26 Kasım 2013 Salı

Ben Sana Mecburum ~ Attilâ İlhan

Şiir okumak konusunda emekliyorum henüz, biliyorsunuz. Emeklemek ama yalpalayarak emeklemek, o bile yerleşmemiş. Emine Hoca şiir okumanın okurluğun en üst mertebesi olduğundan bahsetmişti, şiirden keyif alabilmenin, anlayabilmenin...Ben yeni yeni deniyorum. Daha önce pek hoşlanmazdım.

Attilâ İlhan...
Bu kitabı Burcu aldı bana, doğum günü hediyesi. Şiir kitaplarına bakıp bakıp yerine koyuşum, eski bir alışkanlıkla belki elimin sürekli romanlara gidişi itti onu buna biraz da. Güzel de oldu.

Bu yıl biraz Turgut Uyar denedim, biraz Edip Cansever. Bir parça Nazım Hikmet, Can Yücel, şimdi de Attilâ İlhan...

Kendimdeki acemiliği görüyor ve hissediyorum. Bu şiir okumalarına baktığımda hepsinin ortak özelliğinin şu olduğunu görüyorum, şiir okurken sayfaları bir roman okur gibi çeviriyorum. Bazen şiirleri anlamıyorum, bazen de anlamaya çalışmıyorum. Sanırım şu durumda şiir okumak benim için "müziği okumak" gibi. Güzel kelimelerin kafamdan geçmesine izin vermek, onlara kapılmak. Anlamadan, bu kadar...

Attilâ İlhan için de böyleydi bu. Zaten geçmişten dem vuran veya siyasi göndermeler yapan şiirlerini biraz yaşım nedeniyle biraz da herhalde bu konularda hiç kitap karıştırmadığımdan anlayamıyorum.

Sanırım bu yüzden, aslında okuduğum hiçbir şiir kitabını bitmiş saymıyorum. Bu bir ilk okuma, atıştırma. Belki üçüncü, belki beşinci okumamda hakkını vermiş olacağım, biliyorum ve seziyorum.

Her kitaptan bir şiir takılıp kalıyor aklıma, bu kez de (daha önce de yazmıştım ya) Yanlış Yaşamak oldu aklımda kalan...

"hep yanıldık mı kim bilir
 inanmak gelmiyor içimden"
 

"yine yanlış mı yaşıyoruz
 karanlığımızı avuçlarımıza öksürerek"

"ölüversek mi ne
 en büyük yanlışlığı benimseyerek"

"yanıldıkça lüzumsuzluğumu anlayıp
 insan yaşadığından utanıyor
 uykularımızda yalnızlık korkuları
 dışımız en küstah yanlışlıklar
 içimiz en başka türlü ayıp"

6 yorum:

  1. Benim de fazla olmadı düzenli şiir okumaya başlayalı (bir buçuk iki sene falan) ama en anlamadığım şiirler Attilâ İlhan'ın şiirleri oldu. Anladıklarımı da zaten herkes anlar. Ama yine Attilâ İlhan'ın şiirlerine dair şöyle bir şey fark ettim: bugüne kadar okuyup beğendiğim şairlerde genel olarak bir şiiri baştan sona beğeniyordum; bu seferse bir ya da iki satırlık ifadeleri. Yani atıyorum otuz satırlık şiirden hiçbir şey anlamıyordum ama aradaki bir ya da iki satır çok acayip hoşuma gidiyordu.

    Tam anlatabildim mi emin değilim ama böyle bir şeyler işte... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek istediğini anladım. Bazen bana da oluyor öyle. Bazı şiirlerde, bazı şarkılarda... Biraz geçmizi bilmemiz gerekiyor sanırım bir Can Yücel'i Attilâ İlhan'ı ya da Nazım Hikmet'i hakkıyla anlayabilmek için. Ben pek bilmiyorum.

      Sil
  2. şiir okumak çoğu zaman sıkıcı bişi yaaaa.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen insan çok şiir havasında oluyor sanırım.
      Ama sen seversin ki şiiri Deep :D İroni mi o?

      Sil
  3. roman öykü deneme her zaman gidiyo yaaaa ama şiir her zaman gitmiyo. derinlemesine anlamak gerekiyo işte.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anladııım. Evet, haklı olabilirsin.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;