12 Mayıs 2014 Pazartesi

İyi Hissetmek ~ David Burns

Böyle şeyleri anlatmaktan hiç hoşlanmam, çok da utanıyorum ama bir dönem biraz intihara eğilimliydim. Bir dönem dediğim çok uzak bir dönem değil aslında geçtiğimiz günlerden bahsediyorum. Esin'e bunlardan bahsedince depresyonda olabileceğim sonucuna varmıştı ve buna göre bir yol izlemeye karar vermiştik. Fakat daha önce de üstü kapalı bir şekilde bahsettiğim gibi Mert kesinlikle Esin'e güvenmedi, onu her şeyi ilaçlarla çözmeye çalışmakla suçladı ve bu durumun altında yatan düşünceleri düzeltmedikçe ilaç kullanmanın hiçbir işe yaramayacağını söyledi. Böylece kolları sıvadı ve benim için "depresyonla savaş" kitapları bulup sipariş verdi. Aslında bu gün Cansu yanımıza geldi, bize kişisel sorunlarını açtı ve "En sorunlu grup olduğunuzu bildiğim için, bir grup terapisi gibi olur diyerek sizin yanınıza geldim." dedi. Çok nahoş bir şey söylemiş gibi görünüyor ama bence çok komikti, durumumuzu da çok özetliyordu. Mert'in duygu durumu çok dalgalı, feci değişken ve feci asosyal bir çocuk, ben depresyondayım, Burcu'nun intihara eğilimi var... Ahah bu kitaplar hepimiz için bir kurtarıcı olacak diye umdu yani çocuk. Neyse.

Bu tür kitapları sevmem ve okumam fakat Mert aldı diye okumaya başladım. Biraz okuyunca da ilgimi çekti ve devam ettim. Bu sabah bitirdim kitabı.

David Burns, Amerikalı bir psikiyatr aslında. Bilişsel terapi dediği bir yöntem geliştirmiş ve bu yöntemi açıklamak adına böyle bir kitap yazmış. Kitapları da uzun bir süre boyunca çok satan kitaplardan olmuş, ellerden ve dillerden düşmemiş.

David Burns depresyonu psikiyatrik rahatsızlıkların "gribi" gibi tanımlamış fakat depresyonun daha tehlikeli bir hastalık olduğunu düşünüyor. Kitabında, depresyondaki hastaların neredeyse yüzde beşinin intihar sonucu öldüğünden bahsediyor ve kitabında da ilaç kullanmadan depresyonu alt etmek için kullanabileceğimiz yöntemlerden bahsediyor.

Önce hatalı düşünce kalıplarından bahsediyor ve bunları açıklıyor kabaca. Daha sonra biraz daha derinleştiriyor, bunları başlıklar halinde ele alıyor. Ya hep ya hiç şeklinde düşünmek, aşırı genellemeler yapmak, olumsuz kehanetlerde bulunmak, düşünce okumak hepimizin zaman zaman yaptığı bilişsel çarpıtmalar aslında ve Burns'e göre depresyonun temelinde bu çarpıtmalar yatıyor.

Büyün bunların yanında onay bağımlılığı, sevgi bağımlılığı, aşırı mükemmeliyetçilik, hata yapmaktan korkmak ve vasat olmaktan korkmak da bizim için sıkıntı yaratan, bizi olumsuz anlamda tetikleyen düşünce şekilleri ve bunların da değiştirilmesi gerekiyor.

Ben kitabı okurken, bu bahsedilen hataları eskiden gerçekten yaptığımı fark ettim fakat özellikle üniversiteye başladıktan sonra kendimi daha çok sevdiğimi, kendime karşı daha anlayışlı olduğumu da fark ettim. Aynı zamanda hayata karşı da daha olumluyum, artık insanlardan nefret etmiyorum, çoğu zaman neşeliyim. Bu tür düşüncelerin neden çok daha sıkıntılı ve umutsuz, hatta mutsuz olduğum lise yıllarında değil de şimdi ortaya çıktığını anlayamadım. Kitapta bahsedilen düşünce hatalarını yaşamımın çoğunda yapmadığıma inanıyordum ve bunu Mert ve Burcu'yla da konuştum en yakınımdaki insanlar oldukları için. Bana dışarıdan bakan insanlar olarak belki benim fark edemediğim bir şeyleri fark etmiş olabilirler diye düşündüm fakat onlar da benim bahsi geçen düşünce çarpıtmalarını pek fazla yapmadığım konusunda hemfikirler. Benim durumum muamma yani ama, sanırım bu kitap gerçekten bazı insanlara yardımcı olabilir.

Kitabın anlatımı akıcı. Gerçi okuru ikna etmeye yönelik, kişisel gelişime de biraz benzeyen bu tür kitapları okumaktan ben kendi adıma hoşlanmıyorum. Kitabı yazan kişiyle sahte bir diyaloğa girme isteğim yok bu yüzden o anlatacağını anlatsın ve "bana seslenmesin" istiyorum, bu açıdan zaman zaman sinir bozucu buldum kitabı. Öte yandan dediğim gibi, kişisel olarak çok işime yaramadı ama bundan iki sene üç sene önce okumuş olsaydım belki de bana faydası olabilirdi.

Kitapta bahsedilen alıştırmaları yapmak benim kadar üşengeç bir insan için mümkün olur muydu bilmiyorum ama yapılmaları faydalı olabilir.

Son zamanlarda okuduğum kitaplardan biraz daha farklıydı. Her şeye rağmen benim için öğretici bir okuma oldu.

Çeviren Alp Karaosmanoğlu, yayın Psikonet. 404 sayfa.

8 yorum:

  1. uzun zamandir iyi hissetmiyorum soylemek istedim yani tamam mi :(

    YanıtlaSil
  2. Ben de pek okuyamıyorum böyle kitaplar. Nedense kendi psikolojim üzerine düşünmekten kaçıyorum hep ve bu tür şeyler işe yaramazmış gibi geliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de işe yarar aslında, bir denemek gerek.

      Sil
  3. bak gerçekten intiharı düşündüysen yardım almalısın. nolur okulda olmalı sizin psikolog. gitsene ama ya.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya aldım yardım.
      O kadarını akıl ettim ve Esin'i aradım.
      Ebru da psikiyatrist buldu bana Ankara'da. Gerekirse ona da görünürüm.
      Çok sakin karşıladım bu durumu, akıllı davrandım, kendimi öpesim var.

      Sil
  4. çok güzel bir yere dikkat çekmişsin . kişisel kitapların genelinde bi seslenme durumu var.İlla ikna edecek illa bir samimiyet kuracak.sahi sinir bozucu bir anlatım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herhalde samimi olmaya falan çalışıyorlar ama bence saçma.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;