12 Şubat 2014 Çarşamba

Elfen Lied

Yazar: Lynn Okamoto
Yönetmen: Mamoru Kanbe
Tür: Dram, Bilimkurgu, Ecchi, Seinen, Korku, Psikolojik
Bölüm Sayısı: 13


Allam bu benim hayatımda izlediğim en kanlı anime! Bir ara başladım, 4 bölüm izledim ve ara verdim. Gece boyu uyumayıp altı bölüm daha izledim, az önce de kalan üç bölümü izleyerek bitirdim.

İzlerken dehşete düştüm! Kopan kafalar, bacaklar, parmaklar mı ararsınız? Ortadan ikiye bölünen insanlar mı görmek istersiniz? Gözü çıkan katiller mi? Havada uçuşan uzuvlar mı? Bunlardan geçilmiyor anime!


Konusu şöyle... İnsan ırkının bir sonraki evrimi olduğuna inanılan Diclonius'lar dünyaya gelmeye başlıyor. Bunların normal insanlardan farkı, başlarında boynuz benzeri çıkıntılar taşımaları. Bir de insanları öldürme içgüdüsü ile dünyaya gelmiş olmaları. Ayrıca vektör adı verilen görünmez kolları var. Bu kolları yüksek yerlerden tabak almak gibi zararsız işlerde kullanabilseler de, zaman zaman çok öldürücü de olabiliyorlar. Tabii ki bu Diclonius'lar bilim adamları tarafından inceleniyor, bilim enstitülerinde türlü işkencelere de maruz kalıyorlar. İnsanlık için çok tehlikeli olduğu düşünülen bu yaratıkların öldürülmesini isteyenler de var, tüm insanlığın ölmesini, dünyaya bunların hüküm sürmesini isteyenler de.

Olaylar Lucy adlı bir Diclonius'un ortalığı kan gölüne çevirerek laboratuvardan kaçmasıyla başlıyor. Kaçarken başına aldığı darbe nedeniyle hafızasını yitiriyor ve kişilik bölünmesi yaşıyor. Lucy, ortaya çıktığında ortalık kan gölüne dönüyor. Öteki kişiliğine Nyuu diyorlar, o sakin, dost canlısı ve sevimli. 

Lucy'nin öldürülmesi için ortalığa bir başka Diclonius salınıyor. 7 numara diye bahsediliyor, onun ismi ise Nana aslında. Çok tatlı bir şey, onun içinde kötülük yok aslında. Yalnız babası olarak benimsediği bilim adamlarından biri ondan bunu isteyince, katıksız bağlılığı nedeniyle Lucy'i öldürmeye çalışıyor. Lucy'nin vektörleri Nana'nınkilerin erişemediği uzaklıklara da erişebiliyor. Nana'yı dilimliyor resmen ama mühim değil, müthiş protez kol ve bacaklar, hatta gözler yapabiliyorlar.

Sonra bir başka Diclonius gönderiyorlar, Nana'yı öldürmesi için galiba. 35 numara, ismi Meiko'muydu, öyle bir şeydi. O da aslında Nana'nın babası olarak benimsediği bilim adamının gerçek kızıymış. O en güçlüler, 26 tane kolu var, 11 metreye dek erişebiliyor. Diyorum ya ortalık dehşetten geçilmiyor. 

Bir Kouta var beni benden aldı, ondan bahsetmek istemiyorum, ne Kouta'ymış. Mayu var, sokaklarda kalmış bir kızceğiz. Onun köpeği var bir de Kouta'nın kendisine aşık olan kuzeni. 

Anime biraz ucu açık bir sonla bitti. Yani ne nedir, biraz benim hayal gücümün insafına kaldı. Tam final gibi de değildi zaten, bilmiyorum ki ikinci bir sezonu yapılır mı. 

Çok iç karartıcı, hüzün hüzün. Belki de bu psikolojimi bozdu, bu gün yataktan çıkmadım. İsterseniz izleyin, ama uyarıyorum bakın, çok ağlamalı, çok kanlı bir anime. 

2 yorum:

  1. seni depresyona sokan şey dı mı.
    bi bakcem.canım nutella isteyince izleyim.
    :)

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;