7 Kasım 2013 Perşembe


Gün geçmiyor ki ilginç bir şey yaşamayayım. Bu gün mikro labı vardı, hatta sınavımız vardı. Bir de şunu belirteyim ki önceden gruplara ayrılmıştık, biz beş kişilik sabit bi' gruptuk yani. Bi' kişi gelmemişti, dört kişi kalmıştık. Tabi Burcu, ben, Mert ve Eda. Neyse hocalar petrileri, tüpleri verdiler, bir saat kadar çalışmamızı istediler, uygulamalı sınavdı zira. Tabi biraz homurdandık çünkü, gereksiz bulduk bu çalışma süresini. Ama sorun bu değil.

Biz kendi halimizde çalışırken bi arkadaş geldi bencimize, onun grubu gelmemiş sanırım, iki kişi kalmışlar. Hoca da birini başka bi bence göndermiş, onu da bizim bence. Neyse bu da bizim için sorun değildi. Kendi halimizde takılıyorduk. Birkaç dakika sonra bölümde en sevmediğim ama en sevmediğim iki insancık girdi laba. Bizle çalışan kişiyle aynı grupta olduklarından bizim bence yerleştiler. Ben alıştırma yapıyordum o esnada, biri "Notlarına bakabilir miyim?" diye sordu. Refleks olarak "Evet" dedim sanırım. Çocuklar bizim sandalyelerimize oturdular, teklifsizce notlarımızdan faydalanmaya başladılar, ateşin önüne geçip gerzeklik yapmaya başladılar. Biz de bir kenara çekildik, onları izliyoruz, çalışmamız gereken o sürede! Burcu, kıyamam, bir de hatalarını düzeltiyor, şöyle yapın böyle yapın diyor. Tabii ben sinirlendim. Ah, sanki her şey normalmiş gibi... Öyle doğal yapıyorlar ki gerzekliklerini.

Mert gidip hocaya durumu anlatmamı söyledi. Biliyorsunuz, utangacım. Ayrıca bunun pek doğru olmadığını düşündüm. Ben böyle durumlarda hocaya gitmek yerine karşımdakiyle konuşmaya çalışırım normalde. Bu düşüncemi açıklayınca Mert dehşete düşmüşcesine suratıma baktı ve "Bunlarla mı konuşacaksın Cessie." dedi. Ben de fikrin saçmalığını gördüm. En sonunda dayanamayıp hocaya gittim ve "Hocam lütfen artık bu geri zekalılığa bir son verin" dedim. Aynen böyle dedim. Hiç kendime hakim olamıyorum ben :( Hoca ne olduğunu sordu, ben de durumu açıkladım. Kadın onları arkadaşımız sanmış, ondan ses etmemiş. "Kesinlikle hayır!" dedim. "Hiçbir zaman aynı grupta olmadık biz, hiçbir zaman da olmak istemiyorum!" Hoca ne yaptıklarını sordu, bir şey de diyemedim. Yani ne diyebilirsiniz ki? "Bi' şey yapmıyorlar hocam, sadece var oluyorlar." Denmez ki böyle. Neyse saçma sapan davrandıklarını falan zırvaladım, pek hoş olmadı yine de bence. Velhasılı bu labı birlikte geçirmek zorunda kaldık, hiç hoş olmadı.

Tabii ki sınavda acayip heyecanlandım ama düzgünce yaptım sanırım. Bakalım, kaç verdilerse. Ellerim öyle titremeyeydi iyiydi.

Ah sonrasında bi yere gidip oturduk. Mert'le satranç oynadık yine. Tam bir buçuk saat sürdü arkadaşlar! Bu kez baya uğraştırdım onu eheh. Ama her zamanki gibi yenildim -.-

Bu kadar.

4 yorum:

  1. satrançla ilgili en canlı anılarım annemle ve ilkokulda sanırım. bir de anneme hep yenilişim aklımda elbette.
    şimdi birtakım insanlar var onlar bana çok ilginç geliyor. bu insanlar hakları olmayan bir şeye sahip olmayı ve onu elde ettikten sonra şuursuzca davranmayı hak görüyorlar. hayır bir utan, bir mahcup ol de ki bu insan bana bu şekilde yardımcı olmak zorunda değildi ama oldu madem öyle ben de ona olan müteşekkirliğimi davranışlarımla ifade edeyim, ona yardımcı olayım falan. bu kadar ince değilsen de en azından bir teşekkür et falan. ama yok.
    sonra ben sinirleniyorum mesela. hocaya falan gitmeyi bırak o insana da bir şey diyemiyorum anca homur da homur. iş etiği vs böyle şeyler hep işte.
    çok uzattım ama satranç çok iyidir bir gün yeneceksin cessiee :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de hocaya gitmiş olmaktan pek memnun değilim Mirage. Hiç doğru bulmuyorum bu yaşta hocaya koşturmayı, kendi sorunumu kendim çözmeyi tercih ederim.

      Eheh satranç evet, baya güzeldi. Gerçi ben çok dikkatimi veremiyorum. Mert satranç konusunda tam bir zırdeli olduğumu ve oyun esnasında kesinlikle akla mantığa hizmet etmediğimi düşünüyor. Ama ben kendime inanıyorum, yenicem onu!

      Sil
  2. hadi lab sonucu iyi gelsin hadi.
    ellerin titredi ama hadi iyi olsun.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla baya titredim ama doğru yaptım sanırım. Hoca sadece "2. bölgede ve sonrasında daha seyrek yap, 1.bölgedeki kadar sık yapma" dedi. Baya bi iyi bence bu kadarla kurtarmış olmam. Kafamda petrinin elimden fırladığını, labda yangın çıkardığımı falan kuruyordum :D

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;