10 Temmuz 2013 Çarşamba

SÖĞÜTLÜ

Şöyle bir ekip, koçumuz ve Emine Hoca'mızla birlikte, proje dahilinde son kez Söğütlü'ye gittik.
Büşra ve Orçun yanımızda değildi, onların yokluğunu hissettik tabii ama şartlar bunu gerektirdi.
Biz dördümüz, orada olmaktan çok mutluyduk.

Onur ile Mustafa önceden gitmişti. 
Emine Hocalar'la biz, Ayşe ve ben yani, daha sonra gittik köye.
Gittiğimizde kitaplık hazırdı. 
Bize kalan sadece kitapları yerleştirmekti.

Kitapları yerleştirdikten sonra çocukları topladık.
Önce biraz kitaplıklarını, kitaplarını incelediler. 
Sonra oturup konuştuk biraz. 
Önce bizim duygularımızdan bahsetmemizi istediler, başta biraz tutuktuk.
Ben yine hebe hebe diye kaldım mesela.
Ama sonra biz çocuklarla güzel bir muhabbet tutturduk hayvanlar üzerinden.

Samet (Volkan Hoca'nın yanında oturan şapkası yan duran çocuk) çok sevimli bir çocuk ve çok zeki bir çocuk.
Neyse, üzerine bir eşeğin düştüğünü iddia etti.
Hayal edemiyorum.

Böylece hepsi başlarına gelen arı sokması, inek tepmesi, köpek ısırması olaylarını anlatmaya başladılar.
Sonra veda zamanı geldi.
Çocuklar çıkınca biz beraber fotoğraf çekindik.
Yanımda duran (en sağdaki) kız, Serpil.
Söğütlü'den biriydi. 
Orada bize çok yardımcı oldu. 
Kitapları ona emanet ettik, çocukları o toparladı.
Belki de en çok gelişme gösteren insanlardan biriydi okuma konusunda.
Bir sürü kitap okudu, sevdiği cümleleri not etti.
Serpil artık bizim arkadaşımız oldu, diğer çocuklar da kardeşlerimiz.

Vedalaşırken hepsiyle teker teker öpüştük.
Kimisi kocaman öptü, kocaman sarıldı, kimisi daha çekingen.

Serpil'e geri dönersek...
Serpil şiir yazıyormuş. 
Daha önce de yazıyormuş, biz Söğütlü'ye gitmeden önce.
Ama sonra şiirlerini Ayşe'yle, Onur'la paylaşmış.
Az önce de bana bir şiir gönderdi, "Siz gittikten sonra duygulandım, oturdum şiir yazdım." dedi.
Cümlelerin ilk harfleri birleşince "CEMİLE" çıkıyor *.* 
Hayatımda hiç böyle bir şey olmamıştı, hiç. 
Bir keresinde M denemişti ama yarısında bırakmıştı.
Neyse, o bu konuda o kadar katıydı ki, denemesi bile benim için çok anlamlı :D
Ama Serpil *.* 
Ah, çok duygulandım.
Şiiri ondan izinsiz yayınlamama kararı aldım.
Bir de kendime saklamak istediğimden midir, bilmiyorum. 
Sizinle paylaşmayacağım.

Kitap Kapında bize bir de Mustafa'yı kazandırdı.
Mustafa, güzel sanatlarda okuyan bir arkadaş, Volkan Hoca'nın öğrencisiydi.
Biz, Ayşe,Büşra, Onur, Orçun ve ben zaten liseden birbirimizi tanıyorduk. 
Okul dergisi vesilesiyle de arkadaşlığımız pekişmişti.
Mustafa'yı da Kitap Kapında sayesinde tanıdık.

Mustafa çok yetenekli ve kocaman kalpli bir çocuk.
Bize çok güzel kitap ayraçları yaptı.
Eli boş gitmedi köye, ya kartonlara resimler çizerek afişler hazırladı ya kitap ayraçları.
Bir gün bize limonata yaptı, portakal suyu sıktı getirdi. 
Bütün bunların dışında, Mustafa bize çok iyi uyum sağladı. 
Biz birbirini tanıyan arkadaşlardık zaten. 
Ama o hiç yabancılık çekmedi.
Biz de onu hiç yadırgamadık, sıcakkanlı olduğundan, temiz kalpli olduğundan belki.
Yani, proje sayesinde bir de arkadaş, hatta belki dost kazandık.

Sonra Söğütlü tabelası önünde çeşit çeşit fotoğraflar çekindik.
Ama ben bunu ekliyorum.
Hem ben kötü çıkmamışım diye, hem de Mustafa'nın Antonyo Dikapriyo bakışlarından mahrum kalmamanız için.

Biz Söğütlü'yü çok sevdik.
Oradaki çocukları, yol üzerinde sıkma yediğimiz, değerlendirme yaptığımız Yörükler Sofrası'nı.
Orada çalışan, aynı zamanda okuyan Nehir'i, bize proje sürecinde yardımı dokunan ve edindiğimiz bir diğer arkadaş olan Emine'yi, bıcır bıcır konuşmasıyla maskotumuz olan Fadime Yağmur Yumukgöz'ü, Serpil'i ve yaptığımız şeyi çok sevdik.
Bu yüzden de bu gün Söğütlü'den hafif buruk bir mutlulukla ayrıldık.
Gözümüz arkada kalmayacak.
Kitapları Serpil'e emanet ettik.
Ve çocukların biz olmasak da okuyacaklarını biliyoruz artık.

Bizim için apayrı bir deneyimdi Söğütlü'de olmak.
Çok mutluyuz *.*

10 yorum:

  1. çok kötüyüm yazma. böyle şeyler yaz. böyle kocaman gül. en olmadı gülümse. azıcık mutlu olalım. yapma öyle şeyler, hep iyi ol. tamam, biliyorum çok bencilim ayrıca kendime sürecek merhemim yok ama yine biliyorum ki sadece mutlu olmanı istiyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Semmma, ben de istiyorum ki hep çok mutlu olmak. Ama bu yetenekten yoksunum herhalde. Bazı insanlar mutsuzluklar içinden mutluluklar çıkarır. Bense mutluluklar içinde mutsuzluk bulurum :( Bu da benim lanetim mi nedir, bilmiyorum.

      Ama dün, köydeyken gerçekten çok mutluydum :D

      Sil
  2. Ben bile duygulandım okurken. Ne kadar güzel böyle bir proje içinde olmak. Çok çok sevindim senin adına ve tabii ki de çocukların :)
    Fotoğraflarsa harika (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten öyleydi.
      Projeyi de köyü de çocukları da çok sevdik *.*
      İstekle gittik oraya :)
      Çok mutluyduk o süre boyunca biz de :)

      Teşekkürler *.*

      Sil
  3. Çok güzel bir proje ve çok güzel bir etkinlik olmuş. Elinize yüreğinize sağlık... Sizin adınıza çok sevindim :)

    YanıtlaSil
  4. ne güzel haber.
    emine hocayı da seviyoz ki biz de.
    kim duygulanmaz böle bi harekete.
    hayat ne güzel değil mi.
    :)

    YanıtlaSil
  5. yaptıkların öyle güzel ki..

    fotoğrafınız da ne güzel. gözlerinizin içi gülüyor gibi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzeldi ki, çok da mutluyduk.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;