9 Mayıs 2014 Cuma

vizeler ve burcunun burnu

tumblr

Ay her sene düzenli çalışmaya karar verip, her sene kendimi nasıl sıkışmış buluyorum hiç anlam veremiyorum. Saatler sonra histoloji lab sınavı var ve ben kendimi "Önümde daha saatler var" diyerek sakinleştirmeye çalışıyorum. Halbuki 6 kesit çizmem ve çizerken mümkünse bunları öğrenmem lazım. Bu kesitlerin nereden alındığını ve hangi boyayla boyandığını da. Bir de hücrelerin -varsa- özel isimlerini ve işlevlerini. Ama saatler var, yaparım bence.

Burcu'nun durumu da benden parlak değil. Sabahlayacağız diye düşünerek yattık uyuduk. Uyandığımda çok feci bir haldeydim, karanlık odada yatarken tüm gerçeklik duygusuna uzaklaşmış olduğumu fark edip panikledim. Ama siz paniklemeyin, delirmiyorum. Uyku sersemliği diyoruz buna sadece. Baktım saat gecenin on ikisi olmuş. "Burcu, kalk uyan!" dedim. O garibim de doğru düzgün uyuyamıyor iki gündür. Hemen "Efendim?" dedi. "Ben korktum ışığı açiym mi?" dedim, "Aç" dedi. Sonra da burnu kanadı. Bize ucuz psikolog / psikiyatr bulun lütfen. 

Şimdi size çok saçma şeyler anlatacağım. Ben dikkat eksikliği ilacımı kullanmaya yeniden başlamıştım. Baş ağrımı arttırdığı için onunla birlikte hafif dozda bi' antidepresan gibi bi' şey de kullanıyordum. Fakat ne olduğunu ve neden olduğunu anlamadığım bir şekilde, ikisi birlikte bende daha önce hiç ortaya çıkmayan yan etkiler göstermeye başladılar. Aslında sanırım dikkat eksikliği ilacım tek başına bu işi yapıyor ve diğer ilaçla birleşince bu yan etkileri daha da şiddetli gösteriyor. Feci bir mide bulantısı, aşırı bir hareket etme isteği, hatta bir parça hiperaktivite sanırım. Böylece Esin'i aradım, antidepresanı bıraktık. Bu kez baş ağrısı. Neyse bunlar çok mühim değil aslında.

Bir ara çok sıkıntılıydım. Dedim ki, Esin'e de bu sıkıntılı oluş halimden bahsedeyim. O da biraz depresyonda olduğuma karar verdi. Bana pek fazla açıklama da yapmadı neden eskiden görülmeyen bu yan etkilerin şimdi görüldüğüyle ilgili. "İyiyim yahu" desem de dikkat eksikliği ilacını bırakıp diğer ilacı kullanmam konusunda karar kıldı. Aslında burada bir doktor bulunması bahsi de azıcık geçecek gibi oldu ama ben şiddetle reddettim. 

Sonra bu konuda açıklama bulmak adına Mecit Abi'mi aradım. "Bu ilaçlar" dedim "neden böyle yaptı beni?" O da biraz abarttı, biraz fazla ciddiye aldı. Biraz kendisini sorumlu hissetti. Salak bi' adam sonuçta fkjdsfds. Ya neyse salak değildir aslında. Annemlere hiç bahsetmedim bu Esin'le olan mesajlaşma ve telefonlaşma olaylarından, Mecit Abi'm ki rahat herifin tekidir. O bile, bakın o bile diyorum bir ciddileşti. O ki bana yaşamı boyunca "Sen maniksin Cessie", "Sen depresyondasın Cessie" esprileri yapmış bir herif, annemleri hiç bilemiyorum. Gerek yok telaşa. Mecit Abi'me de kızdım zaten. "Heöööf" dedim "abarttınız yahu!"

Öbür tarafta Mert, bütün bunların ilaçlarla çözümlenemeyeceğine karar verdi ve hemen kolları sıvayıp benim için "depresyonla savaş kitapları" buldu ve aldı. Bu esnada Esin'in kararını sorguladı, sorguladı, sorguladı, kadını yargıladı, yargıladı, yargıladı, beni de biraz. Bir sinirlendim ama tüm bunları sakin karşılamaya çalıştım.

Öbür yandan Ebru "telefonla tedavi mi olurmuş" diye bana çemkirerek -sanki telefonla tedavi peşine düşmüşüz gibi -.- - ve ısrarla dazlak doktoruna seans başına 200 küsur lira vermemi isteyerek beni çıldırttı! Yahu zaten doktorlara güvenmem! Bir Esin'e güveniyorum bir de Mecit Abi'me, bu kadar. Yeni bir doktor da tanımak istemiyorum şahsen. Anlatamadım derdimi, anlatamadım. 

Sonra... sonra tüm bu birikmişlikle Koray'a patladım. Koray da tuhaf bir oğlan, bir internet arkadaşı. O da kalbimi kırmıştı. Ya da benim kalbimin ona kırılası gelmişti çünkü kendi var oluşunu gerçekleştirmek dışında pek bir şey yapmadı. Ay, açtım ağzımı yumdum gözümü. Çocuğa "düz herif" mi demedim, "salak" mı demedim, "senin kafanın içi bok dolu" mu demedim... Demediğim kalmadı. En sonunda "nooluyo olum" diye sorgulamayı bıraktı o yavru da, "git intihar et" dedi bana. Ah onu demeyecekti işte. Onu demeyecekti çünkü Mert'in, Ebru'nun ve diğer herkesin beni delirttiği noktaya parmak basmış oldu. Bakın çok net söylüyorum arkadaşlar: EĞER BAHSETTİĞİMİZ "BENİM" İNTİHARIMSA, İNTİHAR EDİP ETMEMEYE KARAR VERECEK KİŞİ BENİM! Bu konudaki düşüncenizi kendinize saklayın, sonra sinirleniyorum. Sonra daha çok çemkirdim falan filan. En son konuşmayı çotank diye çocuğun yüzüne kapatmış olabilirim. Sonrası vicdan azabı tabi...

Bu kez de dört gün boyunca çocuğu yakalayıp özür dileme peşinde koştum ve dakikalar ve saniyelerle kaçırdım. En sonunda özür dilemeyi başardım. Bana hatırlamadığı bir sebepten çok sinir olmuş ama barıştık herhalde.

Aslında Koray'a patlayışımın hemen ardından, aynı gece Mert'e de patladım. "Yeter ulan!" dedim. "Ebru bi' yandan sen bi' yandan. Biyokimyasal bi' şey soralım dedik Mecit Abi'm de konuyu abarttı! Beynimi siktiniz üç gündür, yarın ölüyoruz sanki amk!" dedim Mert'e de. Ben hiç küfür etmem normalde. Gerçekten. Yazarak bile böyle ağır küfürler etmem. En fazla öküz derim bok derim. Herhalde bu çıkışımdan Mert durumun vehametini anladı ve beni sakinleştirme yoluna gitti. İyice çemkirip sinirimi çıkardım herkesten. Ebru o sırada uyumuş olduğundan o yırttı. Kabak Koray'ın başına patlamış oldu ama o da biraz hak etti bence. Neyse. 

Velhasılı, oldukça iyiyim aslında. Sınavlar sebebiyle biraz gerginim tabii ama, biraz da homurdanıp duruyorum tabii ama aslında iyiyim. Bu yakınlarda ölmeyi düşünmüyorum. Önümüzdeki haftayı da atlatırsam daha bir rahatlamış olacağım. Bence depresyonda da değilim. 

Son olarak, Shakira!

2 yorum:

  1. ah şu okulun bi bitseydi yaaa. :))))) bi de bak intihar evet senin konun ama bak bunun için bir yardım almalısın. hepimiz arada ölsem filan deriz. ama cidden düşünmeyiz bunu. ama intihar edip kurtarılan da çok aramızda ölüp giden de. bak bunu ciddiye al ama. evet bazı terapiler ilaçlı bazıları sadece terapi. sölemiştim sanırım. bir de eft var, gidebilirsin, duygu transferi diye bişi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya okulu da seviyorum aslında. Hayatın enteresan bi dönemi öğrencilik. Yardım alırım, kendime yardım da ederim. Akıllı biriyim bence sonuçta. Ama o kadar da ciddiye almadım.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;