar çimlerde oturduk. O süre boyunca da elinde koca bir çekçekli valiz, sırtında 3 sırt çantası (?!) ile evine yürüyerek gitmeyi planladığı için onunla dalga geçtim. Hayır arkadaşlar, yürüyeceği mesafe de az değil, bir buçuk saat yürümesi gerekiyormuş. O "Erkek gibi, özgür bir birey olarak, kendi isteğimle, azmimle, kararlılığımla yürüyeceğim. Kan ter içinde kalmış olacağım ama mükâfat olarak annemin yemeklerinden yiyeceğim" dedi. Ben de ona "Bu özgürlük değil bu bildiğin aptallık" dedim. Sonra, tartışmalarımızın bir kısmı da o mükemmel, kusursuz olduğunu iddia ettiği, ben de bunu reddettiğim için çıkıyor.

Öte yandan, Beytepe'de konuşabildiğim birkaç insandan biri o. Utku onunla aramızda özel bir ilişki olduğunu düşünüyor. Yani burada aşk şeysilerinden söz etmiyorum. Burcu da biz birbirimizle konuşmaya başladığımızda bazen bazı insanları dışarıda bıraktığımızdan söz etti. Ben onunla olan ilişkimizi, aramızdaki arkadaşlığın bu şekilde olmasını, birbirini anlamaya büyük ölçüde yaklaşmış insanlar olmamıza bağlıyorum. Ve biz onunla konuşurken sanırım sadece konuşmuyoruz. Onun deyimiyle felsefe yapıyoruz.Onun en sevdiği şeylerden biri felsefe ve yine onun söylediğine göre ben felsefenin veya felsefe yapma eyleminin, nasıl ifade etmek doğru olacak bilmiyorum, tam ortasındayım.

Bu akşam, "Seni özlemeyeceğim!" muhabbeti yaptık ikimiz de. O benim kendisini çok özleyeceğimi söyledi, ben de ona beni özleyeceğini ama ne olursa olsun beni aramamasını, çünkü ararsa açmayacağımı söyledim. Sonra vedalaşırken sarıldık, bana "Seni seviyorum kız çocuğu" dedi. Burcu'ya da bizi özleyeceğine dair itirafta bulunmuş. ^^

Burada Mert ve Burcu ailem gibi oldu... Özellikle senenin ikinci yarısında... Yaptıkları, yaptıklarımız, paylaştıklarımız... Aslında bunu anlatmak zor... Sanırım her şeye rağmen birbirini kabullenebilen insanlar olduk... Bu dönem, bir arkadaşım yüzünden, aslında benim sanırım erkek arkadaşım gibi bi' şeyim oldu, kimi zaman Burcu'nun, kimi zaman Mert'in omzunda ağladım. Arada ikisine birden ağladım. Onun olaylara bakış açısı, bana bakış açısı, herhangi bir şeye bakış açısı sanırım sonunda kendimle barışmama yardımcı oldu... Buna yardımcı olan bir başka şey Bülent Hoca'nın önerdiği, ikimizin de okuduğu ve hâlâ her fırsatta üzerine konuştuğu kitap. Onunla bir şeyleri gözden geçirmek, bir şeyleri tartışmak, düşüncelerimi hale yola koymamı sağladı herhalde, zira tek başıma düşünemiyorum. Galiba beni anlamaya yaklaşan bir insan olduğu için çoğunlukla doğru sorular sordu ve doğru şeyler söyledi... Aynı şekilde ben de onun hayatını etkiledim, şu veya bu şekilde... Üçümüz birbirimizin hayatına dokunmuş olduk. Böyle oldu işte, Burcu kız kardeşim gibi oldu, Mert erkek kardeşim gibi. YİNE DE ONU ÖZLEMEYECEĞİM -.-

Bok gibi bir sene geçirdim. Sanırım burası benim için biraz da hayal kırıklığıydı. Ben daha özgür olmayı, daha serbest çalışmayı bekliyordum sanırım. Daha çok araştıracağımı sanıyordum, bilginin peşinden koşturacağımı sanıyordum... Tek yaptığımız bize verilen hap bilgileri ezberlemeye çalışmak oldu. İstediğim bu değildi. İstediğim bu bölümü okumaktı ama bu şekilde değildi...

Daha özgür olma adına kararlar aldım. Esin'le görüşeceğim Adana'ya dönünce ilk iş olarak. Onunla konuşmam gerekenler var. Başarısızlığım üzerine konuşmamız gerek ve başarısızlığımın gerçek nedenleri üzerine.

Daha özgür kararlar almak demişken... Bu konu üzerine çok konuştuk. Mert kitaptan çok etkilendi. Kitabı okuduktan sonra kendisinin bağımlı bir insan olduğunu fark etti ve kendinde devrim yapmaya karar verdi. Benim de özgür, en azından büyük oranda özgür ve kendini gerçekleştirebilen bir birey olduğuma hükmetti. Bunun üzerine tartıştık, tartıştık, tartıştık. En son geçenlerde Palme Yayınevi'nde çözüme kavuştu her şey. Benimle ilgili olan her şey, benim kafamdaki her şey. Ben de tatilde bu konu üzerine eğilmeye karar verdim...

Derslerim istediğim kadar iyi değildi ama sanırım kendimle barışmak adına büyük yol katettim. Artık olduğumdan farklı biri olmak istemiyorum. Ama bunu gerçek anlamda istemiyorum.

Bir de bu yaz çalışmak istiyorum. Para biriktireceğim. Bomboş bir yaz tatili geçirmek istemiyorum.
Imm artık uykum geldi. Nicedir yazmadığımdan sanırım birikti anlatacaklarım. Ama gözlerim akıyor artık.

Son olarak, bir şarkı buldum ben. Her şeyi boşverin, Gezi Parkı'nı boşverin, direnişi boşverin, bu kez bu şarkıyı sadece şarkı olarak dinleyin.
Çünkü bu gerçekten güzel bir şarkı.
Her koşul ve her durum için.
Belki halk-hükumet ilişkisinden ziyade insan ilişkileri adına çok güzel.


2 yorum:

  1. ilgiyle okudum valla.
    başarısız filan değilsin.
    ilk yılın şaşkınlığı sadece.
    bilim de yaparsın ki daha sonra.
    yüksek yaparken.
    ah çalışmak iyi tabii.
    iyi misiin.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyüyünce...
      İyiyim evet :D Deli gibi kitap okuyacağım :)

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;