24 Temmuz 2013 Çarşamba

Zerdüşt Böyle Diyordu Üzerine

Zerdüşt Böyle Diyordu'yu azim ve kararlılıkla bitirdim. Nietzsche'nin okuduğum ilk kitabı Zerdüşt Böyle Diyordu oldu. Lisedeyken bıyıklarından ve sağda solda görmeye alışmış olduğumuz sözlerinden başka bir şey bilmiyordum hakkında. Sonra Yalom'un Nietzsche Ağladığında kitabını okuyunca kafamın bir köşesine yazdım Nietzsche okumayı. Sonra da Böyle Buyurdu Zerdüşt ismiyle farklı bir yayınevinin çevirisini edindim. Fakat Tuncay Abi'ye verdim kitabı ve bir süre ayrı düştük Nietzsche'den. En son bu yıl, Ankara'da bir kitap alış verişi esnasında dananın kuyruğu kopsun diyerek bu edisyonunu aldım.

Okulda kitap okuma grubu var, Burcu feysten ulaşmış, yaptıkları okumalara katılmak, yeni insanlarla tanışmak istemiş. O ay Nietzsche okuyacaklardı işte gruptakiler. Benim de elimde kitap vardı herhalde ama hiç kafam kaldıracak gibi değildi o dönem, okumadım. Fakat son anda toplantıya katıldım ben de. Zaten kimse de bitirmemişti kitabını.

Biraz boş beleş yorumlar yapıldı. Bir çocuk vardı, hep o konuştu. Kendince altını çizdiği cümleleri tartışmaya açtı ama buna pek fırsat vermedi, daha ziyade kendi fikirlerini söyledi. Bizim kendi aramızda yapacağımız bir tartışmanın (Burcu- ben- Mert biz oluyoruz) bu okuma grubu toplantısından çok daha verimli olacağına karar vermiştim o zaman.

Kitabı yaza bırakmakla iyi etmişim. Tuncay Abi zamanında "Ağır kitap, sindire sindire okumak gerek" demişti. Gerçekten ağır ve sindirilmesi gereken bir kitap olduğundan mı, benim dikkat eksikliğim nedeniyle mi bilmiyorum ama yavaş yavaş ilerledim. Cümleler üzerine teker teker düşünmek isterdim ama, bunu yapabilmem için biriyle tartışmam gerekiyor, tek başıma düşünemiyorum, biliyorsunuz. O  nedenle kitabı Ankara'ya geri götüreceğim ve Burcu ve Mert'i sıkıştıracağım benimle tartışmaları için.

Bu nedenle bu yazı biraz, "kitabı okurken nasıl bir ruh hali içindeydim" yazısı. Kitabı inceleme ve irdeleme gibi bir taşın altına elimi sokamayacağım şimdilik. Ha, bir de geleceğe not düşme çabası, 19 yaşındayken böyle olmuş ben bu kitabı okuduğumda diye. Hayatımın başka bir evresinde tekrar okuyacağım. Bir de işaretlediğim bazı konuları tekrar okuyacağım, tartışacağım. Ondan sonra belki, Zerdüşt üzerine bir yazı daha yazabilirim.

Kitabın sonlarına doğru, Oksa Pollock heyecanı içimi sardığından biraz savsaklamış, bitsin diye hızlı hızlı geçmiş olabilirim.

Yani bu okuma, iyi başlayan ama başladığı gibi devam etmeyen bir okuma oldu. Tekrar okumak, üzerine kafa yormak gerek biraz daha.

12 yorum:

  1. Böyle Buyurdu Zerdüşt :))

    Ay nasıl bir tesadüf biliyor musun, ben de bugün onu arıyordum rafta. Yalnız kaybolmuş galiba :(((

    Uyku ve erdem üzerine, dost üzerine, her şey üzerine konuşmuş niçe abimiz. O olmasaydı halimiz niçe olurdu dsgadasgdagh

    Bak şimdi bir deneme yapıyoruz ne kadar ezberimde.

    "Uyku ve erdem üzerine pek güzel konuşan bir bilgeyi övdüler zerdüşte. Kendisi bu yüzden çok saygı görür, el üstünde tutulurmuş. Bütün gençler de kürsüsünün önünde otururlarmış. Ona gitti zerdüşt ve oturdu kürsünün önüne. Şöyle buyurdu bilge.

    Saygı ve utanç duyulmalı uykunun karşısında. İşin başı budur. Geceleri uyuyamayanların ve kötü uyuyanların yolundan çekilin. Hırsız bile geceleyin sessizce çalar. Utanmaz ama gece bekçisi utanmadan taşır düdüğünü.

    Öyle kolay bir sanat değildir uyumak onun uğruna bütün gün uyanık durmak gerekir.

    Sonra işte uykuya iyi gelmeyen şeyleri söylüyor kötü düşünceleri falan. Komşunun şeytanıyla dahi barış falan diyo. Sonrası şöyle galiba

    Bilgenin sözlerini duyunca için için güldü zerdüşt. Bence soytarının teki bu kırk düşünceli bilge ama uyumayı iyi biliyor sanırım, diye geçirdi içinden."


    Bu kadarı aklımda :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oooo gerçekten çok iyi :D
      Beni şaşırttın Kimsecik.

      Sil
    2. Ya öyle şaşırırsın işte :p ben de şaşırdım ki ben onu ezbere biliyordum yani o bölümü, unutmuşum :(

      Sil
    3. Güzel bölümdü. Okurken benim de dikkatimi çekmişti. Oturup ezberlemedim tabi ama :D

      Sil
    4. Ezberlemedim aklımda kalmış :)

      Sil
    5. Tamam canım, biliyorum ezberleyeyim diye kendini paralamadığını. Bana da olur, çok okuduğum şeyler beynime kazınır. Takıldım sadece :D

      Sil
  2. yazılarını hep okuyoruuum ki.
    sona da yoruma geliyorum toptan.

    dex çok iyi.
    soğuk öpücük veya yemin ile başlayabilirsin.
    olmazsa da bekle biraz.
    önümüzdeki günlerde tonla dex romanı tanıtcam.
    seçersin.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oluur.
      Senin yorumlarını okuyup seçeyim birini :D

      Sil
  3. okudum zerdüştü.
    ilginç di mi.
    evet ağır bi de.
    bi de bak hitler yanlış anlıyo niçeyi.
    üst insan filan.
    yanlış yorumluyo.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet biraz ağır.
      Hitler evet, Darwin'i de suçluyolar Hitler yüzünden :(

      Sil
  4. Hala elleşemedim bu kitaba ben. Niçeye bulaşmalıyım bir ara ama kafamın çok boş olması lazım ki odaklanayım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. Benim de yarısı olmadı sanki :D

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;