22 Ağustos 2013 Perşembe

sizden uzak geçirdiğim günlerimi anlatmaya devam ediyorum, ehöm...

Too Many Friends de şarkımız olsun *.*
Buradan
Tabii ki sonunda dolmuştan kurtuldum ve apartmana ulaştım. Ama biraz kapıda kaldım çünkü isim listesi yerine tuşlar olan bir zımbırtı vardı ve ben daire numarasını bilmiyordum. Sonra birileri kapıyı açtı bana.

Ebru yaz okuluna gittiği için evde değildi, Derya Teyze açtı kapıyı. "Aman durun Derya Teyze" dedim "feci terliyim." İkimiz de ter kokusundan nefret ediyoruz, o yüzden kadıncağızı uyarma gereği duydum. Yine de sarıldık ve hemen beni banyoya soktu. Tabii ki her şeyi düşünmüş. "Annem bana havlu falan koymuştu" dedimse de "Temiz havlular hazır, ben sana Ebru'nun kıyafetlerinden de bir şeyler ayarladım, hiç açma valizini" dedi. 

Yolculuk sonrasında banyo yapmak kadar güzel bir şey yok. Zaten suda olmak demek cennette olmak demek benim için. Bir güzel bıcı bıcı yaptım. 

Sonra da oturduk Ebru'yu beklemeye başladık, sohbet ettik. Çok aç değildim bu nedenle Ebru ile yeriz diye düşündüm. Tam benim sürekli dökülen saçlarımdan söz ediyorduk ki ebru geldi. Biraz da onunla çene çaldık ve sonra nım nım, enfes şeyler yedik *.*

buradan
Sonra da Ebru'nun odasına geçtik. Yatağına uzanmış muhabbet ediyorduk benim gözlerim gitmeye başladı. Ebru'nun da ertesi gün iki sınavı ve yetiştirmesi gereken bir ödevi vardı. Bu yüzden, uyuyabileceğimi söyledi ama ben uyumak istemedim. Çünkü gecenin bir köründe uyanıp geri uyuyamamaktan endişelendim. Ama sızıp kaldım.

Sonra Derya Teyze beni azıcık uyandırmış, kendi yatağına götürüp yatırmış. Çünkü ne zaman Ebrulara gitsem Derya Teyze'nin yatağında uyuyoruz ikimiz. Neyse bir ara Ebru gelmiş yatmış yanıma, sonra kalkmış ders çalışmak için, uyanmış mıyııım bir şeyler olmuş ama inanın hiç birini hatırlamıyorum. Nasıl bir öküz uykusuna yatmışsam. Şu sevimli köpek de temsili ben *.*

burdan
Tabii erken yatınca erken kalktım. Ebru ödevlerini yetiştirmeye çalışmaya devam etti. Bu arada Derya Teyze de gidip bize simit almış. Hem de taze simit, çıtır çıtır. Afiyetle yedik. Derya Teyze bana müjdeyi vermekte ve beni uyarmakta gecikmedi "Cessie sen çok yeme, sana patatesli gözleme yapacağım." Tabii ki gözlerim parladı ve simitlerin kalanını Ebru'ya havale ettim. O da söylendi biraz okulda olacağı ve gözlemeyi kaçıracağı için. *.*

O gidince ben azıcık internete girdim. O esnada bir yazı yazıversem mi diye düşündüm ama sonra üşendim tabii ki. Salona geçtim. Derya Teyze de gözlemeleri pişirmişti zaten. Afiyetle yedik. Dizi izledik, sohbet ettik. Sonra Derya Teyze işlerini yaptı. Kaşla göz arasında feci lezzetli bir kek pişirdi *.* Ağzım hiç boş durmadı anlayacağınız.

Ebru eve geldiğinde çok fazla vaktimiz kalmamıştı çünkü akşam sekizde otobüsümüz hareket edecekti. Böylece akşam yemeği yiyip hazırlandık ve çıktık. 

to be continued...

2 yorum:

  1. ne güzel mutlu huzurlu sevgi dolu ve iştahlı anlarmış.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet öyleydi :D
      Güzel bir hafta geçirdim.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;