1 Ekim 2013 Salı

var oluş problemi


biz son zamanlarda var olabilmek için, kendimiz olabilmek için ve özgür olabilmek için savaş veriyoruz. ben neredeyse doğduğumdan beri veriyorum da, bu sene "biz" oluverdi işte. biz dört kişi.

bir adam bir kitap önerir, bir zırdeli o kitabı okur ve düşünmeye başlar. sonra yanındakileri de kendisiyle birlikte sürükler. işte geçen yıl bize olan bu. mert bir kitap okudu ve acınası bir hayat yaşadığına, köle gibi bir yaşam sürdüğüne karar verdi. bundan rahatsız oldu, üzerine düşündü ve her zaman yaptığı gibi, okuduğu kitabı hayatına uygulamaya kalkıştı. biz de bazen ona "yapma etme" demek için bazen de bu yolda yürümenin gerekliliğine aslında içten içe inandığımızdan katıldık buna.

hepimiz biraz daha özgür olmaya çalışıyoruz. kendimiz olmaya çalışıyoruz. ben mesela, kendim olduğum için, sırf kendim gibi davrandığım için suçluluk duymamayı öğrendim bu yaz. bir gün bizim blokta oturduk, bunu anlattım uzun uzun. utku ne durumda bilmiyorum ama burcu da içten içe kendi yaşamı üzerine düşünmeye başladı.

mert'e kalırsa ben "hemen hemen doğuştan özgür"müşüm zaten. böyleyse bile onunki daha değerlidir herhalde. daha iyi bir yaşam için bu kadar çabalaması. sadece doğru yaşamak, sadece kendi varlığını ortaya koyabilmek için.

biz ortada bazı yanlışlar olduğunu görüyor, karşı çıkmak istiyoruz. karşı çıkamıyorsak bile ortak olmayalım istiyoruz. bu insanları rahatsız ediyor. tıpkı mert'in kozalaklarla ve çer çöple yaptığı ve herkesin bozmak için can attığı saçma şey gibi. bize hem haksızsınız dediler, hem haksızlığımızı kanıtlayamadılar. ortada bir sorun olduğunu gördüler ama çözmek için ellerini taşın altına koymadılar. buna niyetlenmediler de. böyle gelmiş, böyle gidecekmiş. biz de en azından buna ortak olmamanın da bir şey olduğunu onlara anlatamadık.

mert "hep beraber 'ha!' desek bölüm yıkılır" dedi. muhtemelen haklıydı ama kimse demez. bu yüzden de dün benim derslerimin bok gibi oluşunu konuştuk. onlara düşündüklerimi anlattım, efkarlandık. buz gibi havada çimlerde mızıldanayım derken soğuk aldım ben de.

ben bu dünyada insanın kendisi olarak var olmasının ne kadar zor olduğunu başka insanlarla birlikte fark ediyor olmanın biraz daha katlanılabilir kıldığına inanıyorum. eğer bu yıl da başarısız olursam bölümü bırakırım belki. başka bir bölüm de okumam. bunu başarmış olmak isterdim ama salak bir çiş tahlilcisi olacaksam, bunun temizlikçi ya da garson ya da kasiyer olmaktan farkı yok. sonra da iş bulup çalışacağım. kimseden para beklemiyorum, okumam evlenirim kafasında da değilim. ben insanların hayatta kalmasının, para kazanmasının pek çok yolu olduğuna inanıyorum. küçük paralar kazanırsam küçük bir hayat yaşarım ve ben bununla yüzleşebilirim, bu ikiyüzlülükten iyidir.

13 yorum:

  1. Yapma. Okulu bırakma. Açıkçası seni kendime o kadar yakın görüyorum ki kazandığım yere devam edip edemeyeceğimle ilgili güveni neredeyse sadece senden alabiliyorum denebilir. Benim için bir şey yapmanı istemiyorum elbette, ya da bu durumda yapmamanı. Ancak basit bir çiş tahlilcisi olsan bile yapabildiğin garanti bir şey olacak. Okulu bıraktığında işten işe girip çıkmak, kendinden çok alt seviyede olduğunu düşündüğün, hatta bildiğin insanların elinde "Bu da okumamış, okulu bırakmış salak demek ki." tavrıyla ezilmek var. İlk haftanda ayında olmaz. Hatta belki 5 sene olmaz ama olduğu zaman baş edebilecek misin? Çok sık kendini, önünde sonunda bitecek. Bu yıl da başarısız olma. Gerekeni yaparsın, inanıyorum.

    Belki anın getirdiği heyecanla veya stresle böyle demiştin ama ben ciddiye aldım. Umarım sen de dediklerimi ciddiye alırsın. Kesinlikle sana bunu yapmalısın diye öğüt vermiyorum ya da bir şey yapman için baskılamıyorum, ne kadar emir kipiyle yazmış olsam da. Sadece burada birinin senin için böyle düşündüğünü bil istedim.

    Daha ikinci haftam bitmişken okulda, yoruldum. Keşke derslerden yorulsaydım diyorum. Sen de benim gibi yorgunsan (elbette bir senenin yüküyle daha aşırı şekilde) beni anlıyorsun diye düşünüyorum.

    Karnım ağrıyor.
    Sanırım söylemem gerekeni söyledim. Ya da şu anda söyleyebileceklerimi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yo, o anın getirdiği stresle yazmadım. Ben bunu istememiştim, istediğim şey farklıydı ve önümde olanla başa çıkamazsam eğer devam etmek istemiyorum. Garantiye ihtiyacım yok. Haklısın ilk haftam, ilk ayım belki bu kararlılıkla sürer, beş sene sonrasını da beş sene sonra göreceğiz :D yani beni kendine yakın hissediyorsan neden böyle düşündüğümü de görüyorsun da, sen bana değil kendine bırakma diyorsun herhalde.

      Merak etme hiç çabalamadan pes edecek değilim. Ama kendime yalan söyleyecek de değilim.

      Senin durumun nedir bilmiyorum ama konuşmak monuşmak istersen bana ulaşabilirsin her türlü. İkinci haftadan karar verme, geçen seneyi hatırlıyorum. Dönemin ilk yarısı korkunçtu. Kafa dengi insanlarla karşılaşmamak, bölümün beklentilerinin altında oluşu, bunlar insanda müthiş bir yılgınlık yaratıyor. Ama kestirip atmak için erken. Ben bunun için iki senemi feda etmeye hazırım mesela, sen de bir bak bakalım bu yıl. Mutsuz olacağın bir hayat yaşama ama. *.*

      Sil
  2. Hem bir toplumda yaşayıp hem de sadece kendin olabilmek ikilemi çözümü zor bir denklem gerçekten. Bravo güzel yazı.Bu yaşta başarılı bir tahlil. tebrik

    YanıtlaSil
  3. @Defne Soysal
    @Gece Yürüyüşü

    Teşekkür ederim. Dördümüz adına teşekkür ediyorum ama, birbirimizi taşıdığımız nokta bu :)

    YanıtlaSil
  4. Şimdi yazıyı okuyunca bir şey yazmadan geçmek istemedim Cessie.

    Büyük ihtimalle kimse kafanın içindekileri hiçbir zaman tam olarak anlayamayacak. Bu biraz 'kelimelerin bazı anlamlara gelmemesinden' kaynaklanıyor sanırım. Yani sen ne kadar doğru anlattığını düşünsen de büyük ihtimalle tam anlaşılmayacak. Kötü olan yanlış anlaşılmak. Yanlış anlaşılmaktansa hiç anlaşılmamak bence her zaman daha iyi.

    Sanıyorum ki birlik beraberlikle en çok (belki de sadece) savaşlar kazanıldı tarihte. En büyük mücadeleleri verenlerse hep yalnızdılar (tekrar okuyunca burda seni sizin dörtlüden ayırmışım gibi bir anlam çıkabileceğini gördüm, çıkmamalı, aman diyeyim). Var ya kimler gelmiş geçmiştir dünyadan, ne dehalar, kim bilir... Bunu da neden dediğimi bilmiyorum, daldım bir an. :)

    Sonuç olarak konu her ne olursa olsun insan aslında istediğini yapar. Önemli olan istekli yapmak. Böyle de bağlayamadan gidiyorum. Niye böyle oldu ya? :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok o kadar basit değildi aslında. Kelimeler onların anlayacağı kadar bağzı anlamlara geliyordu da onlar anlamak istemediler. Ama doğru, yanlış anlaşılmaktansa anlaşılmamak daha iyi.

      Eh, doğru söylüyorsun en büyük mücadeleler esasında hep yalnızlar tarafından veriliyor. Herkes de kendi içinde yalnız zaten. Öyle yani herhalde. Biz dördümüz de her ne kadar birlikte olsak da yalnızlık çeken tipleriz aslında, ben bunu biliyorum. Ama mücadelemiz minik ve pek bir şey vadetmiyor, en azından dünya için *.*

      Ben de bağlayamadan gittim. Ama herkesin ortak yarası ya bu konu, ondan üzerinde konuşmadan geçilmiyor.

      Sil
  5. bi saniye.

    neden başarısız oluyorsun.
    söler misin.
    dersleri anlamıyor musun.
    yoksa içinden çalışmak mı gelmiyor.
    biyoloji seviyordun ki.
    hacettepe kolay okullardan değildir ki.
    bak ama sanki çok yoğun çalışıyor gibi de değilsin.
    sorun ne söler misin.

    biyologluk çiş tahlilciliği değil ki.

    bölüm değiştirmek de çok normal ama.

    neden hemen vazgeçiyorsun ki üniversiteden.

    bütün bölümleri incele.

    git hocalarınla konuş.
    başarısız olmanın nedenini hocalarınla konuşsanaaaa.

    bak ama hergün düzenli olarak 2-3 saat çalışsan başarırsın kiii.

    okul ve dersler dışı uğraştığın konulardan uzaklaşmalısın ama biraz baksana.
    biraz yoğunlaşmalısın.

    olmazsa bölüm değiştir.
    sen üniversite mezunu olmalısın.
    unutma bunu.
    ciddi sölüyorum bak.

    ilaç durumu noldu.
    sorun yoksa şu dikkat sorunun mu.
    bu soruna eğil o zaman.

    hadiii bişiler yap ama.

    yazarsın bu konularda.

    sakın pes etme.

    get on your feet.

    biyoloji seviyorsun.
    ve sıkı çalışmalısın.

    hatta gerekirse, derslerin için arkadaşlarından vazgeçmelisin.




    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merak etme Deep, hiç ders çalışmadan bölümü bırakacak değilim. Tabii ki yoğunlaşacağım, çalışacağım. Bu yıl bu konuda kendime bazı hedefler koydum. Başaramazsam düşüncesinin çıkış noktası da eh, tahmin edebileceğin gibi daha önce başarısızlığa uğramış olmam. Zaten kesin kararımı da vermiş değilim. Hala üzerinde düşünüyorum ve ufak ufak da çalışmaya başladım :) Dersler yoğunlaştıkça çalışma tempom da artacak zaten ister istemez :)

      Sil
  6. burdaki son paragrafı unutmalısın.
    başaramazsam diye bişi yok ki.

    ya ama sölesene.
    dersleri mi anlamıyorsun.
    başarılı olmak için hergün düzenli çalışmalısın ki.
    anlamadığın konuları hocalarına git sor, bilen arkadaşlarına sor.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlıyorum Deep ama çalışmakta zorlanıyorum, biliyorsun. Bunu göz önünde bulundurarak öyle dedim.

      Sil
  7. yorumu gönderirken bir sorun çıktı, sanırım gelmemiş değil mi, puff.. dur bir kez daha deneyeyim.

    yorum yazıp yazıp sildiğimi söylediğim yazın buydu. çok şey söylenmeye yeltendim, hiçbir şey söyleyemeden çıkıp gittim.

    sana hep farklı olduğunu söylüyordum, gerçekten öyle düşünüyorum, farklısın. dünyayı anlamlandırma ve değiştirme çaban, düşünme biçimin, sorgulamanla farklısın. hem çok küçüksün hem de büyük. yaşından büyük bir zihne sahipsin, durmayan, sürekli işleyen, düşünen, sorgulayan. ama bu işleyen zihnin seni karmaşaya da sürüklüyor. doğru mu yapıyorum diye sorduruyor sana. sen ikiyüzlü değilsin, sen olduğu gibi davranan birisin. Düşüncelerin de öyle.

    Yapmak istediğin mesleği okuyor olduğunu sanıyordum ben. Çok isteyerek yazdığın bir bölümde okuyorsun. Sana biçtikleri şeyleri kabul etmedin, istediğin bölümü yazdın. Tabii ki insan bölümünü zamanla sevmeyebilir, kendine uygun olmadığını düşünebilir ama sen bölümünle ilgili kitapları bile zevkle okuyorsun, yanılıyor muyum? Vazgeçme Cessie’m, hele başarısız olma korkusuyla vazgeçersen çok üzülürüm, beni bırak sen üzülürsün sonra. Hem neden başarısız olasın ki? ilk sene herkes için zordur, şimdi de dersler zor geliyor olabilir ama toparlayabileceğinden eminim. Hem ben senin üniversiteden, okul ortamından uzak kalabileceğini hiç düşünemiyorum ki. illa ki okumak isteyeceksin. Gerçekten bu bölümü okumak istemediğinden emin olsan da başka bölümlerde okumak isteyeceksin. Herhangi bir işi yaparım deme n’olur, sevdiğin bir şey yap Cessie’m. İyi ol hep..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bölümü çok seviyorum, dersler de zor değil.
      Sanırım ben onların sistemi içinde var olamamaktan korkuyorum. Ben bu sene için kendime 4 kural, aynı zamanda da hedef koydum, uygulayacağım 4 madde.
      1-Derse elimden geldiğince hazırlıklı gideceğim.
      2-Ders sonrasında tekrar yapacağım.
      3- Sınavlara adamakıllı çalışacağım.
      4- Bölümümle ilgili merak ettiğim her ne olursa (yazı, makale, kitap vs.) ertelemeden okuyacağım.
      Bu kurallara uyarsam, bunu başarırsam, onların klasik ölçme sistemine, notlarımın nasıl olduğuna aldırış etmeyeceğim. Yapamıyorum Çalıkuşu'm. Test çözerken ne kadar zorlanıyordum biliyorsun. Ben ancak klasik sınavda kendimi düzgünce ifade edebileceğim sanırım. Bunun dışında başka nedenler de var burada anlatmak istemediğim, daha sonra sıralarım sana. Bana -onlar açısından- başarısız olacağımı düşündüren bunlar. Sanırım iyi bir ortalama yapamayacağım ama kendi başarımı bununla ölçmeyeceğim. İşimi iyi yaptığımı düşünüp düşünmemekle ölçeceğim. Ben öğrenmek istediklerim, hatta istemediklerimi bile öğrenirsem -ki en başında hedefim öğrenmekti- kendimi başarılı sayacağım. Ama hiç değilse o dört maddeyi bile uygulamazsam, bu zamanımı boşa harcamak demek olacak. Dediğim gibi sana daha uzun açıklarım. Düşüncelerim böyle şimdilik.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;