5 Nisan 2014 Cumartesi

Keyaki'nin Mimi

Şekerlerim, canısılarım, kime sesleniyosam böyle fsdkfdks. Neyse, beni okuyan her bir insan ve kafamdaki öteki sesler, hepinize sesleniyorum! Keyaki beni mimlemiş. Şimdi o mimi yapıyorum.

Mimin konusu şu: “Twitter, facebook, tumblr gibi tüm sosyal medya kapansa… Son sözlerimiz/tavrımız ne olur?”



Jack Black'in de dediği gibi, rock yapmak istiyorsan kuralları yıkacaksın bitch! Ay çok ilginç bi kafadayım ben bu günlerde, bu yazıyı çok ciddiye almasanız da olur aslında ama ben çok ciddi konuşucam şimdi. Gerçekten.

Twitter'ı en çok Gezi Parkı olayları yaşandığında kullandım çünkü deli gibi, her an her bildirime bakma ihtiyacı duyuyordum. Bir de kapatıldığı gün girdim ve çıkamadım, çok güzel bi' muhabbetler döndü o gün Twitter'da. Onun dışında pek ilgilenmiyorum kendisiyle.

Facebook! Ah, işte ben aktif bir facebook kullanıcısıyım. Eskiden o kadar değildim fakat Nohut hayatıma girince en birincil iletişim aracımız feysbuk olmuştu, sonra da bir alışkanlık olarak kaldı sanırım. Liseden beri, o an başka işlerle uğraşıyor olsam bile feysbuk bir köşede açık durur. Eskiden böyle kendi kendine oflayn da görünmüyordun, hocalarım falan benim sürekli feyste dolaştığımı sanıyordu oysa ben mesela kitap mitap okuyordum o esnada. Hiçbir şekilde ders çalışmıyordum, o ayrı.

Tumblr'ı sadece güzel görsel araklamak için kullanıyorum. Hiç tumblr kızı olamadım ben  :((( Yok ya, cidden tutunamadım orada ben. Çok sıkıcı, boş beleş geldi nedense. Belki doğru bloglara erişemedim, bilmiyorum.

Ve Youtube! Youtube hala kapalı mı açıldı mı bilmiyorum, Keyaki gibi ben de sorunsuzca girdim bütün sitelere ehehe. Fakat tam da kanalımın tam 5 takipçisi olmuşken kapanmasının hiç sırası değil. Ünlü olmama ramak kaldı şurda kjfdsfd. Bi fenomen olabilirim fsjkfkds. Neyse cıvıdım. 

Size her biriyle ne tür bir ilişkim olduğunu açıkladım. Blogger kapansa altından kalkamam bunun herhalde, onu da söyleyeyim. 

Ben hiç twitter hesabım olmasa da, youtube'a girmesem de, blog yazmasam da tüm bu engellenmeler çok canımı sıkardı. Sıkıyor da. Belki ölürüm diye korkar sokaklara dökülemezdim, belki "Yeter be!" der dökülürdüm ve bi kısım geri zekalılar da "Bi twitter/ facebook / youtube vs kapandı diye sokaklara döküldü" gibi yorumlarda bulunurlardı ama olsun. Çünkü ben okuduğum distopyalardan çok etkileniyorum ve çünkü ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmak düşünme eylemini ortadan kaldırmaya yönelik atılan en büyük adımdır, öyle ki insan ifade edemeyecekse neden düşünsün değil mi, özellikle böyle pragmatist bi' dünyada yaşıyorsak. Ben zaten halihazırda bu dünyada yaşayamıyorum, daha az düşündüğümüz bir dünyada nefes alamam. Düşünemediğimi düşündüğümde de nefes alamıyorum, panikliyorum mesela. Çünkü George Orwell'in de dediği gibi "kafatasımın içindeki birkaç santimetreküp dışında hiçbir şey benim değil." Bu yüzden çok korkuyorum böyle şeylerden, çok da etkileniyorum. Çok size belli etmiyorum ama kendime gelemiyorum kolay kolay. Mesela 30 martı 31 marta bağlayan gece otobüste kıvrandım resmen çünkü artık demokrasi bile mümkün değilse, sadece bu an için de değil, herhangi bir an için a veya b yönetiminden kurtuluşumuzu ne sağlayacak? Düşününce panik oluyor insan, dehşete düşüyor. Böyle şeyler işte. Uzun lafın kısası ben metanetle karşılayamazdım. Hiç "Oh ya iyi oldu, bari iki kitap okur millet" kafasını da yaşayamazdım. Kitap okumak isteyen kitap okur sosyal medya buna engel değil ki. Muhabbet etmek isteyen de muhabbet eder, televizyon da buna engel değil. Esas sorun şu ki insanların artık ne okuma ihtiyacı ne de söyleyecek kayda değer şeyleri var. Bu dünyada insanların feysbuk başında hayatını çürütme hakkı da var çünkü bunu bir anlamda teşvik de eden bir dünyada yaşıyoruz. Onun çürüme hakkını elinden almanın doğru olmayacağını düşündüğüm gibi, sosyal medyayı daha ulvi amaçlar için kullanan insanlara da yazık.

Neyse ya, yazdıkça yazdım ben. Benim bundan önceki mimime Ege'nin Laciverti sahip çıkmış bi' tek. Herhalde seviyor mim yapmayı, onu mimliyorum. Bir de, yapmak isteyen herkes yapsın işte.

10 yorum:

  1. Size katılmamak elde değil. Aktif kullanıp kullanmamanın bi değeri yok. Bu mesele doğrudan özgürlük meselesi.Ve insanların ömürlerini çürütme özgürlüğü vardır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir yorum.
      Böyle düşünen başka insanların olması, çok hoş.

      Sil
  2. sosyalmedya kapanırsa telefonlarımızı alalım whatsapptan yazarız :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay benim whatsapp'ım da yok ki :D

      Sil
  3. Özgürlük alanlarımıza müdahale kimden gelirse gelsin çok rahatsız edici.
    O yüzden en kutsal, en olmazda olmaz değer "özgürlük"
    Çünkü sana, bana, herkese lazım, sınıf ayırt etmeksizin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herhangi birinin kişisel özgürlüğüne her türlü müdahale hepimiz için kötü olmalı. Aynen öyle :)

      Sil
  4. "Hindistan'a hiç gitmedim. ömrümün geri kalanında da gitmeyi düşünmüyorum. ama bir gün biri gelir ve 'ey Montaigne bundan sonra Hindistan'da şu köye girmen yasaktır.' dese geceleri huzursuz olurum." demiş Michel de Montaigne. Çok da doğru demiş adam :) Kullansak da kullanmasak da o bizim özgürlüğümüzdür.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Montaigne çok haklı.
      Kullansak da kullanmasak da hakkımızı savunmalıyız evet :)

      Sil
  5. aldım mim'imi gidiyorum, ardıma bakmadaaaaaaaaannnnnn :d dskhadjaks yazıcam bugün

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;