19 Şubat 2014 Çarşamba

okul ve her şey


Bu aralar okumak ve not almak, okumak ve not almak istiyorum. Okuma isteğim, şevkim yeni kitaplarımızın gelmesiyle arttı. Not tutma isteğimi de dolma kalemime borçluyum galiba. Gerçi çok çirkin yazıyorum ama olsun.

Aynı zamanda, çok parasızım. Fena halde parasızım. Nasıl böyle parasız kaldım inanın bilmiyorum. Hep iskenderlere, pizzalara mı gitti şimdi o paralar? Çok saçma.

Bu dönem İnsan Ekolojisi alıyorum, ders konusunda çok heyecanlıyım. Hoca da çok heyecanlıydı. Bu ders açılacağı için de heyecanlanmış, bir sürü kitap okumuş, neler anlatması gerektiği üzerine bol bol düşünmüş, dersin nasıl işlenmesi gerektiği üzerine de. Bizim için üç kitap seçmiş, birisi geçmişten bu güne gıdanın değişimi ve küreselleşmesiyle ilgili sanırım. Birisi insanın kültürel evrimi üzerine bir diğeri de taş devrinden bu güne dek insan üzerine.O kitaplara yatırdım kalan paramı. Neyse ki taksitle kitap alma diye bir şey var.

Bu dönem omurgalı alıyoruz, bir de onun için heyecanlıyım. Geçen dönem omurgasız almış ve sevmiştim. Mikro için hiç heyecanlı değilim.

Bölümün neredeyse tamamı akademik düşünüyor. Bunun nedeni bilime gönül vermiş insanlarla okuyor olmam değil, başka iş bulamayacak olmaları. Aslında anladığım kadarı ile araştırma görevlileri için de kadro açılmıyormuş, o işler de zormuş ama çok da iyi bilmiyorum. Kafadan atmayayım. Böyle olunca herkesi bir özel çalışma telaşı sardı. Herkes çalışmak istediği alanı belirledi mi bilmiyorum, kimisi ne tutarsa diye koşuşturuyor gibi geliyor bana. Ben hocalarla konuşmak konusunda iyi değilim, daha ziyade mektuplaşalım istiyorum.

Bu dönem kendimi ortalamamı toparlamaya adayacağım. Gelecek sene alırım özel çalışma, iki sene çalışırım.

Bu dönem limnoloji de kodladım ama belki bırakırım o dersi. Limnoloji de ne diye soracak olursanız, kısaca su bilimi, suyun kimyasını inceleyen bilim, diyebilirim. Daha detaylı bir bilgim de yok.

Bu aralar Mert'in en büyük zevki yemek pişirmek. Burcu gelmeden -ve okul da başlamadan önce- bana mantarlı makarna pişirdi. İkimiz de ilkel bir yöntemle yaptık, ateş ve yağ yeter diye düşündük ve tereyağında pişirdik mantarları. Çok güzel oldu gerçekten. Ertesi gün de tavuklu makarna pişirdi bana. Burcu geldikten sonra da üçümüz mantarlı, tavuklu, soslu makarna yaptık. Çok güzel oldu ama bana biraz yağlı geldi, yiyemedim. Dün Mert'in yanına koştum ekoloji heyecanıyla, o zaman kalan makarnayı bitirdik. Bu gün de kendisine "tavuk taşlıklı makarna" pişirecekmiş.

Buralar bu aralar böyle işte. Biraz daha azimliyim ders çalışma konusunda.

Ha bu arada... Benim Ankara'ya döndüğüm hafta, hafta sonu Mert'le tiyatroya gittik, Macbeth'e. Çok uykusuzduk, Mert uyudu, neredeyse ben de uyuyacaktım. Zaten oraya gidişimiz de bir olaydı. Çayyolu denen bir yerdeymiş, normalde Kentpark'ın oralardan binebiliyoruz. Ama biz yolu bilmiyorduk, hiçbir şey bilmiyorduk yeriyle ilgili. Şoföre sorarız dedik, o da bilmediğini söyledi. Böylece teee Kızılay'a gidip sonra geri döndük onca yolu çünkü tam tersi taraftaymış, sonunda bulduk ama. Bu hafta sonu da bir başka oyuna gideceğiz, bu kez 75.Yıl sahnesine. Orayı da bilmiyoruz ama Kızılay'da olduğu yazıyordu. En azından yol için de oyuna ödediğimiz kadar para ödememiş oluruz diye umuyoruz.

9 yorum:

  1. uzun zaman oldu bende bi oyuna gideli. uykuya kurban olduğu için üzüldüm şimdi size... ayne ders dertleri bende de var. ortalam yerlerde. seçmeli ders hiç tip olmasada yükselsin diye aldım. hatta aşırı mantıksızca zorlamayla koşullu geçtiğim dersleri bile. çok çalışırım dedim bakıcaz artık sanada banada bol şans )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimizin iyi geçer umarım bu dönemi :)

      Sil
  2. Omurgalı ve mikroyu ben epey sevmiştim.kolay gelsin şimdiden;) bende 3.sınıftayım ve en çok biyoloji tarihi (seçmeli)dersini merak ediyorum şimdilik...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa senin de biyoloji okuduğunu bilmiyordum. Ben mikroyu pek sevmiyorum aslında ama omurgalıyı severim diye düşünüyorum.

      Sil
    2. Bölümdaşız:) mikroda çalıştığım içinde kaynaklanıyor olabilir sevgim. Ben omurgalı hatta omurgasızda başta korkmuş sonra çok eğlenmiştim:)

      Sil
  3. doğru. herkeste bir okulda kalma sonra da kadro bekleme durumu oluyor işte. :)

    YanıtlaSil
  4. allam boşver düşünme şimdi.
    okulun tadını çıkar ankaranın tadını çıkar.
    sona düşünürsün taam mıı.
    :)

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;