15 Kasım 2013 Cuma

eften püften

Size biraz Ahmet Abi'den söz edeceğim. Daha önce de bahsetmişimdir, kampüsün dönercisi. Öğrencilere falan takılıp duruyor, seviyor herhalde gençleri. İyi bi' adam. Neyse, bir gün o ortalıkta yokken, kasada duran abiye şey dedim "Ya, burda döner yapan biri var, biraz çılgın hani. İsmi ne onun?" Meğer o da arka taraftaymış, te allam. Pot kırmakta üstüme yok! Onlar da "Ahmet onun adı, burada, dönerlerinizi o yapacak." dediler, bi' de Ahmet Abi'ye "çılgın dönerci" falan diye takıldılar. Ben çok utandım tabi, biliyorsunuz. Böyle sivriliklerim olsa da özümde utangaç bi' balığım. Neyse. Ona açıkladım, "Yanlış anlamayın, biz sevdiğimizden öyle dedik" falan diye.

Bu sene de kampüse dönünce iki selamlaşmamız oldu. Sonra geçen gece, bahsetmiştim size şuralarda, Mert'in cimriliğiyle savaşıp onu döner almaya ikna ettim. Ahmet Abi naaptı?! Mert'in tarafını tuttu. Bana "Çocuğun başının etini yiyorsun" dedi. Ben de "Hiiiiyh, ihanet bu, ihanete uğradıııım!" diye haykırarak uzaklaştım oradan.

Bir iki gün önce yine dönercinin önünden geçiyorduk. Ahmet Abi'yi görünce dayanamadım, bi' sitem edeyim diye düşündüm ve cırlak sesimle, montumun kemerini de sallayarak "Kolay gelsin Ahmet Abi, kolay gelsiiin" diye cırladım. Mert ve Burcu gülmeye başladılar, hiç arkama bakmadan, başım dik ilerledim ben. Sonradan söylediklerine göre, Ahmet Abi Mert'e "Nooluyo bu gene?" der gibi bakmış.

Dün gece yemek yemek için çıktık. Mert de yememiş akşam yemeğini, onu da aldık. İçimiz dışımız makarna olduğundan ne yiyeceğimize karar veremedik. Pizza yiyecektik ama hem pahalıydı hem de pek canımız istemiyordu sanırım, kimse gönüllü davranmadı pizza konusunda. Sonra Burcu'dan "Bi döner bi çiğköfte atalım!" fikri çıkınca hemen soluğu dönercide aldık.

Ahmet Abi düşünmüüüş taşınmıııış hatasını anlamış bence. Benle el sıkıştı. Mert'e de "Sen ne ayaksın oluuum?" bakışları attı. Kampüste onun himayesi altında olduğumdan falan bahsetti. Ben de "Eyvallah Ahmet Abi" dedim, küslüğümüzü sonlandırdık. Yok yea aslında küsmemiştim ben ona.

Mert'le Fenerbahçe- Galatasaray maçı üzerine girdiğimiz iddiayı kazandığımı söylemiştim. Yandaki fotoğraf bunun anısına çekildi. Kafamdaki Burcu'nun beresi. Mert'in gözlerindeki kaybetmişliği ve ızdırabı görüyor musunuz? Onu ölüsüzleştirdik işte ^.^

Omurgasız vizem hiç güzel geçmedi. Sanırım baya bi' karıştırdım her şeyi. Ama olsun, çok sevdim omurgasızı. Kitabı bitirmeye kararlıyım hâlâ.

Mert'le One Peace oynadık onu yendim! Sadece bi' kez ama olsun. Mükemmelliğe giden yolda -bu konuda mükemmellik yani- ilk adımımı atmış oldum böylece.

Bu günü gevşeme ve tembellik günü ilan ettik. Burcu'cuğum kitap okuyor. Ben de ona katılacağım.

Ah bi' de, bu da yazıyı sonlandırma şarkısı olsun. Iıı şey, şu ----> 

2 yorum:

  1. hah haaa.
    :)

    satranç nolduu.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu aralar pek oynamıyoruz. Ama her defasında yenilme durumum sürüyor.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;