28 Aralık 2013 Cumartesi

şopingdey

Bu gün omurgasız dersine gitmek benim için birazcık zor oldu. İçimde resmen savaş verdim ve sonunda kalkıp derse gittim. Gece Ekinodermata'yı okumuştum, öğrendim ki görmeyecekmişiz, sınavda da yoktur herhalde. Ama olsun, hiç pişman değilim. Olum deniz bisküvisi diye bir canlı varmış. Nedir o? En sevimli isme sahip deniz canlısı mı? :D

Bu gün Mert'le alış verişe gidecektik. Kendime pantolon almalıydım fakat ben gidip bir hırka aldım üstelik de pahalıya aldım sanırım. Annem olsa kesinlikle aldırtmazdı ama umurumda değil, şu anda o favori kıyafetim. Bir de siyah oje aldım.

Noel ruhu içimde yaşıyor, insanlara mutlu noeller diledim bu gün. Mert keman sipariş etmişti, bu gün gelmiş. Odasına gidip bakmamı istedi ama dün onun odasındayken oda arkadaşı gelince -bu daha önce de bir kez olmuştu- bayağı çekinir oldum. Böyle şeyler hoş olmuyor, yine denk gelirse diye endişelendim. Öyle sima olarak falan tanıyoruz birbirimizi ama onun da odası sonuçta, adam odaya gelirken "Olm bu kız bizim odada mıdır yahu?" diye düşünmek zorunda kalsın hiç istemem. Gelirsem ancak kapıdan bakabileceğimi söyledim fakat Mert biraz sinirlendi. "Odama on dakika gelip kemanıma bakamıyorsan lanet olsun bu dünyaya!" dedi. Biraz dramatik sinirleniyor sanırım. Kendime siyah oje aldım.

Çok yoruldum. Odaya gelince yattım. Annem aradı, telefonun sesiyle uyandım. Mert'ten ve sürekli onunla olmamdan yakındı, dinsiz imansız biri olduğumdan dem vurdu, onu sonunda öldüreceğimi söyledi ve sinirlerimi bozmayı başardı. Sanki onu ben aramışım, bu konuları ben açmışım gibi, konuyu kapatmamı istedi ve telefonu kapatmayı teklif etti. İyice cinlerim tepeme çıktı. "Yahu ne güzel uyuyordum, beni sen aradın! Bu konuları sen açtın şimdi de söyleyeceklerimi dinlemiyorsun!" diye carladım. Ay anlatırken bile kalbim sıkışıyor. Annemle birbirimizi uzaktan sevmek sevmelerin en güzeli.

Mert'e House'dan söz ettim, daha önce bir bölümünü izlemiş ama beğenmemiş. Bana benim neden sevdiğimi sordu. Nedenlerim ikna edici gelmiş olmalı ki o da izlemeye başladı. Ben de izlediğim bölümleri hatırladım, aşkım depreşti. Açıp ilk sezonun 18. bölümünü yeniden izledim. En sevdiğim bölüm falan değil, rastgele açtım.

Biraz bunalımlarımdan, buhranlarımdan, şehrin ara sokaklarında dolaşan canavarlardan bahsettik. Onunla konuşmayı seviyorum, onunla olmak gerçekten iyi.

Damızlık Kızın Öyküsü'nü bir türlü bitiremedim. Kırk küsur sayfam kaldı, sanırım bu gece bitireceğim. Umuyorum bu gece bitireceğim. Sonra da hemen Manastır'a başlamam gerek zaten. Yeni bir blog turu yapacağız, haberiniz ola.

Şimdi gidip kitabımı okuyayım ben.
:*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;