21 Ağustos 2014 Perşembe

elbise, sinema, mert'in ailesi ve diğer şeyler

Cennet Teyze (Mert'in annesi) benim için elbise dikip kargolamıştı yurduma. Yurtta kalmadığımdan mı yurt görevlisinin saçmalığından mı bilmiyorum, beni tanımadıklarını söyleyerek kargoyu geri çevirmişler. Bunun üzerine kargo Bilkent şubesine gitmiş. Almazsak geri gönderilecekmiş. Böyle olunca cumartesi günü Mert'le yollara düştük paketi almak için. Oraya gitmekte zorlanmadık enteresan bir şekilde, paketimizi aldık ve geri dönüş yoluna düştük.

Ben hamburger yiyelim diye tutturdum çünkü bazen sağlıksız yiyecekler yemeyi çok seviyorum. Sonra da göbeğim var diye dövünüyorum eveth. Neyse yolumuzun üzerinde Kentpark vardı, girdik oraya. Hamburger yedik. Sonra Mert sinemaya girmeyi teklif etti. "Olur" dedim. Ama filmleri beğenemedim. Mert mahcup mahcup "Ya acaba Guardians of the Galaxy'e mi gitsek?" dedi. Ben de filmin çok saçma sapan göründüğünü söyledim, "İstiyorsan yine de gidebiliriz." dedim. Mert bir süre, beni istemediğim bir şey yapmaya zorlamamak adına, bir yandan cimriliğinden ötürü kendi içinde bir savaş verdi. Sonunda elinden tuttum bilet almaya götürdüm ahaha. Bazen kendimi onun annesi gibi hissediyorum.

Böylece girdik filme. Film beklediğimin çok üstündeydi çünkü feci saçma sapan bir şey beklemiştim. Yani, gerçekten, afişte yeşil bir kadın ve silahlı bir rakun var arkadaşlar hfhfdjkgjfd. Neyse film eğlenceliydi, hareketliydi. Güldük bol bol. Felsefesi zayıftı, biraz sonlara doğru batırdılar ama görsellik çok hoştu. Replikler komikti. Müzikler harikaydı, bu yüzden soundtrack linkini böylece bırakıyorum.

Sonra tekrar kitapçıya girdik. Nietzche okumaya karar verdim, neyime güvendim onu da bilmiyorum. İnsanca Pek İnsanca'yı aldım ben, bir de Attila İlhan'ın bir şiir kitabını aldım. Mert de Küçük Prens'i aldı bana okumak için *.* Bir de Yitik Adanın Öyküsü'nü aldı, Saramago'nun minicik bir kitabı. Sırf kütüphanelerimiz birleşsin diye Mert'le evlenmeyi düşünüyorum.

Ertesi gün Cennet Teyze ve Ecem gelecekti. (Mert'in annesi ve kız kardeşi yani.) Evi bok götürüyordu, yani ortalığa kedi kumu bile saçılmıştı. Her yer her yerdeydi. Güya temizlik yapacaktık ama çok uykusuzduk, tüm gün gezmiştik ve daha çok yorulmuştuk.

Ah bu arada, otobüste gelirken bir yeni yetme oğlan memelerimi kesmiş. Ben hiç
farkında değildim. Ay memelerim de meme olsa yani ahahah sivilce gibiler. Kim .
naapsın benim mememi. Neyse ya, çok saftiriğim. Bu güne kadar kaç kişi nereme baktı da fark etmedim acaba? İnmemize yakın Mert bana bakmalarını biraz olsun engellemek adına orta kapıya doğru ilerlemeyi teklif etmiş ama ben onu da anlamadım. Zaten aramıza insanlar girdi, arka kapı tarafında sıkışıp kaldım. İnince Mert söyledi. Eli tespihli oğlana bir tane patlatmak aklından geçmiş ama sonra deney yapmaya karar vermiş. Gözetlemenin felsefesinde, fıtratında şu varmış arkadaşlar: BİR KEZ BAKINCA MUHAKKAK BİR KEZ DAHA BAKIP İLK SEFERDE KAÇIRDIĞIN DETAYLARI YERLİ YERİNE OTURTUYORMUŞSUN. Bu yüzden beklemiş, bir daha bakacak mı diye. Çocuk bir daha bakmış, benim memelerim hizasında gözleri kesişmiş. Tabii böyle sonradan dinleyince çok rahatsız edici bir şey. Biraz dehşete düştüm, biraz ne yapsam ne desem bilemedim. Çocuk 18 yaşlarında falanmış."18 yaşlarındayken hangi erkek abaza değil ki?" diye iç geçirdim

Eve geldik, biraz sağda solda yuvarlandıktan sonra, hiç değilse ortalığı süpürelim diyerek evi süpürdük ama her yer her yerdeydi tabii.

Ertesi gün Cennet Teyze dehşete düştü biraz evi görünce...
...
Sonrası biraz karmaşıktı. Ben çok güldüm ama Mert için acılı bir gündü tabii ki. Cennet Teyze kontrolü ele geçirdi ve evi temizlemeye ve düzenlemeye başladı, Mert "YAŞAMIMA MÜDAHALE EDİLİYOR!" diyerek kendini yerden yere çarptı. Bir ara Mert yattığımız odada sızlanıyor ve söyleniyor, Cennet Teyze "Çık karşıma, çık karşıma!" diyerek ona meydan okuyordu gkdjfglfd.

Ertesi gün okula gittik. Az uyumuştuk ve ben derste uyuyakaldım. Derste uyuyakalma olayı da yeni çıktı. Özellikle bir ara gözlerimi açamıyordum. 13 saat falan uyumuş dahi olsam uykum varmış gibi hissediyordum.

Sevimsiz doktorla da görüştüm bu arada. Hâlâ sevimsiz. İlacımın dozunu arttırdı, 15 gün sonra tekrar gitmemi istedi.

Neyse, o gün Mert'le konuştu Cennet Teyze, biraz uzlaştılar. Pek bir şey yapmadık.

Salı günü hep beraber akvaryuma gidecektik ama biz üşendik. Sınavı bahane edip gitmedik ama sınava da çalışmadık, kitap okuduk. Onlar da bulamamışlar, kimse bilmiyormuş orayı. Bir sürü kişiye sormuşlar, Sıhhiye'ye, Ulus'a falan gitmişler, sonra gezmeye karar vermişler.

Geldiklerinde uzun uzun konuştuk ve bizim sohbetimiz artık yatmamız gerekliliğiyle sonlandığında saat dört oluyordu. Dolayısıyla okula yine 3 saatlik uykuyla gittik ertesi gün. Ertesi gün dün oluyor.

Dün derste uyuyakalmadım ama öğle yemeğinden sonra bölümdeki koltuklarda uyuyakaldık. Mert, hocanın yanımızdan geçmesiyle uyanmış, asansöre hocayla bindik, laba gittik işte.

Entomoloji gerçekten zevkli bir ders. Coleopter teşhisi yaptık, en zorlandığımız lab bu oldu. Çünkü hata yapmışız, baktığımız bazı örneklere tekrar bakmamız gerekti falan filan. Yine de hoca başarılı bir lab olduğunu söyledi meheh.

Geldiğimizde Cennet Teyze ve Ecem bize çok lezzetli kurabiyeler yapmışlardı. Ve dolma. Ben ayakta kalamadım, yattım. Mert de yatmış sonradan. Kalktığımızda gitmek için hazırlanmışlardı. Onları uğurladık.

Halam bizde, yani köydeki evimizde. Ailem de köyde hâlâ. Kadın beni görmeden evine dönmemeye karar vermiş. Halamın psikozu var arkadaşlar. Yani en azından ben buna inanıyorum. Bence halam dindar değil, bence halam kafayı yedi. Ama kimseleri ikna edemiyorum. Dolayısıyla onunla zaman geçirmek istemiyorum. Eleştirilerini, öğütlerini hiç çekemem gerçekten. Bu yüzden beni beklemese keşke.

Anneme, "Ona gerçeği, yani onu görmek istemediğimi söyle" dedim ama dinlemedi. Üstüne üstlük köye gitmemi teklif etti, böylece halam da Adana'ya gitmezmiş. Te allam. Köye gitmeyi kesinlikle reddettim. Bakalım daha neler göreceğiz.

Ayın 26'sında sınavlarım bitiyor, eylülün birinde sevimsiz doktoru göreceğim, sonra Adana'ya geçeceğim. Orada da Esin'i göreceğim çünkü sevimsiz doktora güvenmiyorum ama Esin'e güveniyorum. 10-15 gün kalıp Ankara'ya döneceğim çünkü ders kayıtları falan başlayacak. Yan dal için başvuru yapmak gerek meheh. Burcu da o tarihlerde gelmeyi planlıyormuş işte. Onu özledim.

Ayı kakasında tutunamadım. Sınava girmek için gittiğimde valizimi alıp Mert'e geçmeyi planlıyorum, çıkış almam gerekiyorsa çıkış alacağım. Bir gün bile kalmadım yurtta fkjhdkfd. Bana hasar masar ödetmeye kalkmazlar umarım. Herhalde eylülde de kendi normal odamıza yerleşiriz.

İşte son zamanlarda olan biten bunlar. Yeni dönem için hiç istekli değilim. Tatil iyi bir şeymiş meğersem okulu falan özlemek adına... Çabucak canımdan bezeceğime inanıyorum ama kendimi daha olumlu düşünme adına motive etmeye çalışıyorum.

Halam, evet.
HALAM :(

4 yorum:

  1. hah haaaa kırk yıllık evli çift gibi oldunuz he hee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay valla olduk ya :D
      Biz evlensek de böyle oluruz herhalde, evi bok götürür.

      Sil
  2. Şu sıralar takibimdeki tatlı çiftlerdensiniz. Ekşınlı güzel geçiyor tabi her şey.

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;