18 Aralık 2013 Çarşamba

Metin 2 Çılgınlığı ve Mina'nın Mimi

Ay zaten vizelerden aldığım en yüksek not 66, daha akıllanamadım. Ders çalışmakla ilgili sorunumu da çözememişim bu arada. Neyse, bi' de Metin 2'ye bulaştık biz. Burcu başlattı bu furyayı. Ben de karizmatik bi' Ninja olarak dahil olayım dedim. Mert de bi' heves oyunu indirmeye çalışıyor. Bir yandan da bu vize-final curcunasında bu işe kalkışmakla kafayı yemiş olduğumuzu belgelemiş olduğumuz ayarında cümleler sarf ediyor. Yaban domuzu falan öldürmekten geliyorum, ayağınızı denk alın! Peter Pan aşkımla Metin 2 hastalığını birleştirerek ninjama Tink ismini verdim, çok hoş oldu bence.

Bu gün yemekhanede hindi vardı, biz de kedime hindi ayırdık. Kedim sakin sakin hindisini yemeye çalışırken bi' köpek kedime doğru hamle yapar gibi oldu. Ben de elimdeki çöp şişle köpeğin karşısına kahramanca dikildim ve "Ya git! Git, kedime dokunma!" diye çemkirdim. Bi' çocuk da yardım etti, köpeği kovaladı. Kedim de yemeğini yedi. Ah, galiba o hayatımın kedisi.

Sevdiğim şeyi koruma içgüdüsü ile köpeğe bağırdım ama sonra çok üzüldüm. Yazık ona, o üvey evlat mı? Bir daha karlılaşırsak onu seveceğim ve kedimden uzak durması konusunda onunla konuşacağım. İşe yarayacağına inanıyorum, bence yarayabilir. Bu kararımı Mert'e bildirince "Cessie, bi' de köpeklere bulaşma, onlar beter ısırıyor!" diye sızlandı. Ben de "O zaman neden elimi köpeğin ağzına sokturuyosun?!" demedim.

Şimdi mime başlayabilirim. Mina'nın yanıtlarını okumak istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz, veya şuraya.

1. En sevdiğin renk?

Her mimin olmazsa olmazı sanırım bu soru. En sevdiğim renk yok benim, bütün renkleri seviyor gibiyim. Ben de Mina gibi renkli şeyleri çok seviyorum. Turuncu, sarı, mavi, yeşil, mor hatta kırmızının bazı tonlarını bile!

2.En sevdiğin çiçek?

Şey, kaktüs. Yani çiçek sayılıyor mu bilmiyorum ama, ben bitkileri genel olarak sevmiyor gibiyim. Gerçekten, sisbottan da nefret ediyorum bu arada onu da yeri gelmişken belirteyim, vizesinden 40 aldım. En sevdiğim ve tek sevdiğim bitki kaktüs. Ispanakla pırasayı da seviyorum, patatesi, havucu falan da ama onları yemek olarak daha çok. *.*

3. En sevdiğin yemek / sebze / içecek?

En sevdiğim yemek diye bi' şey pek yok. Bu aralar tavuk iskendere taktık. Haluj diye bi' çerkez yemeği var onu seviyorum. Buruşuk dolma seviyorum. Ispanağı ve pırasayı çok seviyorum bir de bezelyeyi. Bir de içinde kaşar peynir veya mantar olan her şeyi yiyebilirim galiba. Bir de brüksel lahanasını seviyorum.

4.En sevdiğin yerli / yabancı şarkı?

Böyle de olmaz, bir sürü var. Seçim yapmak çok zor. En sevdiğim yabancı şarkılara bu aralar dinlediğim bir iki şarkıyı yazacağım tamam mı? Devil's Tears ve Who Wants to Live Forever. En sevdiğim yerli şarkı daaa... Bilmiyorum bu aralar dinlemiyorum yerli şarkı.

5.En sevdiğin komedyen?

Cem Yılmaz, Recep İvedik'i tüküren adam ve George Carlin dışında komedyen tanımıyorum. Sanırım bunları da "en sevecek kadar" tanımıyorum. Ay bi' de Tolga Çevik var tabi.

6.En sevdiğin kız / erkek ismi?

Deniz en sevdiğim isimlerden biri. Evren ve Doğa isimlerini seviyorum. Bir de geçenlerde Mert'e çocuğu olsa ismini ne koyardı diye sordum, "Kesinlikle Savaş koyardım!" dedi. Çok hoş buldum bu fikri, özellikle bir kız çocuğuna Savaş ismi konmalı bence.

7.En sevdiğin kitap?

Bu da biraz zor. Bir sürü kitap var sevdiğim. Tabii çocuk kitaplarını seviyorum. Konserve Kutusundan Çıkan Çocuk kendime seçtiğim ilk çocuk romanı. Çok da güzel bi' seçimdi, kendimi tebrik ediyorum. Onu çok seviyorum. Peter Pan, Alice Harikalar Diyarında, Küçük Prens, Harry Potter serisi en sevdiğim kitaplar arasında tabii. Matilda diye bi' kitap var, çocuk kitabı, o da öyle. Bir Başka Ülke var James Baldwin'in, Lutetia, bi' de Saramago'nun kitapları galiba. Henüz okumamış olmama rağmen Yüzüklerin Efendisi üçlemesi bi' de. Kitabı kucağıma alınca Burcu "Cessie kutsal kitabını almış" diyor bi' de "İyi ibadetler bebeğim" diyor.

8.En sevdiğin yerli / yabancı oyuncu?

Küçükken Mehmet Ali Alabora'yı bayağı karizmatik buluyordum. Bir de şu Zeyna'yı oynayan kadını. Tabii bi' Johnny Depp'i çok seviyorum. Helena Bonham Carter bi' de. Galiba Kemal Sunal'ı da seviyorum. Çetin Tekindor'u da çok karizmatik buluyorum. Belgin Doruk'u da seviyorum.

9.En sevdiğin yerli / yabancı film?

Bu sorulunca aklıma ilk olarak The Fall geliyor. Finding Neverland'i de sevdim. Tim Burton'ın filmlerini seviyorum, Edward Scissorhands efsane benim için. Tabii Karayip Korsanları ve Harry Potter ayrı bi' şey.

10.En sevdiğin yerli / yabancı dizi?

Yabancı diziye tartışmadan House diyeceğim! Yerli dizi deee... Küçükken Çılgın Bediş'ti o oluyor mu? Şimdi de Güneşi Beklerken'i izliyorum.

11.En sevdiğin yerli / yabancı şehir?

Bu soruyu yanıtlamak için çok gezmek falan lazım, olmadı çok bilmek. Bende ikisi de yok o yüzden bunu "Adana mı, İstanbul mu yoksa Ankara mı?" şeklinde yorumluyor ve Ankara diyorum.

12.En sevdiğin gazete / gazeteci?

Sorun bakalım bir gazete okuyor musun diye. Ülke gündeminden arkadaşlarım haberdar ediyor beni. Oha marketten nutella almayı unuttuk biz ya :((

13.En sevdiğin mevsim / gün / ay?

Kış mevsimini, aralık ayını seviyorum. En sevdiğim gün de küçüklüğümden beri perşembedir.

14.En sevdiğin kıyafet / kıyafet tamamlayıcısı / takı?

En sevdiğim kıyafet pijama. Kahverengi kazağım bi' de. Bu kadar. Başka kıyafetlerimi sevdiğim söylenemez. Kıyafet tamamlayıcısına "tuhaf çanta" demek istiyorum :D :D. Ya, benim kıyafet tamamlayıcım yok aslında. Şimdilerde boynum üşüyor diye bir şeyler doluyorum o da tamamlasın diye değil, üşümeyeyim diye. Takıya gelince. Bir tane kolye aldım onu seviyorum. Ama pek kullanmıyorum. Sağ kulağımda 4 küpe var, artık bir uzvum gibiler. Bileklik kullanmayı severim ama gönlüme göre bi bilekliğim yok şu sıralar. En sevdiğim iki bilekliğim kırıldı :( Biraz çıplak hissediyorum bu hususta kendimi.

15.En sevdiğin makyaj malzemesi / bakım ürünü?

Yok. Cidden bi' tane parlatıcım var kuzenim almıştı. Artık bozuldu mu ne olduysa çok acayip kokuyor, yine de ara sıra kullanıyorum. Bir rimelim var Burcu'yla geçen yıl almıştık, onu hiç kullanmıyorum mesela, akıbeti parlatıcı gibi olacak herhalde. Bir tane göz kalemim var Adana'da pet şişeden kesilip yapılmış tuhaf bi' kutunun içinde yaşam sürüyor. Böyle yani.

16.En sevdiğin çizgi karakter?

Buggs Bunny olabilir. Gerçekten bu sorunun yanıtını bilmiyorum, küçükken sanırım Güçlü Şirin'e karşı da boş değildim.

17.En sevdiğin anı?

Mina'nın mimini okurken aklımn, geçen yıl Burcu ve Mert'le çimlerde yattığımız an gelmişti. Ben çok üşüdüm diye Burcu'ya sokulmuştum, o da bana sarılmıştı. Sonra Mert de poposunu ve sırtını benim popoma ve sırtıma yaslamıştı, beni ısıtmışlardı.

Bir anı daha var, en sevdiğim mi en unutamadığım mı bilmiyorum. Belki 10-12 yaşlarındaydım, çok kestiremiyorum. Bir gece tanıdık bir balkonda durmuş gökyüzüne bakıyordum, bi' yıldız kaymıştı. Benim için pek duygusal ve mühim bir andı. Hâlâ öyle.

18.En sevdiğin özelliğin?

İnatçıyım biraz, inatçı oluşumu seviyorum. Bir de pek kolay pes etmem pek çok konuda. Kafam biraz çalışıyor herhalde, kafamın biraz çalışıyor oluşunu seviyorum. Bu sene biraz "insanın ilkelerinin olması" çok kıymetli bir şeymiş, onu anladım. İlkelerimin olmasını seviyorum.

19.En sevdiğin his?

Çok sıkışmışken tuvalete koşup işeme hissi, bi onu çok seviyorum bi' de okurken yine Mina'nın sözünü ettiği hissi de bayağı sevdiğimi sıklıkla da yaşadığımı fark ettim.

20.En sevdiğin canlı?

Biyoloji okuyorum ben. Yok yani öyle bi' canlı falan. Tek hücreliden memeliye kadar bir ton canlı seviyorum. Ciddiyim.


Kimseyi mimlemiyorum.

6 yorum:

  1. Heheheh tuhaf çanta :) Duruyor mudur acaba hala orda?
    Köpeğe de verin bari biraz yemek artığı, yaklaştığına göre aç demek ki, yazık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya, sürekli getiriyorlar o çantadan. Ama ben artık istemiyorum.
      Köpeğe de verirdim, bir minik çöp şişte iki parça hindi vardı. İkisini de kedinin önüne fırlatmamış olsam köpeğe verirdim *.*

      Sil
  2. metin 2. hihi, ben de geçen yılın yazında takmıştım ona.

    tink ne güzel isim.

    iyi ki mert ve burcu var ya. çok seviniyom onları bulmana.

    evet ne çok sevdin o kediyi.

    aman bulaşma sokak köpeklerine.

    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dün gece değil de önceki gece sanırım, pazar gecesi gecenin köründe kedime bakmaya gittik. Minik plastik bardaklarda su veriyor insanlar ona, suları donmuştu, buzu yalamak zorunda kalıyordu. Çok seviyorum kedimi ama bu hallerine hiç içim parçalanmıyor. Bence çok kişilikli bi' kedi. İlginç, insan ona pek acımıyor. En azından ben acımıyorum, seviyorum.

      Sil
  3. anıların çok tatlı.

    ibadet. doğruuu. bak ben yolda yürürken bile kitap okuyorum yaa.

    the fall. ben hala 2000'lerin en iyi filmi kabul ediyorum onu.

    moonrise kingdom izlesene ya benim için yaa.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. The Fall'ın bi sahnesi var hani Deep, Roy "Bu benim hikâyem" diyor, herkesi öldürüyor, Alexandria da "Benim de!" diyor ağlayarak, sanırım benim favori sahnem o. Gugli gugliler vardı bi' de. Ama yutubda bulamadım, aklıma ilk o gelmişti.

      Moonrise Kingdom, izleyeceğim.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;