14 Aralık 2013 Cumartesi

Finding Neverland

Dün oldukça kötü bir gündü. Mert'le kavga ettik, yemekhanede Burcu'yla onu baş başa bırakarak başka bir yemek salonuna geçmeye karar verdim ki normalde asla böyle kaprislerim yoktur. Sanırım iyice zıvanadan çıkmıştım. Sonra Mert beni sakinleştirmek için yanıma geldi ve yemeğimi yememi istediğini söyledi. "A, evet yiyeceğim ama o yemekhanede!" diye çemkirdim. Beni kolumdan tuttu ve Burcu'nun hala durmakta olduğu sıraya götürmeye çalıştı. Daha fazla rezillik çıkarmamak adına onunla yürüdüm ama dayanamayıp "Sen öyle davranamazsın bana!" diye tekrar çemkirip kar maskesini cebinden kaptığım gibi yere fırlatmış olabilirim. Ama kesinlikle haklıydım bence. Neyse, tabii bu gerginlik Burcu'yu da etkiledi. Alış verişe gitme planımızı iptal edip odamıza dönüp yattık.

Tabii Mert'le aramızın bu şekilde bozuk olması ve kesinlikle hiçbir şeyi konuşmamış ve çözüme kavuşturmamış olmamız canımı çok sıktı. 91 tane kâbus görmüş olabilirim ve içinde Mert'in olmadığı bir tane bulunmayabilir.

Uyanınca film izlemeye karar verdim ve nicedir bilgisayarımda izlenmek için doğru zamanı bekleyen Finding Neverland'i izlemeye karar verdim.

Film 2004 yapımı. Yönetmen Marc Forster. Johnny Depp ,Dustin Hoffman ve Kate Winslet oynuyor. Bir de şey, Charlie ve Çikolata Fabrikası'nda oynayan çocuk oynuyor. Film Peter Pan'in ortaya çıkış öyküsünü anlatıyor, J.M. Barrie'nin bir aileyle, dul bir kadın ve onun dört çocuğu ile arkadaşlığını aynı zamanda.

Peter Pan beni en çok etkileyen çocuk kitaplarından biridir. Hatta öyle ki Küçük Prens ile kapışabilir. Belki de Küçük Prens'i alt edebilir bile. Çocukluğumda annemin kaç kez resimli Peter Pan kitabını bana okuduğunu hatırlamıyorum ama sanırım en sevdiklerimden biriydi. Bu arada Alice Harikalar Diyarında ile çocuk yaşta tanışmamış olmak gerçekten içimde yaradır. Geçen yıl Ebru'dan kitabını alıp okumuştum, roman şeklinde olan versiyonunu. Sanırım tam metindi. Fena halde etkilenmiştim ve kitaptan kendime de bir tane almaya karar vermiştim. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları basıyor kitabı, sanırım 3 lira gibi komik bir fiyata da satıyor. Ebru talan etti o çocuk klasikleri serisini, herkese öneririm.

Ah, şimdi bunları konuşurken, kitabı okurken işaretlediğim cümlelere bir baktım da, J.M Barrie demiş ki, "Düşler Ülkeleri elbette çeşit çeşittir. Örneğin, John'unkinde üzerinde flamingoların uçtuğu ve John'un da bu kuşları avladığı bir göl varken, Michael'ınkinde -Michael çok küçüktü- üzerinde göller uçan bir flamingo vardı." Ancak kesin olan bir şey varsa o da şu ki;

Filmden çok etkilendim ben. Tabii gerçekte John Barrie, ufak tefek bir adammış, sanırım psikolojik bir rahatsızlık nedeniyle boyu büyümemiş. Bıyıkları da var. Boylu poslu Johnny'nin onu canlandırmış olması biraz ilginç. Ama işte, tabii, her şey biraz estetik görünmeli ki satsın. 

J.M. Barrie'nin, oyunları pek sükse yaratmayan bir oyun yazarının tesadüfen Michael ile tanışması ile başlıyor hikâye. Yazar her gün bu aileyi ziyaret ediyor, onlarla oyunlar oynuyor. İçlerinde babalarının kaybıyla biraz küskünleşmiş bir tanesi var, Peter. Belli ki yazmaya hevesli ama ne bunu göstermeye, ne de yapmaya cesareti var. İkisinin ilişkisi klasik fakat yine de ilginç. 

Filmin sonunda tabii ki ağladım, ay hiç dayanamıyorum. Azıcık hüzün görsem ağladığım yetmiyormuş gibi, azıcık kahramanlık görünce de muslukları açıveriyorum.

Cuma günü de "iki pinçik" Alice Harikalar Diyarında izleyelim dedik Burcu'yla, bir baktık oturup filmi izlemişiz. Sanırım kafamda Peter Pan ile Alice Harikalar Diyarında kapışabilir kapışsa kapışsa. 

Mert'le şöyle düşünmüştük, "bu hayat ancak Freddie Mercury'nin coşkusuyla yaşanmalı!" Artık biraz şöyle düşünüyorum, "Bu hayat ya Freddie Mercury'nin coşkusuyla ya da Peter Pan çocuksuluğuyla yaşanmalı!" 

2 yorum:

  1. ne güzel anlatmışsın yaa.
    mert dışında yani.
    hadi iyi olun yine.

    neverland iyi film. prens pan alice. canlarımız yaa.
    büyümeyebilir ki insan zaren.

    bi de biliyo musun teneke trampet var.
    tin trumpet.
    büyümeme kararı alan ve hep trampet çalan çocuk.
    gunter grass.
    filmi de var.

    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Barıştık Mert'le.
      Yok, Teneke Trampet'i bilmiyorum ama o da güzel bi' şeye benziyor, bi bakmak lazım :D

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;