30 Mart 2014 Pazar

size neler neler anlatabilirdim...

Az önceki ruhsal karmaşama bakıp böyle bir şeyler hüpletmek istiyorum. Size neler neler anlatabilirdim. Deep'in mimini yapmadım, onu yapabilirdim. Yolculuğumdan bahsedebilirdim zira en tuhaf yolculuktu hayatımdaki! Teyzeyle kıyaslandığında bile, evet! Size annemin yemeklerini, Rit'in striptiz performansını, Sinemis'in aşk hayatını yazabilirdim ya da ilk oy kullanma deneyimimi ya da  belki hepsini yazacağım. Ama beni aciliyetle yazmaya iten neydi? Bi' sorun bakalım neydi?

Yeter artık, şu geçmişi üzerimden silkeleyip atsam. Bitip giden şeyler bitip gitse gerçekten ne güzel olacak. Bıraksam, görmesem, duymasam. Mesela küçük bir kafa karışıklığıyla sekiz yaşına dönmesem. Mesela kendi kendime, çocuk halimle yazdığım mektupları hatırlamasam. Mesela tam bi' sevgi pıtırcığı olmasaydım, Mert gibi tüm yaşamımı insanlardan rahatsız olarak ve kaçarak geçirmiş olsaydım. Mesela özümde öyle biri olsaydım, bu durumum, öfkem ve ürkekliğim kırılıp dökülmüş olmaktan kaynaklanmasaydı. Kırılıp dökülmüşlükler her fırsatta su yüzüne çıkmasaydı falan. Mesela.

Ben şimdi bütün bunları şu gifteki herifin rahatlığıyla irdeliyorum ama az önce bir bloga dalmıştım, feci taraflı bir şekilde yazılanları okuyordum ve öfkeleniyordum. "Ne zaman" diyordum "düşünmeye başladın?" Değişimden bahsediyor, aynı kalmaktan bahsediyor vs. vs. Neden bahsedildiğini umursamıyorum, o kişi olduğunu düşündüğüm için düşmanlık içindeyim ben aslında. Hem hiç de bilmiyordum içimde bütün bunların olduğunu.

Virgina Woolf'u anlaşılmamanın öldürdüğüne inanıyorum. The Hours'da bir gün nedensizce ölüvermekten bahsediyordu." Bir gün nedensizce ölüvereceğim" diye düşünüyorum, kendi halime üzülüyorum, korkuyorum. Mesela şimdi, o kişi sandığım fakat o kişi olmayan kişiyle konuşuyorum. Rezilim. Gerçekten. Ama ölüvermek diyorduk.

Hiçbir neden yokken ölüvereceğim ben. Tüm endişem bu yönde. Artık kendimizi kandırmayalım, son derece nevrotik bir insanım herhalde ben. Ama çok sakinim. Cidden. Tüm bunları milkshake içen House ciddiyetiyle irdeliyorum, müzik dinliyorum. Siz de dinleyin.




4 yorum:

  1. sana kötü haberim var,düşünceli insanlar ömrü boyunca kırıla kırıla düşüncelerinden kurtulurlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ovv. Bu cidden baya kötü haber yalnız.

      Sil
  2. senin insanlığına ihtiyacımız var cessie. politik görüşlerden önce insanlığın geldiğine inanan insanlara ihtiyacımız var. "ben sadece kardeşçe yaşamak istiyorum" diyenlere ihtiyacımız var. son bi kaç gündür bloğuma yazılanlardan görüyorum ki yıllardır tanıdığım koca koca ablalarının sana bakıp "akıl yaşta değil" demesine ihtiyacımız var. inancın, dayatlamaların, sınırların ötesinde barış içinde kısacık ömrümüzü tüketmeye ihtiyacımız var. biliyorum yazdıklarınla hiç ilgisi yok bu söylediklerimin, ama seni omuzlarından tutup bi takım kitlenin önüne çıkarıp "kendinizi çok bilgili, çok tecrübeli, çok milliyetçi sanıyorsunuz ya, şu kıza bi bakıp silkelenin" demeye ihtiyacım var benim. zira kendimi bu şekilde öne attığımda başedebileceğim ama kalbini kırmaktan korktuğum insanlar var. onların beni kırışlarını farkettirebilmek için, senin küçücük yaşında edindiğin tecrübenin, bana söylediklerinin onlara sunulmasına ihtiyacım var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dur ben senin bloguna geliym de öyle bi konuşalım.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;