1 Mart 2014 Cumartesi

nutella ve yazmak


Bir yazımda okumak ve not almak, okumak ve not almak istediğimi söylemiştim. Aradan günler geçti fakat benim bu okumak ve not almak isteğimde en ufak bir hafifleme olmadı, genelde böyle heveslerim geçicidir, üç gün sonra söner gider. 

Bu kez böyle olmamasını, bu dönemin geçen dönemden farklı oluşuna bağlıyorum. Bu dönem dersler beni tatmin edecek gibi görünüyor. Omurgalı dersine giren hoca, bir şekilde jeolojiyle haşır neşir olmamız gerektiği kanısında, jeoloji bilmeden evrimi kavrayamazmışız, ki bunda haklı. Bu yüzden bize dönem ödevi verdi, jeolojik devirleri okuyacağız. En azından memelilerin ortaya çıktığı devirleri. İnsan Ekolojisi dersi için okunacak kitaplar da elime ulaştı. Hoca bu kitapları hepimiz için zorunlu kılmadı ama, ben elimdeki son parayı bu üç kitaba yatırmaktan bir an olsun çekinmedim eheh. Aşk ve Gurur biter bitmez de birine (İnsanın Hikâyesi) başladım. Aslında okuduğum, bir tarih kitabı fakat kafanızda öyle ağır ve sıkıcı bir tarih kitabı canlandırmayın. Hocanın da en başta söylediği gibi, hafif, popüler bilim kitapları bunlar ama tabii benim gibi tarihle en ufak ilişkisi bulunmayan insanlar için yine de öğretici. Kitabı Barış Bıçakçı çevirmiş, güzel de çevirmiş bana göre. Ben de onun kendi yazdığı kitapları bir denemek istediğime karar verdim böylece.

Kitabın çok başlarındayım, pek okumaya fırsat bulamıyorum. Çok yoğun olduğumdan değil, anime izlemekten fırsat bulamıyorum dskjakdlsajk. Ama dediğim gibi anlatımını sevdim.

Bu dönem öğrendiklerimiz ve öğreneceklerimiz, biraz olsun ufkumuzu genişletecek gibi duruyor. Bir de biyolojiye biraz daha girdiğimizi hissediyoruz, Mert'le konuştuk bunu. Bir kere bu kitap, bana kalsa asla okumazdım bunu ben, ilgimi çekmezdi ama, sizce de Sümerler'de bile kadının toplumda yerinin olması, ev va arsa sahibi olabilmeleri, ticaretle uğraşabilmeleri, onlara böyle bir hakkın tanınmış olması fakat günümüzde kadının evinde oturup çocuk bakan bir konuma indirilmeye çalışılması çok ilginç değil mi? 

Limnoloji diye bir ders alıyoruz. Ders aslında çok kapsamlı ve iyi işlenebilir ama hoca seçmeli ders olduğu için biraz daha hafif anlattığını söylüyor ki zaten elindeki süre de kısıtlı. Limnoloji aldığımız hoca, geçen dönem Akademik Yazım Teknikleri dersini burnumuzdan getiren hoca. Ben onu çok kaprisli bulmuştum, kesinlikle sevmemiştik. Mert ilk limnoloji dersinin üçüncü dakikasında, "Cessie, ben dersi bırakıyorum!" dedi büyük bir önyargıyla. Ben onu aklı selime davet ettim. Hocaya karşı önyargılı olmayalım dedim, hem onun kişiliğiyle ilgilenmek zorunda değiliz, bize öğrenmek istediğimiz şeyi öğretsin yeter. Fakat ikinci limnoloji dersinden çıktığımızda, hocaya bakışımız tamamen değişmişti. Dersi beş kişi alıyoruz, müthiş rahat bir lab ortamı demek bu ve çok rahat bir şekilde ders işlemek demek. Ayrıca dersin içeriğini doyurucu bulduk, hoca bu alanda gerçekten bilgili, zaten hidrobiyolog. Kısacası limnolojiden çok umutluyuz. Kendimi de Mert'i de amansız önyargılarımıza kurban olmaktan kurtardığım için kendimle gurur duyuyorum!

Hoca derste bir şema gösterdi bize, şema diye ifade etmek ne kadar doğru bilmiyorum ama daha iyi bir sözcük bulamadım. Dünyanın ısınma potansiyeli üzerine bir modelleme. Mesela 2050 yılına geldiğimizde dünya ne kadar ısınmış olacak, buzulların durumu ne olmuş olacak temalı. Ben dehşete düştüm, o ders boyunca ben dehşet içindeydim zaten. İnsan kendi ömrünün sınırlı olduğunu biliyor da, o sınırlı ömrü tüketince bir başka yaşamı olmayacağını idrak etmek, üstelik bu kaderi üzerinde yaşadığı gezegenin de paylaştığını bilmek, bunu da idrak etmek çok dehşet verici bir şey.  

Ben bu gün İnsanın Hikâyesi'nde okuduklarımı özetleyeyim derken yemeğe gitmeyi unuttum, biraz aç gibiyim. Belki kendime bir şeyler söyleyeceğim. Mert var gücüyle çırpınmış beni defalarca kez aramış ama telefonum da sessizdeydi duymadım.

Romantikli bir anime buldum, onu izliyorum. Ergenlikte kapılamadığım romantizm rüzgârına kendimi bırakıverdim bu aralar. Biraz komik bir halde olabilirim.

Bir de son olarak: PARAM YOK.
Ama tabi kitap siparişi veya dolma kalem siparişi verirken veya "Ohaaa Hayvan Çiftliği'nde boş yer var, bilet alalım Mert, çabuk!" diye ortalığı telaşa verirken, bu küçük gerçeği düşünemiyorum.

Dün Mert'le spor yaptık ama ne spor. Bana spor yaptırmak, deveye hendek atlatmaktan zor arkadaşlar, ne koştuk ne de doğru dürüst yürüdük. Ben vızıldandım durdum. Tabii Burcu'yla ton balıklı makarna yapma konusunda daha aktifim, yemek yemeyi de spor yapmaktan daha çekici buluyorum. Ama pes etmedim! Spor yapacağım, kendimi fiziksel olarak zorlamaya alışacağım!

Şunu unutmayın ki canlarım, kendine saygısı olan insanlar spor yapar!
Ama daha da önemlisi ZIPLAMAK EĞLENCELİDİR!

8 yorum:

  1. Romantikli anime güzel mi? Ben tatilde koichou wa maid-sama'ya başlamıştım ama bitiremedim, okul varken bir şey izleyemiyorum Q.Q Halbuki çok güzel bir animeydi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet o en güzel romantik anime *.*
      Benim bu yazıda bahsettiğim Special A, güzeldi :)

      Sil
  2. "Kadın"ı toplumda her geçen gün daha da pasifleştirmeye çalışan bir zihniyetle aynı havayı solumaktan bile nefret eder oldum. Ayrıca bile bile buna izin veren, sesini çıkarmayan kadınlarımızın da bunda sorumluluğu var. Bir Sümerli halkı kadar olamadık desene :)
    Bence herkes hem yiyip hem spor yapabilir. Hatta en güzeli bu. Aç açına spor mu olurmuş yahu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de herkes hem yiyip hem spor yapsın! Açlığa HAYIR!

      Sil
  3. Benim de vaktim ve param yok.
    Paramın neden olmadığını az çok idrak edebiliyorum. Ama vaktimin olmaması kısmını hala kavrayamadım, sen anime izliyosun ama vaktin yok, ben hiçbi şey yapmıyorum ama neden benim de vaktim yok?
    Bi de neye vaktimin olmadığını da çözemedim, yapmam gereken bi şey de yok zaten.
    Sanırım benim vaktim var...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "sen anime izliyosun ama vaktin yok, ben hiçbi şey yapmıyorum ama neden benim de vaktim yok?" ahahahah

      Evet demek ki vaktin var senin :D

      Sil
  4. yaw sen artık keyiflisin yaaa eskiye oranla :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya evet Deep, ben artık daha iyiceyim. Ders bile çalışıyorum bazı bazı. Değişik şeyler bunlar, hayatımda nadir olan şeyler :D

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;